EROL EVGİN’DEN 50’NCİ YILA BÜYÜLEYİCİ KONSER…

EROL EVGİN’DEN 50’NCİ YILA BÜYÜLEYİCİ KONSER…Türkiye’nin efsane sanatçılarından Erol Evgin’in ‘50’nci Sanat Yılı Gala Konseri’nde defalarca ağladım. Konserin yaşattığı duygu seli gözyaşlarıyla taştı içimden, öyle etkileyiciydi ki… Türk pop tarihine geçecek bir sanat olayına şahit olduk, umarım DVD’si çıkar da herkes izleme şansı yakalar…
Konser baştan sona muazzam kurgulanmıştı; orkestra, vokaller, dansçılar (Hepsi birbirinden iyiydi), şarkılara ve hikayelere göre değişen sahne ve görüntüler, her şey kusursuz bir uyum içindeydi. Yarım asra yakışan, su gibi akan büyüleyici bir konser oldu.
Evgin’in 1969 yılında başlayan profesyonel sanat hayatının dönüm noktalarını ve anılarını hem kendisinin tatlı esprilerle dolu anlatımıyla hem de sahnedeki dev ekranda beliren fotoğraf ve görüntülerle, izleyip dinlemekten öte yaşadık, zaman makinesiyle o günlere gitmiş gibi…Şimdilerde aramızda olmayan bir çok kıymetli sanatçımızı da özlemle andık bu sayede…
Talu ve Kibar’ı hep yaşattı…
EROL EVGİN’DEN 50’NCİ YILA BÜYÜLEYİCİ KONSER…Hayatımızda, anılarımızda, aşklarımızda büyük izleri olan Erol Evgin şarkılarını hikayeleriyle dinledik. Mesela; Melih Kibar bir gece İngiltere’de okul kampüsündeyken çıkan fırtınadan korkuyor, hemen piyanonun başına geçip hislerini müziğe döküyor, kayıt alıp Çiğdem Talu’ya yolluyor. Bestenin fırtınalı bir gecede yapıldığından haberi olmayan Talu sözleri yazıyor ve ‘İçimdeki Fırtına’ çıkıyor ortaya… Evgin iki yakın dostuyla yarattıkları sihri hep devam ettirdi. Sayısız konserine gittim, sahnede Talu ve Kibar’ı anmadığı tek bir gün görmedim, onları hâlâ buradalarmış gibi yaşatıyor…
Erol-Murat Evgin’in birlikte imza attıkları ‘Baba-Oğul’ şarkısındaki düetini düşününce bile gözlerim doluyor hâlâ... Bu duygu yüklü şarkıyla beni hüngür hüngür ağlatmadan hemen önce esprileriyle hepimizi gülmekten ağlattı baba-oğul! Murat Evgin; “Uzun zamandır birlikte sahneye çıkmadık, biraz kendi ayakları üzerinde dursun ustedim, hep Murat hep Murat olmaz ki!” sözleriyle salonu kahkahaya boğdu.
Konserin sonuna doğru Emel Sayın’ın sahneye çıkışı, akışta yer almadığı için, gerçek anlamda sürpriz oldu. Su gibi sesi ve zerafetiyle, onu da bu gecede izlemek büyük ayrıcalıktı. Muhteşem düetlerinin üstüne bir de dans ettiler, mest olduk!
Türkiye’nin Frank Sinatra’sı…
Efsane sanatçı, gecenin sonunda Atatürk görüntüleri eşliğinde Manastır Türküsü ve İzmir Marşı’nı seslendirerek; Zorlu PSM’nin balkonlara kadar hınca hınç dolu büyük salonuna büyük bir coşku yaşattı. ‘Delilah’ ve ‘My Way’ şarkılarını da Evgin yorumuyla dinlemek bambaşkaydı. Değerli gazeteci Fikret Ercan ‘Türkiye’nin Frank Sinatra’sı’ dedi onun için, hakikaten öyle…
Müzik aşkına ve dinleyicisine en güzelini yaşatmaya adanmış dile kolay 50 yıl… Bu uzun yolculukta nesilden nesile geçen, çığ gibi büyüyen bir sevgi seli… Ve yarım asrın sonunda zamanı dondurmuşcasına fit ve yakışıklı görüntüsüyle, tüm asaleti ve sempatisiyle, sonsuza kadar dinlemeye doyamayacağımız şarkıları, o içimize işleyen sesiyle, neşe veren mizah anlayışıyla, memleketine ve onu sevenlere duyduğu saygı ve sevgiyle Erol Evgin… Onun gibi bir sanatçıya sahip olduğumuz için çok şanslıyız, nice yılları olsun…