Ozan Orhon deyince aklıma iki fotoğraf gelir. İkincisi zayıflamaya kafayı taktıktan sonraki bitkin hali

Ozan Orhon deyince aklıma iki fotoğraf gelir. Biri, eskilerden hafif kilolu ama sağlıklı ve neşeli; diğeriyse zayıflamaya kafayı taktıktan sonraki bitkin hali

İnsan sadece zayıf olabilmek için hayatını nasıl defalarca tehlikeye atar, nasıl bir sürü ameliyat olur, nasıl midesine
kelepçe taktırmaya cesaret eder anlamak çok zor! Düşünsenize ucunda ölüm bile olabilecek bir operasyonu sırf zayıf olmak için isteyerek yaptırdığınızı...
Zamanında benim bir tanıdığım da yaptırmıştı, o kadar sıkıntı ve sağlık sorunu yaşadı ki, çıkarttırmak zorunda kaldı. Mide kelepçesi dehşetine yakından şahit olduğum için “Aman” diyorum, canını seven sakın aklından bile geçirmesin!
Kuvvetli psikoloji şart!
Ve son olarak midesinin dörtte üçünü aldırmış Ozan Orhon! Bu cümleyi yazarken bile hala inanamıyorum! Millet “Allah hastaneye düşürmesin” der; Orhon zayıflamak uğruna hastaneden çıkmıyor!
Kelepçeden, mide aldırmaktan önce psikolojik destek alsaydı; bu ekstrem ameliyatları olmadan sabırla, sporla, sağlığını kaybetmeden kilo verirdi illa ki... Zira zayıflamak için bile insanın psikolojisi çok önemli. Geçen yıl aldığım ve bir türlü veremediğim bütün kiloları; bana kendimi çok iyi hissettiren, tamamen zihinsel tekniklerle öğrettiği hayatımı güzelleştiren yaşam koçumla seans yapmaya başladıktan kısa bir süre sonra verdim.
Her derdin çaresi: Azim ve sabır.
Sosyal medyadan takip ettiğim sürüsüne bereket fitness ve sağlıklı yaşam üzerine kurulmuş hesaplarda gördüğüm kadarıyla da; gerçekten azmeden, disiplinli olan ve “sağlıklı zayıflamak” isteyenler spor ve diyetle “biraz zaman alsa da” mutlaka zayıflıyor. Azmin elinden hiçbir şeyin kurtulduğu görülmemiş!
Tabii ki hepimiz aynaya baktığımızda iyi görünmek, mutlu hissetmek istiyoruz. Ama asıl nokta; sağlıklı ve fit olmak... Yoksa yemişim insanı ölümün kıyısına getiren zayıflığı!

KARDA KIŞTA NE YAPILIR?

Özellikle okul yıllarımda bayılırdım kar yağmasına. Okul tatil olsun, kardeşle, arkadaşlarla kardan adam yapılsın, karlarda yuvarlanılsın, can yakmasına kar topu füzeleri atılsın pek severdim!
Şimdiyse kafasını sokacak sıcak bir evi olmayan insanları, soğuktan ve açlıktan donan sokak hayvanlarını düşündükçe kar kış bana sadece hüzün verir oldu! Hava hep makul bir ısıda kalsın istiyorum... Peki bu soğuklarda nasıl vakit geçirmek lazım? Buyrun benim önerilerim...
* Gördüğünüz sokak hayvanlarına yiyecek verin, hatta basit bir kutunun içine battaniye veya sıcak tutacak bir şeyler koyarak sığınacakları köşeler bile hazırlayabilirsiniz. Unutmamak lazım ki, onların her biri yardıma muhtaç ve çaresiz. Üstelik dertlerini anlatma fırsatları da yok!
* Evsiz birini gördüğünüzde aranması gereken numaralar internette mevcut. Bir an üzülüp geçip gitmek yerine, telefonun tuşlarına basmak hayat kurtarabilir.
* Karlı havalarda özel araçla yola çıkanlar ne kadar fazla olursa kaza riski de o kadar artıyor. İşi olmayan evinde otursa, olan da toplu taşıma aracı kullansa çok daha hasarsız geçer günlerimiz!
* Karlı ve buz gibi soğuk günlerde sıcak bir eviniz, içinizi ısıtacak bir tas çorbanız ve ayaklarınızı uzatıp yayılacak bir koltuğunuz varsa şükretmeyi
ihmal etmeyin! Çoğumuza sıradan ve basit gelen
şeyler aslında o kadar büyük şans ki...