“Mustafa Sandal’ın yeni çıkan kitabını okuyan var mı?” desem, henüz yoktur ama herkes konuşuyor. Çünkü sanatçı kendi hikayesini anlatırken, geçmişte aşk yaşadığı ünlü kadınlara da yer vermiş kitabında... Üstelik isimlerini kullanırken hiçbirinden izin almamış. Bunun için de; “İzin almadım çünkü onları onore ettim” diyor ki, maalesef kabul edilebilir bir açıklama değil. Haklarında güzel şeyler söylemiş olmasının önemi yok, mühim olan iki insanın arasında zamanında yaşanmış olan özel ilişkinin, kendisine güvenilerek emanet edilmiş hatıraların ortalığa dökülüyor olması... Ki hiçbir kadının bundan memnun olacağını sanmam.
Neden geçmişte yaşadıkları bir ilişkinin tekrar konuşulup, dilden dile dolaşmasını ya da bir adamın aşk listesindeki isimlerden biri olarak bahsedilmeyi istesinler? Şimdilerde çoluğu çocuğu, eşi, sevgilisi olanlar belki sırf bu kitapta isimleri geçtiği için aileleriyle problem yaşayacak... Sandal’ın onları onore etmekten ziyade, zor durumda bırakacağını düşünmüş olması gerekirdi. İsimlerini açık ederek, eski sevgililerinden bahsetmesi bir dikkat çekme çabası gibi görünüyor ve sanatçının bugüne kadar alıştığımız duruşuna hiç uymuyor.

Kim doğruyu söylüyor?

Şüphesiz kitabın konuşulmasının en büyük sebebi de Defne Samyeli’yle yıllar önce aşk yaşadıklarını açıklaması oldu. Böyle bir aşktan bugüne kadar kimsenin haberi yoktu, hatta baksanıza Samyeli’nin bile yokmuş! Bir yanda “Defne beni terk etmişti” diyen Sandal, diğer yanda “Onu hayatımda dört kez gördüm” diyen Defne Samyeli... Kimin söylediği doğru? Samyeli’nin aşkı inkar etmesi de Sandal’ı yalancı pozisyonunda ve zor durumda bıraktı şimdi.
Sunucu dava açmaktan bahsediyor; aşk yaşamış olsalar da, olmasalar da yerden göğe kadar haklı valla. Gerçi Amerikalı kişisel gelişim uzmanı Dr. Demartini’nin bir günlük ‘affetme’ seminerine 12 bin 800 TL vermiş daha yeni, Sandal’ı da affeder belki, o kadar para boşa gitmemiş olur! Sonuçta; günlerdir ‘Beni Ağlatma’ kitabının reklamlarını izlemeye devam ediyoruz, ne demişler reklamın iyisi kötüsü olmaz!

DİZİ KARAKTERİ GİBİ GİYİNENLER...

Annemle ‘Kim Milyoner Olmak İster’ yarışmasını izliyorduk, bir yarışmacının yakını genç kadının kış ortasındaki kıyafeti dikkatimizi çekti.
Bir akşam davetine giyilecek tarzda omuzları açık bir bluz, saçlar iki yandan upuzun bırakılmış, adeta ‘Yasak Elma’ veya ‘Aşk-ı Memnu’nun evde bile aşırı süslü gezinen karakterleri gibi... Dizilerdeki giyim tarzları günlük giyimleri epey etkiliyor farkında mısınız? Böyle örneklere sık rastlıyorum. Ha bir ihtimal daha düşündüm, Fahriye Evcen gibi seyirciler arasında otururken keşfedilmeyi ummuş olabilir. Öyle veya böyle yine bir başkası adına utandığım anlar yaşadım!