BEREN’E DEĞİL, SİZE LAF SOKTU KENANBirçok erkek, birlikte olduğu kadının geçmişini, yüreği değil, bedeni üzerinden değerlendirir. Kadının geçmişte birini sevip sevmediği değil, biriyle yatıp yatmadığı önemlidir.
Alınan bir gül ya da yazılmış bir şiiri, bir mektubu kıskanmaz erkek geçmişe dair, ‘Öptü mü?’, ‘Dokundu mu?’, onu sorgular...
Çekirdek çitleyip, mahalledeki ağız kavgasını seyredenler gibi bakıyoruz bir süredir Beren Saat-Kenan Doğulu çifti arasında olanlara.
Kafamız basmıyor bir türlü meselenin bir imzadan, bir nüfus kayıt bilgisini silmekten çok daha öte olduğunu...
Oyuncunun yazdıklarına bakıp, sevgisini sorgulamaya kalkıyoruz ama hiç aklımıza gelmiyor meselenin sevmek kadar sevildiğini hissetmekle de alakalı olabileceği.
Şarkıcının hafta sonu söylediği “O kadar basit değil” lafını Saat’e gönderme zanneden halimiz ne komik, aynı zamanda ne acı.
O laf bütün olan biteni “Ee, boşanıyor musunuz, boşanmıyor musunuz?” sorusuna indirgeyen soru kalıbı için söylendi.
Daha önce üstü kapalı şekilde yazmıştım, bugün daha açık yazmak zorunda hissediyorum kendimi.
Hayatını kaybetmiş eski nişanlının bıraktığı sıcak anıların gölgesinde bir ilişkiyi yaşatmaya çalışan iki insan var karşımızda.
Bir yanda bugünün ilişkisi eskidikçe, daha sıcak ve çok özlenen anılar, diğer yanda aile, medya ve aklınıza kim gelirse “Boşanacak mısınız?” soruları...
Empati duygusunu yitirmiş bir soru Beren ve Kenan için “Boşanacak mısınız?”, farkına ne zaman varacağız acaba?

KENDİSİYLA DALGA GEÇEBİLME OLGUNLUĞU
Sinan Akçıl, herkesin yakından tanıması gereken bir adam bana göre.
Besteleri ya da şarkıları için değil, kendisiyle dalga geçebilecek olgunluğa erişen yanı için söylüyorum bunu.
Yıllar önce Milliyet Liseler Arası Müzik Yarışması’nda birinci olmuş, konservatuvar eğitiminden normal eğitime dönmüş...
Babası orkestra şefi, kardeşi piyano çalan bir adam olduğunu hatırlattığımda, “Beethoven’dan, ‘Goy Goy’a geldik” diyebilecek kadar samimi.
Aynadaki görüntüsünden bir gün memnun olmazsa, estetik ameliyat düşünebileceğini söyleyecek kadar açık birisi o.
“Evde WhatsApp üzerinden kavga ediyorduk” sözünü hatırlatıp, “Beden dilini görmeden, tonlamasını duymadan yazarak kavga çok sert olur” dediğimde, “Tamam, bundan sonra video çekip kavga ederiz” diyecek kadar kuvvetli bir pratik zekası var.
Cumartesi günü TV 100’deki programımda konuk ettiğim şarkıcı, parçaları ya da klasik röportajlarında tanıdığım Akçıl’dan bin kat gerçek ve akıllı bir adam.

61 yaşında gelinlik giyilir mi?
Zerrin Özer’in sürpriz evliliğine dair bir sürü haber dolaşıyor ortada. Ben haberlerden çok, onlara yapılan yorumlarla ilgileniyorum. Garip bir şekilde, daha çok kadınlar “61 yaşında gelinlik mi giyilir?” diye yorum yapmışlar.
Allah Allah, gelinlik giymenin bir yaş, sınırı var da haberimiz mi yok? Avrupa ve ABD’de nikah tazeleme töreni düzenleyen bir sürü insan 70-75 yaşında da gelinlik giyiyor, kimse de “Bu ne?” demiyor.
Bugün gelinlik tartışmasına ses çıkmazsa, bir süre sonra “İnsan 61 yaşında evlenir mi?” muhabbeti başlar.
Bırakın insanlar kendilerini nasıl mutlu hissediyorlarsa öyle giyinsinler. Normal günlerde karışıyoruz, bari evlendikleri gün dokunmayın kimseye...

BEREN’E DEĞİL, SİZE LAF SOKTU KENANTahminen indirim yapmışlar
Demet Akalın, Çeşme’de dört kişilik kahvaltıya, 300 TL hesap ödeyince itiraz etti, haklı olarak. Hatta “Biz ünlüyüz diye kazık mı atıyorsunuz?” diye de sordu.
Tahminen ünlü diye indirim de yapmış olabilirler şarkıcıya, zira Çeşme yöresinde fiyatlar zaten uçuk ama kahvaltı fiyatları İstanbul’da da giderek saçma bir hale gelmeye başladı.
Önce Çeşme ve Alaçatı hattına dair tek bir cümle kuracağım:
Hadi mekanların sezonluk kiraları çok yüksek, insanlar tüm parayı iki ayda çıkarmaya çalışıyorlar diyelim. Ilıca’da mahalle arasındaki bakkaldan bir şişe
inek sütünü 10 TL’ye aldım bayramda.
“Arkadaş bunun organik olanı markette daha ucuza satılıyor, niye aptal yerine koyuyorsunuz insanları?” dedim ama hiç umursamadı çalışan. Kahvaltı meselesine gelince, durum daha da garip: İstanbul’da paket servis, tek kahvaltı tabağı 65 TL olan mekan da var, iki tost, geniş kahvaltı tabağı, 70 TL olan da...
Dedim ya paket servis, mekanda masa, personel kullanmıyor, genel gidere ek yük getirmiyorsun.
Akalın’ı takdir ettiğim şey, “Cimri” derler falan diye düşünmeden, içinden geleni yazıyor olması.
Problem şu ki, bulunduğu ortam, para harcayarak değer bulmaya çalışan insanların gereğinden fazla olduğu bir yer...

‘Boşandığım kocamın eski arkadaşları’
Ne garip bir ülke oldu bizim ülkemiz. Bir süredir, boşandığı eşinin arkadaşlarının, ilgilenmek bahanesiyle, yazdığı, kur yaptığı, boşanmış kadın hikayeleri duyuyorum çevremden.
O erkekler biraz akıllı olsalar, boşanmış bir kadını adamın erkek arkadaşıyla ilişki yaşamayı aklına dahi getirmeyeceğini bilirler ama kafa başka yerde olunca, demek böyle oluyormuş. Bu ülkede en zor iş, boşanmış bir kadın olarak yaşamak...