TÜRKİYE’NİN EN HEYECANLI YERİBu gördüğünüz cam zemin var ya, üzerinde yürümek büyük cesaret istiyor.
Pazar günü iki kere denedim. İlkinde korktum biraz ama ikincisinde çok daha rahattım.
Artık nasıl şartlandıysam, ilkinde camdan çok, çelik profillerin üzerine basmaya çalışırken buldum kendimi.
İkincisinde daha cesurdum, cam zeminlere de bastım rahatlıkla.
“Bu uçurum üzerindeki cam zemin nerede?” derseniz, yıl sonuna doğru açılacak eski adıyla Yassıada, yeni adıyla Özgürlük ve Demokrasi Adası’nda.
Adanın yaşayabilmesi, 1978 ve 1995’te olduğu gibi kaderine terk edilmemesi için yapılmış yerlerden birisi burası.
İçindeki iki müze, özellikle de 27 Mayıs yargılamalarının yapıldığı ‘Spor Salonu’ kısmında her ziyaretçi kendisini sanıklardan biri olarak hissedecek.
Demokrasi Müzesi, sizi yaklaşık 200 yıllık bir yolculuğa çıkaracak.
Tüm bunlar olurken bir de hayatınızdaki ilklerden birini yaşama imkanı bulacaksınız.
Üstelik sadece siz heyecan yaşamayacak, başkalarının heyecanını da izleme fırsatı bulacaksınız...

Kazık bazen içilir!
“Kazık yemek” diye bir tanımlama var dilimizde ama kazık bazen de içiliyormuş.
Üşenmedim, aynı markanın, 33 cl hacimli, şekersiz gazlı içeceğinin fiyatını araştırdım mekanlarda.
Üstelik araştırmayı paket servisler üzerinden yaptım, yani gidip masa işgal etmediğiniz, genel gideri artırmadığınız bir durumdan söz ediyorum.
Bırakın toptan, hatta altılı ya da 12’li paketlerde almayı, markette tek, 2 TL 5 kuruş olan ürünün satıldığı fiyatlara bakın.
Zirve, Etiler hattındaki mekanlarda...
16 TL’ye satıyor bir mekan bu ürünü, 11 TL, 10.5 TL diye devam ediyor sıralama...
Boğaz hattında fiyatlar biraz daha mantıklı, en pahalı bulabildiğim rakam, aynı üründe 8 TL...
Nişantaşı hattına da baktım, orada aynı ürün 9 TL 25 kuruşa satılıyordu.
Bağdat Caddesi hattında 11 TL’ye tek bir yer var ama genellikle 7.5-8 TL aralığında buldum fiyatları...
Gariptir her sene fiyatlarıyla konuşulan Alaçatı’da bile çok insaflı bir fiyata satılıyor aynı ürün.
Marketten 2 TL 5 kuruşa, tekrar edeyim, 2.5 TL değil, 2 TL 5 kuruşa alabildiğimiz bir ürünü bize 8 ila 3.5 kat arasındaki fiyatlara satıyor mekanlar. Yani kazık bazen yeniyor, bazen de içiliyormuş...

Başarı farkı
Çin Ay’ın karanlık yüzüne, Aitken Havzası’na insansız bir uzay aracı indirdi.
Sonra o bölgede, özel kutularda, ilk kez bir tohum yetiştirme çabasına girdi, pamuk tohumları filizlendi bir süre sonra.
Gece sıcaklık eksi 170 dereceye düşünce, filizlenen tohumlar soldu, şimdi buna çare bulmaya çalışıyor bilim insanları.
ABD, Mars’a ilk insanlı sefer için 2033 tarihini belirledi, şu an ekip gerginliğini azaltacak komik astronot gruplarıyla çalışıyor.
Japonya, 280 milyon kilometre uzaklıktaki bir göktaşına uzay aracı indirdi.
Biz, Mars’a adımızı yollama hevesinde birinci sıradayız şimdilik. Tüm başvuruların neredeyse yarısı Türkiye’den.
Bizi Hindistan takip ediyor ama onlar da bir uzay gücü haline gelmişlerdi geçtiğimiz sene.
Olsun, moral bozmaya gerek yok fazla.
Nasıl olsa Turabi, ABD’de düzenlenen hayatta kalma yarışmasında birinci oldu.
Ne kadar övünsek az...

İLGİNÇ OKUL
TÜRKİYE’NİN EN HEYECANLI YERİSiz, öğrencilerin boş sınıflara girip de ders çalıştığı kaç okul gördünüz?
Ben bugüne kadar sadece bir tane gördüm.
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden söz ediyorum.
Bu sene, Türkiye’de türünün tek örneği olan Çocuk Konservatuvarı sayesinde tanıdım okulu.
Cumartesi günleri bahçesinde oturduğumda, bir sürü yerden gelen enstrüman sesleri dikkatimi çekiyordu hep.
Bu hafta okulun içine girip, seslerin izlerini takip ettim.
Sınıflarda, önlerindeki eseri daha güzel çalmak değil, daha iyi yorumlamak için uğraşan çocuklar gördüm.
Sonra bu farkı yaratan ortamın farkına vardım.
Öğretim üyelerinin birbirlerinden, kapıdaki güvenlik görevlilerinden ya da hizmetlilerden “Günaydın” kelimesini esirgemedikleri bir yer orası.
Kantinde ya da Okul Aile Birliği önünde, “Beyefendi ya da hanımefendi benden önce gelmişti” diye düzenle sıraya giren velileri de sadece orada gördüm.
Tüm ailelerin çocuklarına ileride, ‘karın doyuracak’ bir mesleğin eğitimini vermeye çalıştığı bir ülkede sanat farkını böyle gösteriyor işte.
İnsan umutlanıyor geleceğe dair, hem de fena halde...

Çok gol atmak yetmez
TÜRKİYE’NİN EN HEYECANLI YERİBurak Yılmaz başarılı bir ikinci yarı geçirdi, tartışmalarla geldiği Beşiktaş’ta tribünlere kendini kabul ettirdi performansıyla...
“Peki bu kadar başarılı bir futbolcu neden bu kadar tartışılıyor?” sorusunun cevabı, biraz da aşağıdaki fotoğrafta.
Bebek’te ters yola girmiş Yılmaz, trafik karışmış, gazeteler de haberini yapmışlar hakkı olarak.
Aracı şoförünün kullanıyor olması fark etmez, sormadan ters yola girmez hiçbir şoför.
Otobüs şoförüyle kavga, sabah karşı kaza yapan aracı bırakıp kaçma gibi bir sürü trafik meselesi geliyor insanın aklına.
Sahada yıldız olmak ya da çok gol atmak saha dışında umursamaz, başkalarının hakkına saygı duymaz bir tavra bürünme hakkını vermiyor kimseye. Yılmaz, bunu bir nebze anlasa ve saha dışında da dikkatli olsa çok daha sevilen ve istenen bir adam olacak.