Bir Bordeaux seyahati organize etmeyi ne zamandır istiyordum. Yakın aile dostlarımız da bize katılınca, “Ver elini şarabın vatanı” dedik!Bir Bordeaux seyahati organize etmeyi ne zamandır istiyordum. Yakın aile dostlarımız da bize katılınca, “Ver elini şarabın vatanı” dedik!

Bağ bizi karşıladı

Havaalanına iner inmez süratle polis, bagaj derken, kendimizi dışarıda bulduk. Başımı yola çevirince, doğrusu hem şaşırdım hem de hayran kaldım. Yol boyu bağ resimleri, havalimanı bahçesinde gerçek bir üzüm bağı, bakımlı ve eminim ki rekoltesi toplanmış. “İşte bu, etkileyici bir reklam” diyor insan...Şehir 12’nci yüzyılla 18’inci yüzyıl arasındaki sürede, hep planlı bir şekilde büyümüş. Değişmeyen mimari unsurlara sahip bir düzen içinde korunmuş. Binaların renkleri, eski havası içinde muhafaza edilmiş, bu da Bordeaux’ya farklı bir güzellik vermiş.

Hayat sakin…

Bordeaux’ya gittiğinizde en çok rastladığınız iş yerleri, kafeler ve lokantalar... O bölgeye giden turistlerin tek rüyası, oraya özgü lezzetleri tatmak, satın almak, bölgesel yemekleri içeceklerle eşleştirmek ve değişik bir turistik deneyim yaşamak oluyor. 

Le Chapon Fin

Bordeaux’nun en iyi ve en eskilerinden Le Chapon Fin, 1825’de kurulmuş, 1933’de Michelin’in dünyadaki 33 lokantası arasına girmiş, uzun yıllar Bordeaux’ya gastronomi turizmi için gelen transatlantiklerin zengin yolcularına hizmet etmiş bir lokanta... Şimdiki şefi Cedric Bobinet, Fransa’daki ünlü otelcilik okullarında yetişmiş, iki Michelin yıldızlı restoranların şefliğini yapmış, 2019’dan beri de Le Chapon Fin’de çalışan genç bir şef. Menü çok zengin denemez ancak her tat ve her tabak, yemeden önce kendisine “Muhteşem” dedirtiyor.Başlangıçlarda aldığımız ördek jölesi yatağında kaz ciğeri bölgede ünlü olsa da, doğrusu bizim ağız tadımıza pek uymadı. Ana yemek olarak kalkan filetoyu seçtik. Kalkanı ızgara yapıp, kabuklu deniz mahsülleri içleri üzerinde Hindistan cevizi sosuyla pişirmişlerdi. Tek kelimeyle benden tam puan aldı, şahane bir tabaktı. Maitre d’hotel Jean d’Alos’un özel peynirlerini tavsiye etti. İsabetli de oldu. Bordeaux’ya gidip bu farklı deneyimi tecrübe etmenizi tavsiye ederim. Bordeaux’dan başka bir mekanı daha ayrı bir yazıyla sizlerle paylaşacağım.“Bu şehre tekrar gider misin?” diye sorsanız, “Kesinlikle evet” derim, ancak bu sefer St. Emilion tarafına da uzanacağım.