Bu başlığı bilerek attım. Dikkat çeksin diye! Yoksa rakip filan olması mümkün değil. Ama benzeri diyelim... Konu itibarıyla da aynı. TRT Haber, pazartesi gününden itibaren (5 Aralık), saat 20.00’deki ana haber bülteninin önüne ‘Kuklagiller’i koyuyor. Televizyonda izlediklerimizi kuklalar yorumlayacak. Burası kuklaların televizyonu olacak ve haberlerden dizilere, oradan tartışma programlarına ‘kuklaca’ bir dünya. Fransızların ‘Les Gignols de L’Info’su bu işin piridir. Bizde Show TV’de ‘Plastip Show’ format olarak buna benziyordu. Şu sıralar bu işi ‘Kocafalar’ götürüyor, ‘Baba Haber Bülteni’yle. TRT Haber’den ‘muhalif bir kukla’ beklemek hayal olur. ‘Baba Haberler’in bu anlamda pek yanına yaklaşamazlar gibime geliyor. Onlarınki de yani işte baskı döneminin altında yapılabildiği kadarını yapıyor. Şaşırtabilir de. En azından iyi bir mizah dilini yakalayıp bunu bize sunabilirmeleri bile hoş olur diye düşünüyorum. Ve bu tarz çalışmaların televizyonda çoğalması adına ‘Kuklalar‘a “Hoş geldin” diyorum. Merakla bekliyorum.

HANGİ KONULAR DİZİLERDE HÂLÂ YOK?
İki farklı bilgi kaynağından gelen yorumlar, yukarıdaki soruyu sormama neden oldu. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, şanslı bir derneğin başkanı. Bir nevi diş macunu reklamlarındaki Zürih Üniversitesi araştırma sonuçları kadar güvenilir Sayın Keçe’nin söylediklerini sizlere aktarıyorum. Dizilerde tecavüz, ensest veya taciz gibi konuların sıklıkla işlendiğine dikkat çeken Dr. Cem Keçe, “Ama bugüne kadar cinselliğin, cinsel işlev bozukluklarının tam anlamıyla ele alındığı bir dizi yok. Mesela ülkemizde evli her 10 kadından birinde görülen vajinismus olgusunu işleyen veya erken boşalma ve iktidarsızlığı nedeniyle aldatılan bir adamın acılarını konu alan bir dizimiz şu ana kadar olmalıydı” demiş. Gerçi vajinismus konusu Haydar Dümen Hocamız tarafından neredeyse dizi haline getirildi. Ama evet, dizilerde bu konu senaristlerin ellerinden öper!
Bir başka işlenmeyen konuysa sevdiğim bir senarist dostumdan geldi. “Bana bir tane hukuk yoluyla hakkını arayanların dizisini söyle. ‘Fatmagül’ deme, ciddi hukuk dizisini kastediyorum. Mahkeme süreci olan yani” dedi. Mesela, aile vajinismus sorunu yaşıyor, ortada aldatma oluyor ve iş mahkemeye düşüyor. Nasıl konu ama? Hadi senarist kardeşler size verdim tüyoyu, gerisi kaleminize kalmıştır!

KUZEY’İ GÖREN PROTEİN TOZUNA HÜCUM EDİYOR
Dizilerin yeni tüketim eğilimleri oluşturduğu savına bir örnek. Sporcu gıdaları satan bir sitenin (Bakınız google, reklam yapmıyorum) yönetim kurulu başkanı, bir bülten hazırlamış konuyla ilgili. Türkiye’de protein tozu satışları patlamış. Türkiye’nin müstesna erkekleri, ‘Kuzey Güney’ dizisindeki karın baklavalarını gördükten sonra, özellikle 18-30 yaş grubundakiler, protein tozuna hücum etmiş. Kaslı oyuncuların vücut gelişiminde protein tozunu kullandıklarını öğrenince Türk erkekleri harekete geçmiş. Haa bir de ‘Spartacus’ dizisi etkili olmuş. Oradaki olay farklı. Bir tane değil, 10 tane değil, hepsi kaslı. Ben bile hayran oluyorum icabında. Sağlığa zararı yokmuş. Valla onu uzmanlar bilir. Yiğit Bulut bu konuyu da ‘Sansürsüz’e taşımalı bence. Bedava danışmanlık da yapıyoruz icabında!

REHBERiM

BEN KATİLİ DİŞİNDEN TANIRIM
Suçla bilimsel mücadeleyi anlatan ‘Suç Bilimi’ belgeselinin ikinci bölümü yeniden yayınlanıyor. Dişler, deri ve organları yok olmuş insan kalıntıları için en ideal kimlik belirleme yöntemi. Diş biliminden (Odontoloji) faydalanarak çözülmez gibi görülen birçok olay aydınlatılıyor. Suç bilimine ilişkin çok belgesel yapılır hatta tematik kanallar bu alana rağbet gösterir. Ama BBC yapımı olunca bir kere ‘sululuk yoktur’ garantisi oluyor. Bu açıdan belgesel önemli. NTV/22.15

HAYATIN SENARYOSU BAZEN YETİYOR
Kurmaca senayolar bazen gerçekleri kadar ‘hayalperest’ olamıyor. CNBC-E’nin, ‘Gerçek Yaşam’ kuşağındaki ‘Mrs. Harris’, 1980 yılında medyada geniş yer bular bir aşk cinayeti üzerine kurulu. 1981 yılında TV filmi olarak ‘The People’ adıyla çekilmiş. Sinema filmi daha çok dava üzerine kurulu. Sanırım bu gecenin ilgi çekecek filmlerinden biri. 22.00