Hayatı ‘yavaşlatmak’ için Bodrum’a yerleşmeyi düşünenler, geç kaldınız. Bodrum, uluslararası olma yolunda ilerleyen karnavalıyla artık daha canlı

“Bir gün İstanbul’dan gitmek, mesela Bodrum’a yerleşmek...” Sürekli çalışmaktan, şehrin hızından, gürültüsünden bunalmış birçok kişinin dilinde olan ancak bir türlü gerçekleşmeyen o meşhur hayal... Küçük bir ev yapmak; bahçede domates, biber yetiştirmek... Bir dükkan açmak, geçimini oradan sağlamak... Aslında herkesin derdi yavaşlamak...
Oysa Bodrum, bir süredir epeyce hızlı. Hızlı gelişmenin de riskleri var. Mesela kültürel yozlaşma. Bodrum gibi bir cennetin gayet sıradan bir turizm beldesine dönüşmesi ve buna kimsenin duyarlılık göstermeme ihtimali. İşin kötüsü “Bir gün İstanbul’dan gidip Bodrum’a yerleşmek” klişesine nasıl bıyık altından gülünüyorsa bu tip duyarlılıklara da aynen öyle gülünüyor: “Boşver bunları, sen eğlenmene bak!”

BODRUM’UN KARNAVALI VAR

“Bodrum ruhunu yeniden canlandırmak”
İyi ki herkes bu kadar ilgisiz değil. Özellikle de yazını kışını Bodrum’da geçirenler. Bodrum’un kışını yaşayanlar öyle bir aşkla söz ediyorlar ki o serin kış akşamlarından, sükunetten, huzurdan; ister istemez etkileniyoruz. Dört mevsimi Bodrum’da yaşayanların, bir ayakları başka şehirlerde olsa da gerçek Bodrum severlerin BKST’yi (Bodrum Kültür ve Sanat Topluluğu) kurma sebepleri de bu. Kendi deyişleriyle “Bodrum ruhunu yeniden canlandırmak” istiyorlar. Bu ruhun ancak sanatın ve gençliğin yaratacağı enerjiyle olacağına inanıyorlar. Ve 8-12 Eylül tarihleri arasında Uluslararası Bodrum Karnavalı’nı hayata geçirmeye karar veriyorlar. Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, karnavala tam destek veriyor. Sergiler, gösteriler, atölyeler bir yana karnavalın kalbinde müzik var. Borusan Quartet’in Bodrum Kalesi’nde Unicef yararına verdiği konserle açılan Karnaval bu akşam MFÖ’nün İskele Sahnesi’nde vereceği konserle son bulacak.

KARNAVAL GÜNLÜĞÜ

* Karnaval fikrinin arkasında Necmi Cavlı var. Cavlı aslen Bodrum’lu. 90’lı yıllarda tası tarağı toplayıp Londra’ya gidiyor. DJ’lik yapıyor, sonra da kendi grubunu kuruyor. Karnavalın üçüncü günü konser veren Oojami bugün beş albümü olan bir grup. Doğu ezgileriyle batı ritimlerini birleştirmişler. Birçok ünlü Hollywood filminin müziklerini yapmış, 30 dünya müziği albümünde yer almışlar bugüne dek.
* Karnavalın bir diğer amacı da Bodrum’da sezonu biraz daha uzatmak. Bu yıl ilk yıldı. Ama önümüzdeki yıllarda karnavalın ekim ayına çekilmesi bile mümkün olabilir. Bodrum’da ekim ayı bir efsane. Hem de olayın sadece deniz ve güneşten ibaret olmadığını anlatmak için iyi bir fırsat.
* Bodrum Karnavalı, uluslararası boyutu olan bir etkinlik. Örnek mi istiyorsunuz? Warrior Monks adlı New York kökenli bir rap grubu izledim. İskele sahnesinde Killa Flaw ve Dirty Rich adlı iki İngiliz punk rock grubu da izledim. Önümüzdeki yıllarda işin uluslararası boyutu daha da öne çıkacak diye tahmin ediyorum. Bizim gruplardan Ebru Yazıcı Soul Experince dikkatimi çekti. Be The Band yarışması birincisi Neyse iyiydi, yakında albümleri çıkıyor.
* Dün yapılan karnaval yürüyüşünde Afrika davulla-rından, Yunan ezgilerine; balkan havala-rından swing rüzgarına, sokak opera-sına kadar çok renkli bir görüntü vardı. Karnavalda gün boyunca çocuk tiyatrosundan mim gösterisine ve grafiti şovlarına kadar birçok ilginç etkinlik yapıldı eş zamanlı olarak.
* Karnavalın en renkli simalarının bulunduğu stand ‘Garaguy’ standıydı. Garaguy; Ortakent’te doğal ve geleneksel lezzetler sunan bir lokanta, belki biraz da bakkal dükkanı. Fikir Bodrum’da yaşayan seramik sanatçısı İnci İyibaş’a ait. Bugün kolay kolay bulamayacağınız dürme makarnayı, tatar pilavını, enfes ev yapımı limonatayı, vişne likörünü Garaguy’da bulabiliyorsunuz. Garaguy, Ortakent’teki Karakuyu’nun yöresel söylenişinden alıyor adını.Burada gönüllü olarak çalışanlara Garaguy kızları deniyor. İşte o Garaguy kızları; dansları, muhabbetleri ve enerjileriyle karnaval ruhuna ruh kattılar.
* Bu akşam yapılacak MFÖ Konseri, kuşkusuz karnavalın beklenen konseri. Pek yakında yeni albümlerini çıkartacak grup bu konserde yeni şarkılardan da söyler diye umuyorum.