KEYİFSİZ ORTAMDA KEYİFLİ YEMEK

Avrupa’daki ekonomik kriz bir yanda, Türkiye’deki olaylar diğerinde. Bu ortamda, İtalya’da burrata, stracchino ve ricotta peynirleriyle hoş bir öğün geçirdim. Pide, peynirli tart ve bir büyük maden suyu da dahil sadece 12 euro ödedik

Eşimin elektronik konferansı için İtalya’nın Puglia bölgesindeyiz. Konferans, Bari’de. Biz buraya 40 dakika mesafedeki çok sevdiğimiz Trani kentinde bir otelde kalıyoruz. Eski bir manastırdan otele dönüştürülmüş; San Paolo al Convento. Konferans, tipik bir büyük ‘business’ otelde; Mercure. Biz günde 100 euro daha az vererek (iki kişilik, geniş, balkonlu, Trani koyunu geniş açıdan gören ve denize neredeyse sıfır) sakin bir otelde kalıyoruz.
Otel, tarihi ve şahsiyetli ama belli ki personel eksiği ciddi. Resepsiyonda her zaman farklı bir genç kadın var ve devamlı telefonla müşterilerin sorularını yanıtlayacak vakitleri yok.

Çalışanların morali bozuk
Bu kadınlardan biri dikkatimi çekiyor. İşini severek ve gönülden yapıyor. Müsait olduğu bir an sohbet ediyoruz. Maaşını soruyorum. 90 günde bir ödeme yapılıyormuş; 1200 euro. Ayda 400 euro yani. Tabii geçim zorluğu çekiyor. İtalya’da sosyal güvenlik harcamaları, ciddi kısıtlanmış. İşverenlerin çoğu da bunu fırsat bilip maaşları iyice düşürmüş. İşsizlik yüksek olduğu için düşük ücrete çalıştıracak insan buluyorlar. Çalışanların morali bu yüzden bozuk.
Konferansta İtalyan profesörlere konuşuyorum. İtalyan ekonomisi konusunda iyimser değiller. Türkiye’deki olaylarıysa endişeyle izliyorlar. (bu yazıyı 14 Haziran’da yazıyorum) İtalya’nın entelektüelleri, bizlerle empati kurmakta zorlanmıyor.

Peynir, sıcak pide ve maden suyu
Canım lokantaya gitmeyi çekmiyor. Ne yapalım? Trani, Andria’ya yakın. Andria’da çok önemli bir tarihi şato var; Castel del Monte. Bir de mandıralar... Manda sütünden yapılan en güzel peynirlerden mozzarella benzeri burrata’nın merkezi burası.
Trani’de daha önceden bildiğim bir caseificio var. Peynirci. Her sabah taze burrata geliyor ve öğleye kadar bitiyor. Bir de kendi peynirlerini imal ediyorlar. Taze inek sütünden yapılan ve bir gün içinde yenmesi gereken bu peynirin adı stracchino. Bizim kaymağa benziyor. Bu iki peynirden alıyorum. Sonra da sadece focaccia ekmeği yapan bir fırına uğrayıp kiraz domatesli sıcak sıcak bu İtalyan pidesinden alıyoruz. Bir de pastaneye uğrayıp taze ricotta peyniri (o da günlük imal edilip hemen tüketiliyor) ve konfit meyveli bir nevi ‘cheese tart’ ya da ‘crostata’ alıyoruz.
Otele gelir gelmez 3 tabak, çatal-bıçak ve maden suyu rica ediyorum. Yukarıda bahsettiğim hanımefendi, hemen yardımcı oluyor. Avluya kurulup nefis bir ziyafet çekiyoruz kendimize. Büyük şişe maden suyu dahil, bu ağzınıza layık öğle yemeğine ödediğimiz parayı hesaplıyorum; 12 euro.

TAVSiYE EDERiM

Primitivo üzümünden Gianfranco Fini adlı üreticinin ES adlı şarabı. 2011 milezimini denedim. Daha önce denediklerim düzeyinde. Gianfranco Fini’yi ben ithal etmek için ziyaret etmiştim. İtalya’da şarapları hep yüksek puan alıp her sene ilk 10’a giriyor ama “Ülkemizde kimse Puglia’dan gelen bir şaraba yüz vermez, bilen pek yoktur.
Anlatılsa da dinlemez satın alıcılar” diye düşündüm ve vazgeçtim.
Primitivo, ABD’de Zinfandel denen üzüm. Benim sevdiğim bir sepaj değil. Genelde, Kaliforniya’nın meşhur üreticisi Turley’nin yaptığı gibi bu üzümden fazla olgun, adeta reçelimsi ve asiditesi düşük, kompleks olmayan şaraplar üretiliyor.
Nedense Amerikalı şarap uzmanı Robert Parker çok seviyor bu şarapları.

Kompleks bir şarap
Fino’yu diğerlerinden ayıran özellik, şarapların kompleks oluşu. Asidite yüksek olduğu için olgun meyve (özellikle ahududu) lezzeti dengeleniyor. Hem burunda hem da bitimde hoş baharatımsı nüanslar var.
Bağları gezmiştim. Bush vine yani yerden bitme. Anaçlar, direklere bağlı değil ve trellis sistemi yok. Bağlar, ortalama 90 yaşında. İlaçlama da yapmıyor Fino. Doğal ve geleneksel üretim.
Fino, bu şaraplarını diğer Primitivo’ların 2-3 misli fiyata satıyor. Bize 22.50 euro fiyat önerdi. Antichi Sapori Lokantası’nda kaça biliyor musunuz? 35 euro ve bu, listenin en pahalısı. Adamlar şarap içmeyi kösteklemiyor, özendiriyor.