Yazarlar
31.12.2017 - 01:30

CANDAN'LA 'MERHABA 2018...'

Sitene Ekle
Pazar Kahvesi  |  Güneri Cıvaoğlu ngunericivaoglu@gmail.com Tüm Yazıları »

YENİ yıl özel Şeffaf Oda’da konuğum çok değerli sanatçı ve gerçek Atatürk kadını Candan Erçetin...

Candan gönlümüzü, tutkularımızı verdiğimiz güzel memleketimizin
seçkin rengi.

.......................

Bu bağlamda programa “Memleketim”le başlıyoruz.
Candan, her biri üstatlardan oluşan müzik grubuyla öyle etkileyici yorumluyor ki...

Hep bir ağızdan “Bir başkadır benim memleketim” diyor ve yeni yıldan bu güzel memleketimize “huzur ve barış” diliyoruz.

.......................

Candan Erçetin,
dostları için yılbaşı için hediyelerini elleriyle hazırlamış, kurabiyeler,
turşular yapmış.

Özenle bu hediyeleri paketlemiş.

Onun sahneden sonra en çok olmak istediği yer mutfak.

Evdeki zamanının büyük çoğunluğunu orada geçiriyor. Börekler, turşular, pastalar, sebze yemekleri, pekmezler, tatlılar...

Çiftliğinde yetiştiriyor ürünleri.

Ve...

.......................

Candan Erçetin,
9 yaşındayken Amasya’da “Kral Kaya Mezarları”nı görünce etkilenmiş ve arkeolog olmaya karar vermiş. Üniversitede de arkeoloji okumuş.

.......................

Daha öncesine gidelim...
5 yaşında müzik tutkusu başlamış. Müziğin hep
içinde kalmış.

Babasıyla o yaşlarda solfej çalışırmış.

Anlatıyor:

“Babam müzik öğretmenliği yapıyordu. Buruk Acı parçasının notasını babam benimle çıkarmıştı, teyp vazifesi görürdüm. 19 Mayıs’larda,
23 Nisan’larda babam okulda
bu parçalara yer verirdi.”

.......................

Candan’ın kökleri sağlam.Babası Köy Enstitüsü mezunu. Kütüphane müdürü. Atatürkçü, aydın bir aile...

Candan Erçetin 11 yaşında burslu yatılı devlet sınavlarını kazanıyor. Galatasaray Lisesi’ne giriyor.

Galatasaray yılları boyunca konservatuvara da devam ediyor. Oradan ve Galatasaray’dan çifte diploma.

İstanbul Üniversitesi’nde arkeoloji eğitimini tamamladıktan sonra Avusturya’da master...

Ve Türkiye’ye dönüş.

Sahnelerin yanı sıra Galatasaray Lisesi’nde müzik öğretmenliği...

.......................

Türkiye’nin en büyük ses sanatçılarından biri olarak kariyerini sürdürürken Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcılığı...

Galatasaraylılar Derneği Başkanlığı...

Şimdi de Galatasaray Üniversitesi’nde ders veriyor ve Galatasaray Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu üyesi.

.......................

Ve Atatürkçü dünya görüşüyle hep dimdik aydın kadın.

.......................

Candan, Şeffaf Oda’da yeni yıla özel seçtiği şarkılarını söylerken, köpeği İrma da boynundaki ziliyle ona eşlik ederek stüdyoda dolanıyor.
Keyifli dakikalar yaşatıyor.

YÜREKTE TAHİR İLE ZÜHRE

ANADOLU kökenli bir “Romeo ve Juliet” hikâyesi “Tahir ile Zühre.”

Belki çoğumuz bu ölümsüz aşkı, Nâzım Hikmet’in ölümsüz şiirindeki şu dizelerle tanıdık:

“Tahir olmak da ayıp değil

Zühre olmak da

Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil

Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte, yani yürekte...”

Anadolu Selçuklu döneminde, “sultanın kızıyla vezirin oğlunun” dillere destan aşkını anlatan “Tahir ile Zühre” 15. yüzyıldan beri ozanlar tarafından manilerle dile getirilir.

Çocukken kardeş olduklarını sanarak büyürler; ergenliğe ulaştıklarında ise bunun doğru olmadığını öğrenir
bu iki genç.

Birbirlerine âşık olurlar. Ama Zühre akıl almaz engellerle karşılaşır. Ölüm yolculuğundadır artık bu ölümsüz aşk...

.....................

‘Tahir ile Zühre’ müzikali de bu özgün Anadolu masalı üzerine kurulmuş. İlk kez uluslararası müzikal standartlarında Broadway matematiği kullanılarak yazılmış ve bestelenmiş gerçek bir Türk müzikali. Aslında 2.5 saat fakat ruhu bozulmadan 90 dakikaya indirilmiş.

Onur Turan’ın kusursuz yönetmenliğinde etkileyici dekor ve kostümleriyle zamansız ve mekânsız, evrensel bir dile sahip...

Şefik Onat’ın etkileyici kalemiyle Tahir ile Zühre’nin tüm dünyası önümüze seriliyor. Eylem Pelit’in müzikleri de Tahir ile Zühre’nin ruhlarına yolculuk yaptırıyor. Batılı standartlarda yazılmış ve bestelenmiş olmasına rağmen etnik motiflerle harmanlanmış...

Zühre; Ayça Varlıer, Tahir ise Barbaros Büyükakkan.  İkisi de yüksek düzeyde performans sergiliyorlar.

Ve tabii kadrodaki diğer dev isimlere de alkış... Can Bora Genç, Renan Bilek, Seyyal Taner, Kenan Dağaşan ve Zafer Erdaş...

.....................

Oyunun tema müziği; Nâzım’ın Tahir ile Zühre Meselesi şiiri... Şiirin bestesi de etkileyici... İlk gösterimin sonunda herkes ayakta alkışlıyor ve hep
bir ağızdan bu besteyi söylüyor.

“Tahir olmak da ayıp değil

Zühre olmak da

Hatta sevda yüzünden ölmek de
ayıp değil

Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte, yani yürekte...

Yürekte, yürekte, yürekte...”

Artık Nâzım’ın Tahir ile Zühre şiirini okurken, dinlerken gözlerin önünde bu büyüleyici müzikal canlanacak... Fon müziği ise bu beste olacak...

Ayça Varlıer’in annesi, oyunun yapımcısı Duygu Varlıer’in “hayallerim gerçek olurken” dediği “müzikal konser”in, dünya standartlarında bir “müzikal”e dönüşmesi dileğiyle. “Hayalleri gerçek olsun.”

Alkışları bol olsun.

.....................

Bu satırlarıyla Kübra Kalem Baykara’ya da teşekkürler.

 

 


Sibel Kekilli ve Birol Ünel'in başrollerini paylaştığı film hangisidir?
Astroloji
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.