Yazarlar
22.12.2014 - 02:30

CHP; derin bir umutsuzluk

Sitene Ekle
asli.aydintasbas@milliyet.com.tr  |  Aslı Aydıntaşbaş asli.aydintasbas@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Farkında mısınız CHP tam anlamıyla siyasette etkisiz eleman konumuna düştü. Türkiye yangın yeri, politika kaynıyor, ancak nasılsa ana muhalefet tartışmanın hiçbir yerinde belirleyici değil.
Partide birbirinden parlak insanlar var; fakat bu ne oya, ne de vitrine yansıyor.
Ne zamandır “İktidarda bu kadar falso, bu kadar ciddi bir demokrasi açığı varken anamuhalefete abanmak etik değil“ düşüncesiyle CHP konusunda ağzımı açmamaya çalışıyorum. Ama önce Yalova, ardından Şişli belediyelerindeki skandallar, “CHP sorununu“ adeta gözümüzün içine soktu.
CHP, Türkiye’yi yönetebileceği ve Ak Parti’ye alternatif olabileceğini göstermek için yapması gereken yegâne işi, yani yerel yönetim becerisini, eline yüzüne bulaştırdı. Tek atımlık kurşununu heba etti. İstanbul belediyelerinde herhangi bir performans gösteremeyen parti, Haziran 2015’de oyunu nasıl büyütmeyi hedefliyor?

Seviye meselesi
Korkarım ki, önce cumhurbaşkanı seçimlerindeki isabetsiz aday seçimi, ardından belediyelerdeki sönük performans yüzünden CHP kendisine açılan krediyi hesapsız bir mirasyedi gibi tüketti. Memlekette 6 ay sonra genel seçim var, üstelik ülkenin yarısı iktidara diş biliyor, ancak ne hikmetse CHP oyları bir milim bile oynamıyor.
Şu ana kadar ana muhalefet partisini %30 gösteren tek bir anket görmedim.
O yüzden soruyorum: Sahi CHP ne istiyor? Türkiye’yi yönetmeyi mi, yoksa %25 bandında sabitlenmiş majestelerinin muhalefeti rolünü mü?
Medya ve siyasette seviyenin düşüklüğü, Türkiye’nin kendi iç kavgasının bu ülkenin gerçek değer ve potansiyelinin kat kat altında olduğu, malumunuz. Ne sağımızda, ne solumuzda, ne Avrupa, ne de Ortadoğu’da kamusal bu ölçüde çirkin kavgalar yok.
Gerçi bu seviyesizlik hali, Türkiye için yeni değil. Siyaset, uzunca bir süredir bu zehirli atmosfere teslim olmuş durumda. Bir defasında Türkiye’deki üslup sorununu yabancı diplomatlara anlatan bir lider “Siz bakmayın; biz öyle kavga ederiz ama bu gürültünün içinde memlekette işler bir şekilde yürür” demişti.
Gel gör ki, bu seviyesizliğe ne kadar alışık olsak da medya beni şaşırtmaya devam ediyor. Zaman ve Samanyolu genel yayın yönetmenlerinin gözaltına alındığı son operasyonda bana en tuhaf gelen, medyada bu gruba yönelik en sert ve acımasız eleştirilerin bir zamanlar en yakınlarındaki insanlardan geliyor olması. Söz ettiğim, muhafazakar camianın gönüllü cellatları. Daha düne kadar cemaatin ekseninde pervane olan, Pensilvanya yollarını aşındıran, Ekrem Dumanlı gibi Gülen cemaatinin önde gelen isimlerinin ağzının içine bakan bazı isimler, bugün cemaate yönelik en keskin eleştirileri de gündeme getiren isimler.
Bildiniz değil mi o tipolojiyi? Her dönemin adamı olma işini şiar edinenlerden söz ediyorum. O günkü cemaat sevdaları da ikbal uğrunaydı; bugünkü pozisyonları da.
Bu arkadaşlar öyle bukalemun ki, iki gün sonra HDP iktidar ortağı olsa gelse, Kandil’den inmez olurlar...


Yazarlarda Ara
Bul
Anlamı kraliçe olan isim hangisidir?
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.