Cumartesi

12.09.2015 - 02:30

Çözmeye çalıştığı kendi anıları

Sitene Ekle

Sherlock Holmes’u 90 yaşında ve hafızasıyla boğuşurken gösteren “Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı”nın Holmes külliyatına ekleyecek bir değeri var
 

Arthur C. Doyle’ın aklı her şeyin üzerine koyan dedektifi Sherlock Holmes, dünya döndükçe uyarlanmayı sürdürecek ve farklı suretlerle belirecek gibi görünüyor. Benedict Cumberbatch’in dedektifi canlandırdığı “Sherlock”un etkisi devam ederken, gelmiş geçmiş en büyük İngiliz aktörlerden Ian McKellen, 90’larında bir Sherlock Holmes’u “Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı / Mr. Holmes”de canlandırıyor. 

90 yaşındaki dedektif aralarında Dr. Watson’ın da olduğu sevdiklerini kaybetmiş, taşrada bir evde arıcılık yapan yaşlı bir adam artık. Evin bakıcısının oğlu Roger’la iyi bir iletişim kurabilen Holmes, bir yandan da bitkisel çözümlerle hafıza kaybının önüne geçmeye çalışıyor. Hafızasında araştırdığı iki hikaye var: 30 yıl önce kocasının isteği üzerine soruşturduğu bir kadın ve Japonya’da babasını arayan bir adamla çalıştığı son işi. Bir yandan yalnızlık, pişmanlık ve en değer verdiği şey olan aklını istediği gibi kullanmamanın acısını yaşayan melankolik Holmes, bir yandan Roger ile dostluğu sayesinde yeni şeyler öğrenmeyi sürdürüyor.  

Akılda kalıcı bir macera

“Alacakaranlık / Twilight” serisinin son iki filmini yöneten Bill Condon, yönetmenlik açısından harikalar yaratmıyor. Değişik zamanlarda geçen üç hikayeyi birbirine dikiş izleri belli etmeden bağlıyor. Filmi asıl ilginç kılan Sherlock Holmes’u daha önce görmediğimiz bir halde duygusal, kırılgan görmek. Ayrıca hayatını araştırarak geçiren bir adamın en son araştırmasına kendi zihni içinde çıkması da elbette parlak bir fikir ve Holmes külliyatını zenginleştiren bir hikaye. Bu, Ian McKellen’ın role taşıdığı zarafet ve güçle birleşince “Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı”, akılda kalıcı, zevkle izlenen, küçük ve hüzünlü bir Sherlock Holmes macerası olarak izlenmeyi hak ediyor.

“Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı / Mr. Holmes”
 
Yön.: Bill Condon Oyn.: Ian McKellen (Sherlock Holmes), Laura Linney (Munro), Milo Parker (Roger), Hiroyuki Sanada (Tamiki Umezaki) Sen.: Jeffrey Hatcher (Mitch Cullin’in “A Slight Trick of the Mind” adlı romanından) Gör.: Tobias A. Schliessler Müz.: Carter Burwell


Wenders’in 3D dram denemesi

WIm Wenders, Pina Bausch’a adanmış dans belgeseli “Pina”da 3D tekniğini dansla birleştirip takdiri hak eden bir sonuç elde etmişti. Şimdi ise genellikle aksiyon, korku ve bilimkurgu türlerinin tercih ettiği 3D’yi dram türündeki “Her Şey Güzel Olacak / Every Thing Will Be Fine”da kullanıyor. Filmde James Franco, bir çocuğun ölümüne neden olup vicdan azabından kıvranan yazar Tomas rolünde. Ona Rachel McAdams ve Charlotte Gainsbourg eşlik ediyor. 

DVD

HAFTANIN YENİSİ


“GİZLİ KUSUR / INHERENT VICE”
 
Paul Thomas Anderson’ın 1970’lerde geçen Thomas Pynchon uyarlaması, eğlenceli ve sürükleyici. 

Haftanın diğerleri

AŞK ZAMANI

 -Chris Evans’ın ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu “Gece Bitmeden / Before We Go”, bir tren istasyonunda karşılaşıp birbirlerine âşık olan iki karakteri konu ediniyor. Başrollerde Evans ve Alice Eve var.

 -Peter Bogdanovich’in yeni filmi “She’s Funny That Way / İlişki Durumu: Kaçamak”ın başrollerinde Owen Wilson ve Imogen Poots bulunuyor. Film aşk üçgenleri barındıran bir komedi.

FARKLI ZEVKLERE GÖRE

 -Jonathan Demme’in yönettiği komedi “Sıradışı Anne / Ricki and the Flash”, Meryl Streep’i eski bir rock yıldızı rolüne yerleştiriyor. 

 -Endonezya’da askeri darbe döneminde yapılan katliamı konu alan “The Act of Killing”le tanınan Joshua Oppenheimer, şimdi “Sessizliğin Bakışı / The Look of Silence”ı sunuyor. Bu filmde kurban ailelerinden Adi, katillerle yüzleşiyor. Kayıtsız kalınamayacak bir belgesel.

 -M. Night Shyamalan’ın yeni filmi “Ziyaret / The Visit”, büyükannelerini ziyaret eden iki çocuğun korkunç olayın içine çekilmesini anlatıyor.

DÖRT YERLİ YAPIM

 -Yerli bir korku filmi izlemek isteyenler “Dabbe 6”yı tercih edebilir. Diğer yerli filmler ise Muhammet A.B. Arslan’ın yönettiği, 80 darbesi dönemini ele alan “Kanlı Postal”, Halil Özer’in yönettiği, hüzünlü bir ayrılık hikayesine odaklanan “Firak”ve Alper Giray Urhanoğlu’nun imzasını taşıyan “Asimetrik”.

ÇOCUKLAR İÇİN

 -Çocuklara hitap eden iki animasyondan biri Japonya yapımı “Doraemon / Stand by Me Doraemon”, diğeri ise Almanya yapımı Peter Claridge’nin yönettiği “Küçük Kurtarıcılar”

©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.