Geri Dön

“Aileler ‘Yeter, gözlerin bozulacak’ derdi, artık oyun teklifi onlardan geliyor”

Türkiye’deki bilgisayar oyunları ve oyuncularını mercek altına alan bir araştırma yapıldı. Online oyun danışmanlık şirketi Jack in the Box’ın kurucusu Umut Ersoy: “Anne-babalar eskiden ‘Oğlum çok oyun oynama, gözlerin bozulacak’ derlerdi, şimdi sürekli oyun daveti gönderen onlar”

“Aileler ‘Yeter, gözlerin bozulacak’ derdi, artık oyun teklifi onlardan geliyor”

En çok hangi bilgisayar oyunlarını oynamayı tercih ediyoruz? Gece mi oynamayı seviyoruz, gündüz mü? Oyunun başında ortalama kaç saat geçiriyoruz? Oyun için para harcamaya hazır mıyız? Bu soruların ve daha fazlasının yanıtlarını Jack in the Box ve Akampüs Gençlik Ajansı tarafından hazırlanıp Gamin’sight aracılığıyla gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarından öğrendik. Türkiye’nin bilgisayar oyunlarını ve oyuncularını mercek altına alan araştırmanın ayrıntılarını konuşmak üzere Jack in the Box’ın kurucusu Umut Ersoy ve Akampüs Gençlik Ajansı’nın kurucusu İbrahim Üğdül’le bir araya geldik.

Böyle bir araştırmaya neden gerek duyuldu?

Umut Ersoy: Oyun sektörü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla büyüyor. Biz de rakamsal boşlukları doldurmak ve Türkiye’den yurt dışına bir veri akışı sağlamak istiyoruz.
İbrahim Üğdül: 35 milyondan fazla genç nüfusun olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Şirketler, Türkiye’deki bu genç oyuncu pazarını değerlendirmek istiyorlar. Biz gençlerin farklı konulardaki davranışlarını ölçmeye çalışıyoruz.

Araştırma sonuçlarınıza göre yüzde 48’lik bir oran zeka oyunları oynadığını belirtmiş...

Umut E.: Özellikle cep telefonlarında oynanan zeka oyunları gün geçtikçe artıyor. Metroya girip baktığınızda insanların daha çok Candy Crush, Sudoku oynadığını görüyorsunuz.

Bir oyunu her yaştan her sınıftan insanın oynamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Umut E.: Katıldığınız bir oyunda her yaş grubundan, her gelir seviyesinden, her düşünceden insanla bir araya gelip oyun oynayabiliyorsunuz. İster beyaz yakalı bir çalışan olsun, ister öğrenci... Çünkü oyun oynamak çok keyifli bir şey. İnsanlık, tarihi boyunca bir şekilde oyunlar oynadı. Bizim jenerasyonumuz oyunu PC’de oynadı ama bunun için önce bir bilgisayarınız olması gerekiyordu. Daha sonra gelir modelleri değişmeye başlayınca “free2play” diye bir model geliştirildi.

Nedir bu?

Umut E.: Free2play ücretsiz olarak indirdiğiniz ve hiçbir sınır olmadan oynayabildiğiniz oyunlara verilen isimdir. Eskiden firmalar oyunu satarlardı, şimdi oyunu ücretsiz indiriyorsunuz ama insanlarla rekabet edebilmek için item’lara (oyundaki karakteri geliştirmek için alınan eşyalar) para harcıyorsunuz.

Oyunlar ortak bir kültür yaratıyor mu?

Umut E.: İnsanlar oyunlarda başlayan buluşmayı gerçek hayata da taşıyor. Benim birebir tanıdığım çok kişi var, oyunda tanışıp arkadaş olan... Kimi doktor, kimi öğrenci, kimi çalışmıyor ama birlikte saatlerce vakit geçirebiliyorlar.

“Sadece yalnız insanlar oyun oynar” da yanlış bir inanış değil mi?

Umut E.: İşi, gücü, arkadaşları, sevgilisi olan ve oyun oynamayı seven birçok kişi var. Oyun oynamayı, illa yalnızların bir uğraşı olarak görmüyorum ben. İbrahim Ü.: Oyun oynarken hem yalnızsın hem kalabalıksın aslında... Sanal gözüküyor ama reel hayata izdüşümü var.

“Aileler ‘Yeter, gözlerin bozulacak’ derdi, artık oyun teklifi onlardan geliyor”

“League of Legends” son zamanların en popüler oyunlarından...

“Kadınların önyargıları kırıldı”

Kadınlar bilgisayar oyunlarına ilgisi arttı mı?

Umut E.: Özellikle FarmVille, Candy Crush gibi sosyal oyunlarla birlikte kadınların önyargıları kırıldı. Aynı şey anne-babalar için de geçerli. Bundan beş sene önce bir ebeveyn şikayet ettiği için “Knight Online” oyunu internet kafelerde yasaktı mesela. Sonra, “Oğlum çok oyun oynama, gözlerin bozulacak” derlerdi ama şimdi anne-babanızdan sürekli oyun daveti geliyor.
İbrahim Ü.: Hayatımızın birçok alanında “oyunlaştırma” eğilimimiz de arttı. Birçok şirket, çalışanlarının performanslarını oyunlaştırarak ölçümlemeye başladı.

“Topluma da faydalı”

Oyun bağımlılığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Umut E.: Bağımlılık yaratmaktan çok, fayda sağlıyor aslında. Yeni insanlar tanıma, yabancı dili ve problem çözme yeteneğini geliştirme... Topluma da faydalı. Normalde insanlara bir şey yaptırmak çok zor ama işin içine basit bir oyun katıldığında çok ciddi ilgi görüyor.
İbrahim Ü.: Oyun bağımlılığı şu anda negatif bir anlam taşıyor. Gelecekte bir alışkanlık olacak belki. Her şeyimizde oyun var diyeceğiz. Oyun teknolojisi geliştikçe sanal ve zenginleştirilmiş gerçeklikleri arttıkça oyun şekilleri de değişecek.

“Türkiye’de oyun oynayan kitle ‘kapışmayı’ seviyor”

Türkiye’deki oyun oynayan kitle karşısında nasıl bir rakip istiyor?

Umut E.: Türk halkı “kapışmayı” seviyor. Araştırma sonuçlarına göre insanlar pvp, yani karşıdaki oyuncuyla doğrudan mücadele edebildiği
oyunları tercih ediyor.

Y kuşağı için “sokakta oyun oynayan son nesil” deniyor. Katılıyor musunuz bu görüşe? Bu nesil sokaktan masabaşına mı geçti?

İbrahim Ü.: Aslında internet başına geçti diyebiliriz. Bu nesil internetin olduğu her yerde oyun oynayabilir.
Şu anda basit oyunları internete bağlı olarak, telefonu aracılığıyla sokakta, daha karmaşık oyunları ise evindeki konsolda ya da PC’de oynuyor. Araştırmamıza göre ciddi bir çoğunluk evinden oyun oynadığını belirtti.

“İnternet kafelere ihtiyaç azalıyor”

10 sene önce olsaydı, internet kafe oranı çok yüksek çıkardı...

Umut E.: Evet, araştırmada da internet kafe şartlarının çok kötü olduğu belirtilmiş.
İbrahim Ü.: İnternet kafelere ihtiyaç azalıyor çünkü artık daha az paraya daha iyi sistemleri eve kurabiliyorsunuz.

Neden PC kullanıcısı, konsol kullanıcısından fazla?

Umut E.: Türkiye’de konsol maddi olarak daha külfetli olduğu için. Bir konsola 1000-1.500 TL arası bir ücret ödüyorsunuz ve iyi bir televizyona ihtiyacınız var. Blu-ray bir oyuna vereceğiniz para da minimum 80-100 TL arası...
İbrahim Ü.: PC oyunlarının illegal olarak çok yaygın biçimde bulunabilmesi de bir etken olabilir Ama konsol oyunları tartışmasız
en iyi deneyimi sağlayan platformdur. Hassas oyuncular konsola yönelirler.

Araştırma sonuçları

* Araştırmaya katılan 14-61 yaş arası 820 kişinin yüzde 48’i zeka oyunu oynadığını belirtti.
* Katılımcıların yüzde 45’i gece ve yüzde 96’sı evinde oyun oynamayı tercih ediyor.
* Mobil platformlarda oynayanların oranı yüzde 48.
* Bir saatten az oynayanların yüzdesi 22, bir ile üç saat arasında oynayanların yüzde 55.
* Oyunlarda hiç para harcamayan kitle yüzde 61’lik bir dilimi oluşturuyor. Yüzde 39 ise para harcıyor. Bu oranın daha da artacağı öngörülüyor.
* Oyun dili seçiminde ise yüzde 53’le Türkçe başta geliyor.

24 Ocak 2020 Magazin Haberleri Bülteniİşte gündemde öne çıkan magazin gelişmeleri

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber