Geri Dön

GAP'in eksikleri

Türkiye'de GAP'i yanlış anlamayalım. GAP, Emporio Armani ya da DKNY kulvarında değil, ucuza doğru dürüst giyinebileceğiniz bir marka

malphan@milliyet.com.tr Hakikaten hasret kalmışız GAP'e; rakam bunu gösteriyor...Millet o gün yememiş, içmemiş, koluna çantasını takıp GAP'te almış soluğu.Yeni üniformamızı bulduk. Neyse ben kıyafet rejimindeyim, vız gelir tırıs gider...Aynı gün birkaç arkadaşım Türkiye'deki fiyatların pahalılığından dem vurdu. Yurtdışındaki GAP'lerden çocuğuna hep eşofman alan biri burada aynı ürünlerin fiyatını görünce GAP alışverişine yurtdışında devam edeceğini söylerken bir diğeri her sezon GAP'ten aldığı düz tişörtleri buradaki mağazada bulamadığından yakındı. Hakikaten de mağazaya desenli elbiseler, mini etekler ve balon kollu gömlekler hakim. Nerede GAP'i sevmemize neden olan, onu diğerlerinden farklı kılan sade tasarımları? Milletimize, daha da çok İstanbullulara hayırlı uğurlu olsun, ünlü giyim markası GAP Türkiye'ye teşrif etti. Markanın Türkiye yetkilileri açıldığı gün 20 bin YTL'lik bir satış bekliyordu. O gün öğle saatlerinde bir arkadaşım aradı ve inanamayarak "İlk iki saatte 50 bin YTL'lik satış yapmışlar!" dedi. Akşam öğrendik ki ilk günün cirosu 235 bin YTL imiş. Türkiye'de GAP'i yanlış anlamayalım. GAP, DKNY veya Emporio Armani kulvarında bir marka değil. Diyelim dışarıya üstünüz ince çıktınız, hava da soğuk, girer GAP'e bir sweatshirt alıp çıkarsınız. Fiyatlar o derece uygundur yani. Bu bağlamdan çıkarmayalım GAP'i. Aslında dünyada GAP'in biraz havası kaçtı ama bizim haberimiz yok. Hatta 2007'nin başında kimi trend sitelerinde "GAP nasıl kurtulur?" içerikli makaleler yayımlanıyor, çözüm önerilerinde bulunanlar oluyordu.Bazılarınız biliyordur, GAP bir kısaltma: Generation Gap (Kuşak farkı). Yıllarca beyaz tişörtü, khaki pantolonları her yaştan insanın giyebileceğini savunan bir marka oldu. Ancak o kadar büyüdü ki ister istemez ruhunu biraz yitirdi. Yapılması gereken GAP kimliğini yenilemek.GAP'in ürünlerinin çoğu iri kıyım Amerikalılar için yapılıyor malumunuz. Böyle olunca, gömlekler bira göbeği olmayanlarda iyi durmuyor. Marka, Zara ve H&M gibi markalarla rekabet eden bir konuma oturunca da ürünlerin üzerinize oturması önem kazanıyor tabii.GAP'in reklamlarına dikkat ettiyseniz, markaya eğlenceli, oyuncu ve modaya uygun bir çerçeve çizildiğini görmüşsünüzdür. Ama sonra mağazaya girdiğinizde reklamlardaki ruhla mağaza deneyimi arasında pek bir bağ olmadığını görüyorsunuz. Mağazalar dağınık, çalan müzik sıkıcı. Oysa mağazaya girdiğinde insan o reklamlarındaki dünyaya dalmalı, değil mi?Halbuki GAP 1969'da kurulduğunda plak ve jean satıyordu. Müzik bir markanın sahip olabileceği en güçlü kültürel bağ noktalarından biri, GAP bu avantaja sahipti ama ne oldu? Müzik marketlerle işbirliği içine girerek mağazalarında yeniden albüm satmaya başlayabilir mesela. Dikkat ediyorsanız, artık günümüzün markaları müşterinin A'dan Z'ye her şeyi bulabileceği mağazalar açmaya başladı. GAP bu konuda da biraz geride kaldı. Halbuki giyim dışındaki ürünlerin çeşidini artırması ve dekorasyona girmesi gerek.GAP'i ABD'de GAP yapan en önemli özelliği müşteri memnuniyetine verdiği önem. Örneğin 100 dolara bir mont aldınız ve 14 gün içinde o montun fiyatı 30 dolara indi. Faturanızla mağazaya gittiğinizde size aradaki 70 dolarlık farkı geri ödüyorlar. Siz de "Neden bir hafta daha bekleyip almadım?" diye kıvranmıyor, kazık yemiş gibi hissetmiyorsunuz. Bu hizmeti en kısa zamanda Türkiye'deki mağazalarında da bulabilmek ümidiyle... Reklamlardaki ruhla mağaza deneyimi arasında bir bağ yok Hasan Cemal şüphesiz sahaya indi mi gazeteci gibi giyinen bir gazeteci. Geçtiğimiz haftalarda Irak yazı dizisinde fotoğraflarını gördünüz mü? Üzerinde artık gazeteciliğinin de sembolü haline gelmiş olan muhabir yeleği vardı yine. Bu bence mesleğine olan saygısını ortaya koyuyor. Bu yeleği yıllar önce Kuzey Irak'tan almış. Ceplerinde pasaportunu, cep telefonunu, kalemlerini ve iki not defterini taşıyor. Bu not defterlerinden biri anlık notlar almak için, diğerini ise günlük gibi kullanıyor. Hasan Cemal'in bir de uzun kollu safari ceketi var. Bu ceketi 1992'den beri giyiyor. Aynı yıl ilk kez Talabani'yle konuştuğunda da bu ceketi giymiş. "Bosna'ya, Kosova'ya, Afganistan'a, Güneydoğu'ya giderken hep bu ceketi giydim. Alana çıkarken giyiyorum yani" diyor.Hatırlarsanız geçen yıl da, Nobel Ödül töreni sırasında en çok Hasan Cemal'in frağı konuşulmuştu. Kimileri Stokholm'de nereden frak kiralayacaklarını düşünürken Hasan Cemal frakını İstanbul'dan götürmüştü. Tek falsosu yeleğini unutmuş olmasıydı. Hasan Cemal gündelik hayatında da zevkli gömlek seçimleriyle dikkat çekiyor, lacivert ceketini ya da siyah kadife ceketini ve khaki pantolonunu pek üzerinden çıkarmıyor. Hasan Cemal'in yeleği Erdal İnönü'nün cenazesinde bana göre tuhaf bir görüntü ortaya çıktı. Erkeklerin siyah takım elbise veya palto, kadınların ise siyah etek ceket takımlarla katıldığı cenaze töreninde kalabalığın tam ortasında bir beyazlık dikkat çekti. Bu, Tansu Çiller'di. Çiller cenazeye kar beyazı bir paltoyla katılmakta mahsur görmemişti. Evet, cenazelerde siyah dışında beyaz renkli kıyafetler de tercih edilebiliyor. Ama beyaz giyinmeyi genellikle temsil duruşunda olanlar, yani din adamları seçiyor. E Çiller de temsil duruşunda olmadığına göre...Kendi yorumuma geleceğim ama önce konuştuğum psikiyatrların görüşlerini aktarayım: Cenazede siyahlar arasında bir beyaz "Kişi kendisine ağır gelen bir durumla karşı karşıya olduğunda tam tersi bir duruşta olabiliyor. Bunun bir ifadesi İnönü'nün resmini elinde tutan torununun gülmesiydi. O kendisine çok ağır gelen bir durumda gülme reaksiyonu verdi. Tansu hanım da aynı şekilde siyah yerine beyazı tercih etmiş olabilir. Bu duyguyla baş etme noktasında, duygu yalıtma mekanizmasının yaralanmışlığında tepkisel şekillenme hali oluyor." Yani psikiyatrların görüşlerine göre Tansu hanım çok üzüldüğü için beklenenin tersi bir şekilde karşımıza çıkıyormuş. Ama bana bu çok inandırıcı gelmiyor. Tansu hanımın saygı gereği cenazeye koyu renk giymek gerektiğini bilmediğini sanmıyorum. Cenazede gülme istem dışı bir tepkidir belki ama istem dışı giyinme diye bir şey söz konusu olabilir mi? Çok üzüldüğü için ters tepki mi verdi? Tansu hanımın beyaz renk seçimi bilinçli gibi geliyor bana. Sonu ayrı konu ama Tansu Çiller siyasette beyazı, beyaz bir sayfa açmayı simgeledi. Meclis'te de genellikle beyaz kıyafetler giydi. Kıyafetleriyle de çok konuşuldu. Yıllarca Escada giydi. Hatta Escada'nın Türkiye'de mağaza açmasının sebebi Çiller'di.Dünyada özellikle beyaz rengi seçen kadın liderler var. Tansu Çiller'in cenazeye beyaz kıyafetle katılma seçimi diğerlerinden ayrı durma, farklılığını ortaya koymak isteme ve dikkat çekme çabası olarak, güçlü bir duruşu savunmasında ayrı bir birey olarak tanım bulma çabası olarak da yorumlanabilir bence. Cenazeyi de bunun için kullanabilir mi peki? Bilemiyorum... Cenazeyi bunun için kullanabilir mi?

24 Ocak 2020 Magazin Haberleri Bülteniİşte gündemde öne çıkan magazin gelişmeleri

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber