Her iki kişiden biri uzaylı mı?

Son günlerde neredeyse seçimden bile daha çok uzaydan, uzaylılardan bahsedilmesi tesadüf mü? Yoksa bu seçim ile uzaylılar arasında bir bağlantı mı var?

tubakyol@yahoo.com Kimin aklına gelirdi, saat daha 19.30 bile olmadan her şey belli olsun.İki kişiden biri AKP'ye oy vermiş, öyle mi?Biz dört kişiyiz evde, hiçbirimiz vermedik.Hani gidip oy vermiş olsak, birbirimize bir tuhaf bakmaya başlayacağız. Biz hiçbirimiz gidip oy bile vermedik. Ben şahsen bizim arkadaşların anneanne ziyaretinde olan iki küçük çocuğundan şüphelendim. Verdiyse onlar verdi.Neyse ne, hazır seçim öyle ya da böyle bitmişken, ee hadi, şöyle uzun bir yemek yiyelim, kanastaya çökelim... Yok.Şaşırdık.Allah şaşırtmasın -şaşkın insan bi' tuhaf oluyor.Dağılalım bari.Teknoloji gelişiyor, seçimler bile hızla sonuçlanıyor da sanki iyi bir halt oluyor!Ner'de o eski seçimler, ner'de o eski seçim geceleri...* * * "Ahmet Altan'la Çetin Altan UFO görmüşler" dedi sevgilim, dönüş yolunda.Hıı?"UFO görmüşler." Duydum."Turuncu ışıklar. Helikopter sanmışlar önce. Antalya'da da biri görmüş. Üçgen oluşturuyor, sonra da kayboluyormuş."UFO'lar?"Turuncu ışıklar..."Hımm.* * * Salı günü Emin Çölaşan seçim sonuçlarını değerlendirirken şöyle yazdı: "Demek ki biz uzayda, başka bir gezegende yaşıyormuşuz."Hımm.* * * Çarşamba günü Heybeliada'ya gittim. Bir İngiliz arkadaş tatile geldi, onu görmeye. Türbanlı bir kadını gösterip "alien-uzaylı" dedi.Ben anlamadım. Bilmediğim bir İngilizce kelime sandım önce.Sorry?Hani türbanın içine bir şey koyuyor kadınlar, başlarının arkasında bombe oluyor ya. Tarif edebildim mi? Kalkık duruyor. Üf, biliyorsunuzdur. Meğer bu baş şekli yüzünden türbanlı kadınlara "uzaylı" diyormuş.Hımm.* * * Bu seçimle uzaylılar arasında bir bağlantı var.Acaba nedir, nedir..."Her iki kişiden biri uzaylı" diye bir hipotez kurulabilir.İki kişiden hangisi AKP'ye oy verdi ben o kadarını bilemem, sosyologlar araştırsın... Benim hipotezim ise şudur: Seçimlere uzaylılar karıştı.Acaba nasıl nasıl... Seçim günü için şahane planlar yapılmıştı. Arkadaşlarımıza gittik. İlk sonuçlar alındıktan sonra terasta mangal yakılacak, yemek yerken terastan görünen televizyona da tabii göz ucuyla bakılacak, sonra tekrar aşağıda yayılınacak, televizyondan gelen sonuçlar dinlenirken belki bir tur kanasta çevrilecekti, falandı filandı. "Michel temmuz ayında bir öğleden sonra bahçede kitap okurken yaşamın kimyasal temellerinin bambaşka olabileceğini kavradı." (Temel Parçacıklar-Michel Houellebecq)Michel dünyadaki yaşam moleküllerindan farklı yaşam molekülleri olan canlılar da olabileceğini düşündü: "Başka bir gezegende, değişik ısı ve basınç koşullarında yaşam molekülleri silisyum, kükürt ve fosfor ya da germanyum, selenyum ve arsenik ya da çinko, tellür, antimon olabilirdi." Şerefsizim benim aklıma gelmişti!Michel gibi 8-9 yaşlarında değil tabii. Eşek kadardım, 19-20 falan. O sıralar hem organik hem inorganik kimya dersi alıyordum. Organikte karbon kimyasını öğreniyorduk, inorganikte periyodik tabloyu. Periyodik tabloda karbonun hemen altında silisyum vardır. Michel kadar etraflıca düşünmesem de aklımdan geçti: Şu yeşil uzaylılarda karbon yerine silisyum olabilemez mi? Seçimlere uzaylılar karıştı Ve birkaç hafta önce bir grup Amerikalı bilim adamı evrende temel yapıtaşı bizden farklı olan canlılar olabileceğini iddia ettiler.Niye bu kadar geciktiler?"Yeryüzündeki canlılar DNA'larında fosfor kullanıyor, ancak arsenikle de benzer türde yapı oluşturulması mümkün" deniyordu haberde. (Milliyet, 11 Temmuz) Buyrun bakalım, Michel'le aşağı yukarı aynı fikirdeler.Bunu ilk kez düşünüyor olamazlar.Daha yeni araştırmaya başlıyor olamazlar.Belki de bu tür canlıları çoktan buldular. Belki de bizi yavaş yavaş uzaylılarla iç içe yaşadığımız fikrine alıştırmak istiyorlar.Nitekim okyanus tabanları da bu türden canlılara ev sahipliği yapıyor olabilirmiş. Öyle diyorlar.Türkiye'de okyanus da yok ki, okyanustaki bu canlılar sudan çıkıp oy kullanmış olsunlar.Devam edelim o zaman... Uzaylılar aramızda Yıllardır bir "Roswell olayı"dır gider, filmi de vardır. 50'li yıllarda Amerika'da Roswell askeri üssünün yakınlarına bir şey düşer. Askeri yetkililer hemen oraya koşar, enkazı askeri üsse kaldırırlar. Askerler bunun düşen bir meteoroloji balonu olduğunu açıklarlar. Olay kapatılır. Fakat o gün bugündür iddia edilir ki bu bir UFO enkazıdır. Kaza yapmış, yanlışlıkla dünyaya düşmüştür. Hatta uzay gemisinin içinde uzaylılar olduğu da söylenir.Tabii tüm bunlar yetkililer tarafından mütemadiyen inkar edilmiştir.O zamanlar inkar edenlerden biri de üssün halkla ilişkiler subayı Teğmen Walter Haut'tur.Adam geçen yıl öldü.Fakat ölümünden sonra açılmak üzere bir mektup bırakmış."Haut, mektubunda üs komutanı Albay William Blanchard'ın kendisini 84 no'lu hangara götürdüğünü, 5 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğinde, yumurta şeklindeki metalik uzay mekiği ile 120 cm. boyunda, büyük kafalı iki uzaylı cesedini gösterdiğini yazdı." (Hürriyet, 1 Temmuz) Mektupta Amerikan ordusunun bu uzay gemisindeki üstün teknolojiden faydalandığını da yazmış Haut. Gece görüş gözlükleri, lazer, Kevlar tipi kurşun geçirmez malzeme...Ve silikon çip.Silisyum!Döndük mü en başa... UFO itirafı Şimdi daha da "en başa" gideceğiz. Dünyada yaşamın en başına...Bununla ilgili teoriden bol ne var? Gerçi yüzde 99'u Müslüman Türkiye'de her 2 kişiden 1.98'i dünyaya yaşamın Adem ile Havva ile birlikte, gayet şimdikine benzer bir görünümde düştüğüne inanıyordur ama, ne yaparsınız, başka teoriler de var.Graham Cairns-Smith'in "inorganik mineral" kuramı var mesela. Cairns-Smith'e göre dünya üzerinde yaşam kendinin aynısını yapabilen inorganik kristallerle başlıyor. Silikatlarla!Geldik mi yine silisyuma?HHHBilgisayarlarda silikon (silisyum) çipler kullanıldığını söylemiş miydim?Hani seçim sonuçlarını bize çabucak ulaştıran bilgisayarlarda... Hani uzay gemisinden elde edildiği söylenen teknoloji...Yoksa bilgisayarlar başka bir dünyada canlı mı?Her iki kişiden biri uzaylı değilse bile, hiii, bilgisayarlar uzaylı. Önce silisyum mu vardı Ahmet Altan geçen hafta Hürriyet Pazar'da "Yoksa uzayın akıncıları mı bunlar? UFO'LAR..." diye bir yazı yazdı.Babası, kız kardeşi Zeynep ve Ahmet Altan önce Maltepe açıklarından Kalamış'a doğru üç tane turuncu ışık görüyorlar.Helikopter diye düşünüyorlar.Sonra turuncu ışıkların sayısı artıyor. 10'arlı bir küme oluyorlar. Ve yükselip kayboluyorlar. Benzer bir şey de Antalya'da görülüyor.Altan'ların ne gördüğü konusunda bir açıklama yapıldıysa bile ben rastlamadım.Antalya'daki mesele aydınlandı.Gece böcekleriymiş.Işıklı balonlar.Havai fişek yasaklandığı için bu ışıklı balonları gökyüzüne salıyormuş eğlence yerleri.Hadi komplocu düşünelim, gökyüzüne bir ışıklı balon da biz gönderelim...Hatırlatırım; Amerikalı askerin ölüm döşeğinde mektup yazıp kabul ettiği UFO enkazının da resmi açıklaması "meteoroloji balonu"ydu. UFO'ları yalanlama balonları Bu seçimlerin sonucu Türkiye'de siyasetin ve toplumun merkezine dini ve milli değerlerin yerleştiğini gösteriyormuş, öyle diyorlar. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun insan olmak, dünyalı olmak ve pozitif bilimler ve özgür düşünce bu seçimde yarışmadı bile, hükmen mağlup sayıldı. Uzaylıların bir oyunu değilse eğer, nedir bu?Depresyondayım. manik depresif köşe

18 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber