“Yürekten istediğim her şey oldu”

“Ateşböceği”nin Gül’ü Gözde Çığacı “Bir şeyleri  isterken yılmamak  gerek” diyor.  Gerçekleştirmek  istediği hayalleri  arasında küçük bir yerde sıkılınca  kaçacak bir ev de  var, yabancı bir  film projesi de,  çocuğuyla beraber  dünya turu da...

“Yürekten istediğim her şey oldu”

Mutlaka onun gibi biri vardır etrafınızda” dediği Gül karakteriyle Star TV’de yayınlanan “Ateşböceği”nde Gözde Çığacı. Dizideki rolü gibi gerçek hayatta da samimi ve enerjik. Ailesinin “Ya sen bizi çok güldürüyorsun, ne olur komedide oyna” dediğini anlatan oyuncu, şimdi bu yönünü yansıtabildiği için ayrıca mutlu. İyi bir komedi filminde oynamayı istediğini söylüyor. Yakında tiyatro ve beyazperdede daha da çok göreceğiz onu.

Gül mahallenin sevilen kızı. Mahalle hayatını özlemiş misiniz?

Kadırga mahalle kültürünün korunduğu bir yer, orada o ruhun içine girmemek pek mümkün olmuyor zaten. Bir de ben 90’lar çocuğuyum, anneannem büyüttü beni. Mahalle kültürünü çok net yaşayabildik. Sokakta oynadık, ip atladık... Çocukluğumuzun son yıllarına denk geldi bilgisayarlar, telefonlar.

Başının tatlı belası bir abisi var Gül’ün. Sizin çocukluğunuz nasıldı?

Üç kız kardeşiz, ben en büyüğüm. Biz çok eğlendik ya. Ortanca kardeşimle yaşıt gibi büyüdük, didişe didişe... Küçük kardeşim Irmak’ın doğacağını öğrendiğimde bir saat kendime gelemedim. 16 yaşındaydım, şoke olmuştum. Teknoloji çağında büyüyorlar, o yönden biraz şanssızlar bence. Biz çok daha iç içeydik. Hiç ayırmazlardı yanlarından, ailece bir yere gider, sandalyeleri birleştirir yanlarında uyurduk. Arabayla Türkiye turu yapardık, bazen kamp yapardık. Bir sürü yeri öyle geze geze öğrendim.

Komik tarafınızı da görüyoruz dizide.

Biraz komiğimdir. Bu zamana kadar hiç komedide oynamadım. Çok istiyordum, özellikle annemlerin öyle bir isteği vardı “Ya sen bizi çok güldürüyorsun, ne olur komedide oyna” diye. Kader yollarımızı birleştirdi, güzel de oldu. Gül çok samimi ama biraz patavatsız, o da saflığın getirdiği bir şey. Benim de biraz patavatsızlığa kaçan dobralığım vardır ama zarar vermez.

“Müzikle ilgilenmek isterim”

“Kuzey Güney”, “Muhteşem Yüzyıl”, “Unutursam Fısılda” gibi başarılı işlerde oldunuz şu ana kadar hep...

Doğru anda doğru yerde bulunmakla da alakalı, senin mücadelenle de. Yılmamak gerekiyor bir şeyleri isterken. Bir de doğru isteklerde bulunmak gerekiyor. Bu zamana kadar yürekten istediğim her şey oldu, elde ettim. İçten dilediklerim önüme geldi hep.

Şu an hayallerinizi yaşıyorsunuz diyebilir miyiz o zaman?

Hayaller hep Paris’tir ya, hep çok daha yüksektir. Şunu da yapmalıyım dediğim bir sürü şey var. Birçok konuda kendimi eksik hissediyor, geliştirmeye ihtiyaç duyuyorum. Mesela müzikle ilgili bir şeyler yapmak istiyorum, onlar için küçük adımlar atıyorum. Birkaç dil daha öğrenmek istiyorum. İtalyan filmlerini seviyorum, İtalyanca öğrenmeyi, yabancı bir projede olmayı çok isterim mesela.

“Aynı giysiyle beş gün bile geçiririm, doğa insanıyım”

Yazmaya da ilginiz varmış.

Sakin kafayla oturuyorum, kendimle ilgili şeyler karalıyorum. Bakıyorum karşımda bir çift var, onlarla ilgili hayal dünyamda bir şeyler kuruyorum, yazıyorum. Ama senaryo falan değil. Benim deşarj olma yöntemim yazmak. Bilgisayara değil ama deftere, kağıtlara...

Daha başka neler yaparsınız rahatlamak için?

Stres atmak için resim yapıyorum. Kille oynamayı severim, kız kardeşimle killeri şekillendirip fırınlayıp boyarız. Şarkı söylemeyi de çok seviyorum. Çellist bir arkadaşım şarkı sözü yazdı, besteledi. Üç şarkı seslendirir misin diye ricada bulundu. Bu ara ona çalışıyorum.

Sosyal medyadan gördüğümüz kadarıyla tam bir doğa insanısınız.

Gönül ister ki çok daha fazla yaz kampı, kış kampı yap; al çantanı git. Kesinlikle doğa insanıyım, toprak insanıyım. Tatil konusunda da öyle çok konfora düşkün değilim; aksine bırakırım kendimi. Aynı kıyafetle beş gün bile geçiririm, umrumda olmaz. Ayaklar hep çıplak olsun yeter ki... İtalya’ya gitmeyi istiyorum bu ara. Özellikle şehir kokusunu hissetmeyeceğim köylere...

Herkesin hayalidir ya küçük bir yere yerleşmak, bahçe yapmak... Sizin için de geçerli mi bu?

Herhangi bir yerden bir arsa alıp yavaş yavaş küçük bir ev yapıp arada bunaldıkça kaçayım diyorum. Yaşlanınca da yerleşeyim falan diye düşünüyorum. Ama şöyle bir düşüncem de var: Biraz daha çalıştıktan sonra çantamı alıp gezeyim diye planlıyorum. Uzun süreli bir dünya turu gibi. Elimden gelse, mümkün olsa da keşke çocuğu bile yollarda yapsak, o da geze geze büyüse. Çok keyifli olabilir.

Aşkın yeri ne hayatınızda?

Aşk güzel şey. Daha ağırlıklı kısmı sevgi mi, kalp çarpıntısı mı, ne? Bunu çok fazla keşfedemedim. Kendimde en azından çözemedim. Aşk mevzusu kocaman, karanlık bir kuyu. Çok tanımlayamadığım ve anlamlandıramadığım için bir kalıba sokmak istemiyorum. Ama hangimiz aşık olunca güne mutlu uyanmayız ki?

“Tiyatro yapmak spor yapmak gibi”

İzmirlisiniz. İzmir mi, İstanbul mu?

İstanbul’a 17 yaşında geldim, burada büyüdüm, anılarım var. Ama İzmir tabii ki bambaşka. Her bunaldığımda, “Bir dakika ya, sıfırlanmam lazım” dediğimde İzmir’e kaçarım. Nötrlenir gelirim İstanbul’a.

Tiyatro ya da film projeniz var mı yakında?

Bir tiyatro projesi var gibi, olursa güzel olacak. Sahneye çıkmak; beynini, vücudunu, oyunculuk performansını egzersiz içinde bulundurmak seni dinç tutan bir şey. Haliyle onu yapmak spor yapmak gibi. Sene başında da “Güven” filmini çektik. Bülent Çolak’la karı-kocayı oynadık. Eşi Sefa Çolak çekti. Bayılarak okudum senaryoyu, seve seve oynadım. Çok içime sindi, merakla bekliyorum.

20 Eylül 2019 Magazin Haberleri.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber