Cumartesi
17.06.2017 - 02:30

Dar alanda savaş

Sitene Ekle

Biri Iraklı biri ABD’li iki askeri dar bir mekanda karşı karşıya getiren “Sniper: Duvar / The Wall”, ekonomik hikayesine rağmen gerilimi ayakta tutmayı başarıyor.

Yarının Sınırında / Edge of Tomorrow” ve “The Bourne Identity”nin yönetmeni Doug Liman, “Sniper: Duvar / The Wall”la dar alanda geçen gerilimli bir savaş filmi sunuyor. “The Wall”, savaşla ilgili iyi niyetli ama didaktik mesajlarıyla dikkat çekse de ekonomik hikayesine rağmen gerilimi ayakta tutmayı başarıyor.

Yıl 2007. Irak Savaşı’nın sonları ve yeniden inşa süreci başlamış. Isaac ve Matthews adlı iki asker, öldürülen bir inşa ekibin peşinden gittikleri bir yerde Iraklı bir keskin nişancının olduğunu fark ederler. Kendisini zorlukla sağlam olmayan bir duvarın arkasına atan Isaac, burada bir hayatta kalma savaşı verecektir.

Film, ağırlıklı olarak bir duvarın arkasında ve telsiz konuşmaları eşliğinde geçiyor. Liman’ın popüler sinemadaki hüneri böylesine kısıtlamalara sahip bir hikayenin tansiyonunu ve akışını sağlıyor. Aaron Taylor-Johnson, tehdit altındaki asker rolünde filmi tek başına idare etmeyi başarıyor. Irak Savaşı’nın üzerinden yıllar geçmesinin de sonucunda film, metin olarak bu savaşın nedenlerini ve Amerikalıların işgalci pozisyonunu sorguluyor. Ancak bu mesajlar, didaktik diyaloglar olarak karşımıza çıkıyor ve yeni bir şey söylemeyi başaramıyor. Filmin eninde sonunda özdeşlememizi istediği karakter ABD’li Isaac olduğu için Irak tarafı doğru cümleler söyleyen bir fikrin ötesine geçemiyor.  

“Sniper: Duvar /  The Wall ”
Yön.: Doug Liman  Oyn.: Aaron Taylor-Johnson (Isaac), John Cena (Matthews), Laith Nakli (Juba) Sen.: Dwain Worrell  
Gör.: Roman Vasyanov

Başarılı büyüme hikayesi

Gudmundur Arnar Gud Mundsson’un ilk uzun metrajlı filmi “Gençlik Başımda Duman/  Hjartasteinn ”, İzlanda’nın bir köyünde geçiyor ve iki yakın erkek arkadaşa odaklanıyor.



Bir yaz süresince iki arkadaşı ve değişen ilişkilerini takip eden film geçen yılki Venedik Film Festivali’nde Kuir Aslan Ödülü’nün sahibi oldu. Film, büyüme hikayeleri söz konusu olduğunda dünyayı yeniden keşfetmiyor ancak izleyicisini kendisine bağlıyor ve karakterlerin yolculuğuna ortak etmekte zorlanmıyor.

Üçüncü deneme sürüşü

PIxar’ın popüler animasyon serisi “Arabalar / Cars”ın üçüncü filmi “Arabalar 3 / Cars 3”, önceki filmlerde ekipte yer alan Brian Fee’nin imzasını taşıyor.



Filmde şampiyon yarış arabası Lightning McQueen, bir yarışı yeni nesilden Jackson Storm’a kaybediyor ve emekliliğini bekleyenleri haksız çıkarmaya çalışıyor. Genç eğitmeni Cruz Ramirez de McQueen’in pistlerden silinmeme mücadelesinde önemli bir rol oynuyor. Pixar’ın yaratıcılık açısından en düz filmlerine sahip “Arabalar” serisi, devam filmi olsun diye çekilmişe benzeyen “Arabalar 2 / Cars”ın ardından üçüncü filmle duygusal ve akıcı bir hikaye yakalamayı başarıyor. Emeklilik, zamanın geçişi temalarıyla ve ilk filme olan referanslarıyla serinin takipçilerini izlediklerine pişman etmeyecek bir film izleyicileri bekliyor.

Haftanın diğerleri

- Haftanın üç yerli filminden biri Özgür Bakar’ın yönettiği korku filmi “Deccal 2”, 2015 yapımı “Deccal”ın devam filmi. Film, şeytani bir bebeği merkeze alıyor.

- Dünya prömiyerini geçen yılki Karlovy Vary Film Festivali’nin Batının Doğusu yarışmasında yapan, Erkan Tahhuşoğlu ve Ayhan Salar’ın yönettiği “Eşik”, kocasını bekleyen bir kadının iç dünyasına odaklanan
bir dram. 

- Ahmet Kapucu’nun imzasını taşıyan “Sinyalciler” ise bir komedi filmi.

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.