Pazar

03.06.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 03.06.2018-10:21

‘İsterdik ki film konuşulsun ama halı konuşuldu’

Nuri Bilge Ceylan’ın sekizinci uzun metrajlı filmi “Ahlat Ağacı” vizyona girdi. Filmin başrol oyuncuları Sinan rolündeki Doğu Demirkol ve babası İdris’i canlandıran ünlü komedyen Murat Cemcir’e merak edilenleri sordum.

Sitene Ekle

Buket Aydın - Pazardan Pazara

Nuri Bilge Ceylan ülkemizin en önemli değerlerinden biri. Son filmi “Ahlat Ağacı” Türkiye’de vizyonda. Türkiye öncesi ise Cannes’ı adeta yıktı geçti. Film jürinin de olduğu salonda izlendi ve bitiminde tam 15 dakika ayakta alkışlandı. Ancak biz bundan ziyade kısır tartışmalara takılıp kaldık. Filmin iki önemli ismi de aynı konu ile suçlandı. Hepimizi güldüren Murat Cemcir yine kendisi gibi başarılı bir isim olan Bennu Yıldırımlar’ın önünü kapattı diye eleştirildi. Filmin başrolü Doğu Demirkol ise rol arkadaşı Hazar Ergüçlü’nün... Doğu’nun kırmızı halıdaki fotoğrafını, Demet Akalın’ın kendine has üslubuyla Instagram’ında paylaşıp “Bu kim ben tanımıom. Kızın önünü kapatmış” demesiyle bir anda hepimiz, yani tanımayanlarımız da Doğu’yu tanıdı aslında. Ama siz Doğu’yu öyle tanımayın. Öncelikle ikisi de çok beyefendi ve asla rol arkadaşlarının önünü kapatabilecek, en azından isteyerek bir kadına saygısızlık edecek insanlar değiller. Ben Murat Cemcir’i zaten çok beğenirdim ama diyorum ki şimdi Doğu Demirkol’a dikkat! Öyle bir yetenek ki, onu şimdiden tanısanız iyi olur.

- “Ahlat Ağacı” nasıl bir film, Ceylan’ın kendi deyimiyle içinde en çok diyalog olan filmiymiş öyle mi?

Murat Cemcir: Yanlış hatırlamıyorsam 185 sayfalık bir senaryo idi. Çok fazla diyalog var ve herkes konuşuyor. Mesela İmamlar sahnesi 25 sayfaydı değil mi Doğu?

Doğu Demirkol: Evet, evet, yazar, imamlar hepsi uzun sahnelerdi. 

Murat Cemcir: Ortalama bir sahne 5 ya da 6 sayfaydı en az.

- Doğu bey, Nuri Bilge Ceylan sizinle çok rahat çalıştığını söylemiş yine gazetemize verdiği bir röportajında.

Doğu D. : Evet, sağ olsun…

Murat C. : Benimle de söylemiştir (kahkahalar)

Doğu D. : Ben de Murat Abi’yle rahat çalıştım.

Murat C. :Ben de Doğu’yla. Üçümüz çok iyi anlaştık. Bilge, Doğu ve Murat Cemcir olarak. 

-    Filmdeki karakterlerinizi biraz anlatır mısınız?

Doğu D. : Murat Abi babamı canlandırıyor. Aslında orijinal karakter baba. Film başta baba karakteri üzerine kuruluymuş. Öyle düşünmüş Hoca.

Murat C. : Akın Aksu, filmin senaristlerinden bir tanesi, babasıyla olan hikayesini yazıyor. Sonrasında da Bilge, eşi Ebru’yla beraber baba oğul hikayesi yapmak ve hikayeyi çocuğun gözünden anlatmak istiyor. O anlamda film Doğu’nun oynadığı Sinan karakterin filmi. Onun gözünden biz her şeyi izliyoruz. Onun babası İdris olarak da tamamen romantik, her şeyi, yaşamış olduğu coğrafyayı, toprağını, bulunduğu pozisyonu çok seven bir adam iken, zaman içerisinde değişmiş, dönüşmüş, artık emekliliği gelmiş, 2 tane evladı olan birini canlandırıyorum ben. 

Doğu D. : Toplumsal normların biraz dışında biri…

- Oğlu nasıl bir karakter?

Doğu D. : Oğlu aslında baba gibi çok baskın bir karakter değil. Kendini ispat etmeye çalışan, düz bir çocuk bana kalırsa. Edebiyatçı olduğu için söz olarak, diyalog anlamında herkesle bir mücadelesi var. Ve söylediklerini hiçbir zaman direkt olarak ifade etmiyor. Her zaman şunu bekliyoruz bir şeyler anlatıyor ama anlatmadığı da çok şey var. “Artık söyle içindekini” duygusu veriyor insana. Kendini ispat sürecindeki bir çocuk. 

Murat C. :Bir roman yazmış, onu çıkartmaya çalışıyor, mücadelesi o. Baba da öğretmenlik yapıyor, oğlu da sınıf öğretmenliği mezunu değil mi Doğu?

Doğu D. :Hikaye geçtiği esnada okulunu yeni bitirmiş. 

“Nuri Bilge ‘Gel şurada dur’ dese de dururdum”

-Nuri Bilge Ceylan’dan bu film için teklif geldiğinde ne düşündünüz? 

Murat C. : İlk Doğu’yla anlaşıldı. 

Doğu D. : Öyle mi? 

Murat C. :Tabii…

Doğu D. : Anlaşılmadı da. Benim rolüm için çok fazla seçenek denemiş Hoca. Çok da bilmiyordum açıkçası, hatta hangisi Nuri Bilge Ceylan hangisi Zeki Demirkubuz seçemezdim.(Kahkahalar) Ama çok önemli bir yönetmen olduğunu biliyordum. Nuri Bilge “Gel şurada dur” desede dururdum. Hangi karakter olacağını düşünmedim bile. 

- Nuri Bilge oyuncu seçmelerinin uzun sürdüğünden de bahsetmiş.

Doğu D: Zeynep Atakan, Nuri Bilge Ceylan “Seninle tanışmak istiyor” dediğinde herhalde gidince bir odaya alacaklar beni, orada bekleyeceğim, birileri olacak, sonra başka bir odaya geçeceğim, sonra hocanın yanına geçeceğim diye düşündüm. Gidince hoca bacak bacak üstüne atmış “Sen kimsin, Doğu sen misin, geç bakalım şuraya!” diyecek sandım. Hiç de öyle olmadı. Hoca açtı kapıyı direkt, çünkü oyuncunun en doğal halini görmek istiyor. Önce uzun uzun muhabbet ettik, hiç konuya girmedi. Sonra “Böyle bir rol var, başrol olarak seni düşünüyoruz ama yan rol de olabilir, deneyeceğiz” dedi. “Tabii hocam ne düşünüyorsanız” dedim. Sonra izledim filmlerini. “Ben sadece NBC izliyorum” diyen bir zümre olduğu için kendimi uzak tutmuşum. İzleyince gördüm ki, öyle kasılacak bir durum yokmuş, gayet bizi anlatan hikayeleri varmış. Komedyen gözüyle bakınca da öyle. Gerçekten hayatın içindeki komik şeyleri altını çizmeden o kadar güzel özetliyor, hayatın aslını öyle güzel yansıtıyor ki filmlerinde. Çok da güldüğüm sahneleri var NBC filmlerinin. Bu filmde de kahkahalar attım izlerken, salon sessizlik içinde izledi. 

Murat C. :Ben de bazı sahneleri, kahkahalarla izledim. 

Doğu D. :Yanımda da hoca vardı, içimden gülmeye çalıştım. 

Murat C. :Benim yanımda da Zeynep hanım vardı, yapımcımız.

- Size nasıl teklif geldi Murat Bey?

Murat C. : Biz “Çalgı Çengi” nin hazırlığındaydık. 4. uzun metrajımızı yapacaktık Ahmet ve Selçuk’la. Sonra Zeynep Hanım menajerime ulaşıyor, biz Bilge’yle bir araya geliyoruz. Bilge de hikayeyi anlatıyor, “Böyle bir proje var, seni takip ediyorum, çalışmak istiyorum” diyor. Biz de öyle başladık. Senaryoyu okudum, çok beğendim. Anlattığı çok değerli bir hikaye, rol çok güzel bir roldü. Kendinden yaşça bayağı büyük bir adamı oynamak da değişik bir deneyimdi. “Şöyle bir oğlum olur muydu?” diye merak bile ettim. Çok da güzel oldu. 

“Artık cv’me yazarım, özellikle spektrumum geniş diye”

- “Doğu, son derece geniş spektrumlu, sokaktaki hayatı iyi bilen, entelektüel donanımı ve bilgisi fazla geniş olmasa da -ki belki de bu bir oyuncu için fazla gerekli değildir- tanıdığım en zeki ve sezgili insanlardan biri. Murat’ın da oynadığı dizilerden, beğendiğim birkaç uzun monolog sahnesine rastlamıştım YouTube’da.  O andan sonra, o da bir daha aklımdan çıkmadı nedense.” demiş yine geçen hafta Milliyet’e verdiği röportajda. 

Doğu D. :Gece gündüz seni düşünmüş hoca, Murat Abi. (kahkahalar)

- Doğu Bey bu sözler size ne hissettirdi?

Doğu D. :Sağ olsun bana önceden söylemişti hoca bunları, “Havalara girme diye söylemiyorum ama”diyerek, çok da sürpriz olmadı yani. Demeç halinde gazeteye söyleyeceğini ummuyordum. Sağ olsun, onun bakış açısı. Ben kendime kalkıp da “Zekiyim” diyemem. 

Murat C. :Spektrum kelimesini de ben kendim için kullanmam mesela. 

Doğu D. :Bunu artık cv’me yazarım, özellikle spektrumum geniş diye. (Kahkahalar)

- “Sokaktaki hayatı iyi bilen, entelektüel donanımı ve bilgisi fazla geniş olmasa da ki belki de bu bir oyuncu için fazla gerekli değildir” sözüne katılıyor musunuz peki?

Doğu D. :Katılıyorum.

Murat C. :En azından komedyenlik için belkisi fazla. Komedyenlik çünkü daha çok serbest çağrışım gerektiren, çok fazla sosyalleşmeyi ve dolayısıyla toplumu tanımayı gerektiren bir şey. Komedyenlik için belkisi fazla. Aktörlük için bilmiyorum. Onun cevabını ben veremem. 

- Kendinizi aktör olarak tanımlamıyor musunuz ki?

Murat C. :Ben komedyen olarak tanımlıyorum kendimi, zaten komedyen içerisinde aktörü de barındıran bir şey. Aktör komedyen aynı ama ben komedi yapmayı çok seviyorum. 

- Bir Nuri Bilge Ceylan filminde sizi oyuncu olarak görmek izleyiciyi şaşırttı sanki.

Doğu D. : Ben de çok şaşırmıştım. “Baba için Murat Cemcir’i düşünüyoruz” dedi hoca. Ne alaka diye düşünmüştüm. Ama ben kendime de “Ne alaka” dedim. Onu da söyleyeyim.

Murat C.: Ben de şaşırdım. 

“Nuri Bilge Ceylan sinemasına hizmet verdik”

-Peki, Nuri Bilge Ceylan filminde oynamak ne hissettirdi size? Hayal eder miydiniz? Sanki Ceylan’ın filmleri bambaşka bir segmentte.

Doğu D. : Biz Nuri Bilge Ceylan’ı yanlış bir yere koyuyoruz bence.

Murat C. : Aynen öyle!

Doğu D.: Sabahtan akşama kadar belgesel izleyip, sadece entelektüel şeylerle uğraşan bir insan değil.

- O da gülüyor yani?

Doğu D. : O da gülüyor. Dizi de, “Survivor” da izliyor olabilir yani. 

- Murat C. : Her şeyi izliyor, zaten yönetmenlik onu gerektirir. Biz de mesela filmler yapıyoruz ve oyuncu seçeceğimiz zaman dizileri izliyoruz. A dizisindeki B kadın oyuncuyu seçiyoruz. Enerjimiz uyuşursa da çalışıyoruz. Tiyatro tiyatro gezip oyuncu bakmıyoruz. Çünkü öyle bir vaktimiz yok. Keşke vaktimiz olsa da yapsak bunu. Tamamen ön yargılara dayanan bir yakıştırma bu. 

- Nuri Bilge Ceylan’a karşı da, oyuncalara karşı da bir önyargı değil mi sözünü ettiğiniz?

Murat C. :Tabii ki. “Yetenek Sizsiniz”den çıkan bir adam Doğu sonuçta

Doğu D. :Oradan çıkamayan Murat Abi. 

Murat C. : Ama Cate Blanchett izledi, o da jürideydi. 

Doğu D. :O da seçmedi ama abi. (Kahkahalar)

-Doğu Bey sizin kendinizle ilgili tanımınız nedir?

Doğu D. :Ben stand-up komedyeniyim. Benim olayım o, kendi yazdığım şeyi oynamayı daha çok seviyorum. Çok da oyunculuk gibi bir iddiam yoktu. Bu filmde debelki o yüzden bu kadar rahat olabildim. Çünkü gerilmedim hocayla görüşmeye giderken. Benim olayım  stand- up, o nedenle kafam da rahat, diye düşündüm. 

Murat C. :Tabii tabii ben de,“Nuri Bilge Ceylan filmi banane” dedim. 

- Gerçekten mi?

Murat C. :Öyle ama ben komedyenlik yapıyorum. Bu film Murat Cemcir, Doğu Demirkol filmi değil ki!

Doğu D. :Bu film ayakta alkışlanmasa kimse demezdi ki “Doğu Demirkol Cannes’da hezimete uğradı”. 

Murat C. :Nuri Bilge Ceylan sinemasına hizmet verdik biz.

Doğu D. :Orada alkışlanırken de o kadar gururlanamıyorsun, çünkü biliyorsun ki o alkışlar hocaya.

- Peki, bu sizce Türk sineması için tepe noktası mı? Zirve mi? 

Murat C. : Sinema dediğimiz şeyde zirve diye bir şey yok. Ödül sadece her sene başka jüriler tarafından verilen bir renk. Esas hadise filmin sizin içinize siniyor olması. Yani çeken grubun içine siniyor olması. Yönetmen çok sever filmi, oyuncular sevmez. Oyuncular sever, yönetmen sevmez. Ekip olarak herkesin ortak müşterekte sevdiği bir şeyi yapmak önemli olan, ödül çok önemli değil o anlamda. 

- Sevdiniz mi peki “Ahlat Ağacı”nı?

Murat C. : Tabii ki, çok sevdim hem de. 

Doğu D. : Ben de çok sevdim. Sevmesen yapılmaz zaten. Bir de 4 ay oradaydım ben. Sabah 5’te kalkıp, 2 saat yol gidip, dağın başında soğukta asker gibi çalıştım neredeyse. Ölçmüşler ben tam 200 km yürümüşüm film çekimleri için. Sevmesen yapılmaz herhalde. 

- NBC filminde oynamak insanı geren bir şey mi? 

Murat C. : Neden hep böyle soruyorsunuz? Bilge Ceylan dünyanın en tatlı insanı. 

Doğu D. : Ama insanların gerildiğine şahit oldum ben. Seninle sahnemizde değil de, benim herkesle sahnem olduğu için. Gerilenleri gördüm. Olabilir ama normal. 

Murat C. : Belki şundan dolayı olabilir, üretimle ilgili çok titiz olduğu ve sette, çekimlerde gerçeği aradığı için mütemadiyen, defaatle çekiyor. Oyuncu da tembelliği seven bir yapıya sahiptir biraz. 2- 3 tekrarda çekiliyor dizilerde bir sahne. Bilge minimum 23 tekrar çekiyor, bazen de 100 tekrar…Dolayısıyla insan psikolojisi gereği de sürekli bunu yapıyor olmanın verdiği bir enerji çarpışması yaşıyorsunuz. Mütemadiyen gerçeği, en doğalı, en güzeli aradığı için de şöyle düşünün siz evde bir şey kaybettiğiniz ve arayıp, bulamadığınız zaman,“Akşam bulurum”deyip, bırakırsınız. Nuri Bilge onu bulana kadar arıyor. Dolayısıyla burada çarpışabilirsiniz bazen. O da pozitif bir amaç için olduğundan bir sorun da çıkmıyor. 

-    Sizi birlikte bir komedi filminde görür müyüz?

Doğu D. : Murat Abi’yle biz normalde de çok eğleniyoruz. Uyuşuyor da mizahımız. Güzel olur.

Murat C. : Olsa güzel olur, çok güzel olur. Seyirci şaşırmaz mesela, herkes şaşırdı ya Bilge Ceylan filminde oynamamıza. Bu defa şaşırtmayacaklar olur başlık da.  (kahkahalar)

- Doğu senin hikayen çok farklı aslında “Yetenek Sizsiniz”, arkasından YouTube’da videolarının çok izlenmesi. “Güldür Güldür Show”a çıkman. 

Doğu D. : Aslında Youtube’a ben koymadım videolarımı. İlk bilinen “Abiler” videosuydu, Facebook’ta paylaşmıştım. Onu biri alıp, arkasına ilahi koyup YouTube’a yüklemiş ama ben üzerine gitmedim. YouTube fenomeni gibi bilinmek istemedim. O zamanlar çok teklif geldi ama hiç içine girmek istemedim. Maymun olup çıkarsın bir anda. 

- Siz Murat Bey, Doğu hakkında ne düşünüyorsunuz? Hepimizi bir güldürmüşlüğünüz vardır. Türkiye’nin en çok tanınan komedyenlerinden birisiniz. 

Murat C. :Yani tabii Allah’ın bildiğini kuldan saklayamazsın denir ya Doğu tam olarak o “kul”. Biz şu an gülüyorsak, insanlar da gülüyorlar. Defaetle yaparsa bu işi Doğu, yapmaya devam ederse çok fazla insan gülecek.

- Cannes’da kırmızı halıdaki anlık birkaç fotoğraf yüzünden demediklerini bırakmadılar. Bir kıskançlık mı oldu? Neden üzerinize bu kadar gelindi?

Doğu D. : Konuşulacak bir şey lazımdı bence. 

Murat C. : Evet, haklı Doğu konuşulacak bir şey lazımdı. Bir de tabii bizdeki kırmızı halı algısıyla, oradaki kırmızı halı algısı aynı değil. İnsanlar buradan o kırmızı halıyı şehirlerarası otobüslerdeki yer halısı zannediyorlar. O halı bayağı geniş bir halı ve o halının bir müdürü var. Maestrosu var. O sizi alıyor, buraya geçin diyor. 

Doğu D. : Döndürüyor, buraya geçeceksiniz diyor. Yanında kim vardı, kim geldi, onu kollayamıyorsun ki! Ben neredeydim onu bile anlamıyorsun. Adam geliyor çat çat döndürüyor seni. Ben olabildiğince düz durmaya çalışmıştım. 

-Evet, durmuşsunuz gerçekten… (kahkahalar)

Doğu D. : Başkası poz verse “Ryan Gosling’e bak, vücuda bak” derler, ben olunca “Takoz musun, protein tozu içeceğine…” gibi şeyler söylendi. 

Murat C. : Biz isterdik ki film konuşulsun, halı konuşuldu. Sosyolojik bir şey var burada aslında. 

Doğu D. : Tabii tabii. Bizdeki algı enteresan. “Bizim ülkemizi rezil ettiniz” gibi mesajlar geldi. Bu kişiler de Elifnaz’ın annesi tarzı profiller. Abla sen pastanı yap, boş ver. Ne bir Fransız’dan ne de başka birilerinden böyle bir eleştiri geldi. Ki 30 tane İngiliz önümü kesti gece ve filmde canlandırdığım karakter Sinan’ın yürüyüşünü yapıyorlar. O gün de yeni olmuş olay. Açtım fotoğrafları sordum “Burada kaba mı görünüyorum?” diye. “Just handsome” diye cevap verdiler. “Handsome” (yakışıklı) dedi bana. Öyle bir algı dünyada yok.

- Görmek istediğini görüyor insanlar biraz da sanırım. 

Doğu D. : Neden böyle bir yaklaşım var bizde, neden mutlu olmuyoruz? 15 dakika bütün dünya milletlerinden insanlar alkışlamış, onu konuşacaklarına.  

Murat C. :Guardian’dan Daily News’a, Le Monde’a kadar hepsi çok güzel yazılar yazdılar. 5 yıldız verdiler. Ama bizim geldiğimiz yer Uşak halısı mı, Isparta halısı mı? 

- Siz hiç yanıt vermediniz eleştirilere neden?

Murat C. : Gerek yok çünkü!

Doğu D. : Yok öyle bir şey çünkü. Hazal’ın önünü kapattığımdan bahsetmişler. Hazal’la videosunu çektik sonra, dalga geçmek için yorumlarla ilgili. Ona rağmen diyorlar ki; “Hala şakaya vuruyorsun, özür dile!” Hazal’ın önünü kapattığım için kimden özür dileyeyim, başkasından mı? Hazal’la zaten öyle bir meselemiz yok. 

- Bir de aslında çok da kapatmamışsınız.

Murat C. : Olay zaten kapatma, kapatmama meselesi değil, sosyolojik. 

Doğu D. : Olgular yoktur, sadece yorumlar vardır. 

Murat C. : 140 karakterle nasıl anlatacaksınız? Bir de köşe yazıları yazılmış. Erkek egemenliği kırmızı halıda olmaz ki.

Doğu D. : Kadına saygıyı sen orada yürürken mi göstereceksin. O göstermelik bir şey olur. 

Murat C. : Bir de “Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir”. Millet kadın ve erkekten bir araya gelir. Ayrılmaz. Tamer Abi’yi hiç görmüyoruz. Seksist bir yaklaşım bence bu. Kadının önü kapandı, erkeğin önü kapandı. Olmaz ki böyle. İnsanının önünü kapatmamak gerek.  

-Mesaj içerikli oldu biraz.

Murat C. : Öyle ama gençlerin de önünü kapatmayalım o zaman. 

Doğu D. : Benim mesela bu film özelinde de kimsenin önünü kapatmak gibi bir çabam olamaz zaten. 

Murat C. : Bunu bir de istediğimiz kadar anlatalım anlamayacak yine de kimse. 

Doğu D. : Şöyle bir şey de var, zaten 14 araba toplam 56 kişi halıya gittik. Halıda da 25 kişi kaldık. İllaki birileri birilerinin önüne geçecek. Sığamayız ki oraya. Hoca bize en son futbol takımı gibi poz verdirdi. Yarımız öne geçti, yarımız arkada kaldı. Bunu böyle söylemek Hazal’a, Bennu Abla’ya da büyük saygısızlık. Bennu Yıldırımlar kendini savunamıyor mu da sen Hadımköy’den yorum yazıyorsun. 

Murat C. : Filmle ilişkili herkes o halı da yürüdüğü için. Seyircinin düşündüğü Doğu var, Hazal var, Bennu var, Tamer Abi var. Ama yapımcılar da var. 

- “Aman kadınların önünü kapatmayalım” diye bir korku oluştu mu peki bu kadar eleştiriden sonra?

Doğu D. :Travma oldu valla bende.Bir kere ben metrobüse binen bir insanım artık oradaki mücadeleye katılamıyorum. Biri fotoğraf çeker, kadına omuz attı der diye korkmaktan, “Abla buyur” diyorum o derece. Daha ziyade erkekleri ittiriyorum.  (kahkahalar)


Çırpılmış yumurtayla sade veya içine peynir,kıyma vs katılarak tavada pişirilen omlete ne ad verilir?
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.