• Sık kullanılanlara ekle
  • Açılış sayfam yap
  • Sitene ekle
  • RSS
  • Kampanya Sözleşmesi
  • Künye
  • milliyetemlak.com
  • Ara
  • Getir
  • İMKB -0,11
  • EURO2,9560-0,03
  • USD2,1420-0,05
  • ALTIN88,43000,56

Doktorlara takılarak...

23:04 | 07 Ekim 2010

İzin süresince fırsat düştükçe, sık sık doktorlardan söz ettik, yanlış anlamayın, bazısının kulaklarını çınlatarak, bazılarını andık, gülüp geçtik...
Rahmetli Kaya Çilingiroğlu’na hemşerisi bir hasta gelmiş, muayene etmiş, ilaç vermiş, bir de perhiz listesi, hasta Karadenizli doktor gibi. Üstelik meraklı, iki gün de bir rahmetliyi ararmış:
“Şu ilacı yemekten sonra mı alayım, yemekten önce mi?”
Bir, üç, beş... Kaya Çilingiroğlu’nun tepesi atmış ama, kendisini tutmuş...
*   *   *
Hasta bu defa tanıdıkları araya sokmuş, sorduruyor:
“Şunu yemesem olur mu, bunu yemesem olur mu?”
Hastanın bir yakını yine yemekleri sorunca Kaya Çilingiroğlu’nun tepesi atmış:
“Kıçımı yesin!”
İki gün sonra adam çıkagelmiş:
“Yemekten önce mi, yemekten sonra mı?”
Rahmetlinin cevabını merak edenler, onu tanıyanlara sorsunlar ve de ruhuna bir fatiha okusunlar.
*   *   *
Çok anlattığımız bir fıkradır ama, dikkat ettik hâlâ dinleyeni var, pek hoşlanıyorlar.
Doktor hastayı muayene etmiş, ilaçları vermiş ve sonra tembihlemiş:
“Günde beş sigara, bir ay sonra yine gel!”
Bir ay sonra doktor muayene etmiş:
“Yok kardeşim beş tane çok, sen bu sigarayı dörde düşür. Bir ay sonra gel!”
Bir ay sonra sigara günde üç taneye düşmüş, sonra iki taneye ve bir taneye...
Doktor kestirip atmış:
“Sen bu sigarayı kes, hiç içme!”
Hasta boynunu bükmüş:
“Doktor bey, ben hiç içmezdim, sen beş tane ile başlattın!”
*   *   *
Meşhur Mazhar Osman’ı Büyükada’ya bir hastaya çağırmışlar, hasta çok varlıklı, zengin bir adam, Mazhar Osman adamı iyice muayene etmiş:
“Maşallah iyisin, önemli bir şeyin yok!”
Belli, hasta boğazına düşkün, bu defa yiyecekleri sormuş:
“Şunu yiyebilir miyim?”
“Yersin, ne istersen yiyebilirsin!”
“Et, tavuk, balık!”
“Onları da yiyebilirsin!”
“Börek?”
“Elbette!”
“Ya fasulye pilakisi?”
“Yoo onu yiyemezsin, seni bir daha görmem lazım!”
*   *   *
Dönüş için vapura binmişler, Mazhar Osman’ın asistanı Prof. Necmeddin Polvan merak etmiş:
“Hocam fasulye pilakisi yemesine niçin izin vermediniz?”
Mazhar Osman gülmüş:
“Onun, elli lirasını daha almadan, pilaki yemesine izin vereceğimi mi sandın?”
*   *   *
Ve tabii Neyzen Tevfik’in, tıp hekimleri için yazdığı taşlamayı andık:
“Bir hazakat-zedeyim midemi tıp tepti benim,
Kırk katır tepse yıkılmazdı şu nazik bedenim.”

YAZARLARDA ARA

©Copyright 2010 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.