Geri Dön

Güzel günler göreceğiz

Teknik Direktör Kemal Özdeş ile ilk maçında sahadan beraberlikle ayrılan sarı kırmızılı ekip gelecek adına umut verdi. Göz Göz’ün ligde açtığı yeni sayfaya umutlu bakan usta kalemlerimiz: “Artık bu takımı yepyeni bir dönem bekliyor. Bu büyük camia sabırla arzulanan günlere kavuşacaktır” dedi.

Güzel günler göreceğiz

Bülent Buda: Kazanılmış maçlardan kötü, kaybedilmişlerden hallice. Öyle olunca da sonuç beraberlik. Kemal Özdeş ilk maçında karşılaşma öncesi sakatlanan Gassama’nın yokluğunda tercihini Alparslan’dan yana kullandı. Dizilişin bütünü beklendiği gibi, şaşırtıcı bir seçim yok. Oyuna hamleler normal. Yasin dışarı alınışından hoşlanmadı. Neden acaba? Oyuna hızlı ve atak giren taraf konuk Bursa. İlk dakikalarda özellikle Göztepe’ye ürkütücü bir biçimde bastı. İlk dakikalardaki net pozisyonları Beto önledi. İlerleyen dakikalarda oyun dengelendi. Göztepe az da olsa ataklarda öne geçti. Lakin karşı kaleyi sıkıntıya sokacak, etkili şut kullanımı ile kanat etkinliğinde de yetersiz kalınca bunlara bağlı olarak net pozisyon üretiminde eksik kaldı. Göztepe’nin özellikle Bornova’da sergilediği etkileyici, baskılı, coşkulu futbolunun uzağında duruyor haftalardır. Oyun alanında işler doğru gitmediğinde kulübede yeterli katkıyı veremiyor. Ligin ilk yarısının son haftasına girilmesinin bu bağlamda fırsat olduğunu vurgulamalıyız. İlk yarı boşluğu ile dinlenmiş haliyle sıkı bir kamp döneminin Kemal Özdeş için bir fırsat olduğunu düşünebiliriz.
Fatih Tanfer: Göztepe rakibi Bursaspor karşısında bilhassa ilk 20 dakikada etkisizdi. Bursaspor topu koşturdu, Göztepe ise topun arkasından koştu. 20. dakikadan sonra, lüzumsuz dip savunma anlayışını terk edip defans öne çıkınca takım boyu kısaldı daha iyi pas oyunu yapmaya başladı ve oyunda dengeyi sağladı. Ancak akan oyunda ceza sahasında pozisyon bulamadı. Çünkü iki beki, Alparslan ve Berkan kanat hücumlarına katılamadı. (Berkan gittiği zaman da geriye dönemeyip arkasında büyük boşluklar bıraktı.)
- Sezon başında Göztepe’nin iki beki Gassama ve Traore’nin ne kadar önemli oyuncular olduğunu bu maçta bir kez daha gördüm.
- Kanatları iyi kullanan ve hücumcuların hızı üst düzeyde olan Göztepe’de bu maçta üretkenlik yoktu. Kısacası takım halinde oyuncular beklenen seviyenin altında kaldılar. Hayal kırıklığı yarattılar. Futbol psikolojik bir savaştır. Korkan ve paniğe kapılan kaybeder. Göztepe’de doğru takviyelerle ‘agresif, coşkulu ve kazanma alışkanlığı’ olan bir Göztepe’nin oluşacağına inanıyorum. Ancak uzun lig maratonunda böylesi inişli çıkışlı grafikler olabilir. İnancın desteğin ve sevginin artması ön koşuldur.
Mehmet Demirtaş: Göztepe yaklaşık 1 aydır kazanmayı unuttu. Bunun sonucunda fatura Bayram Bektaş’a kesildi ve yerine acilen Kemal Özdeş getirildi. Elbette Kemal Hoca’nın elinde sihirli değnek yok. Süper Lig’de ikinci sezonunu yaşayan Göztepe’nin kadro mühendisliğini de Kemal Özdeş yapmadı. Zaten Göztepe yönetimi de şampiyonluk sözü vermedi kimseye. Hedef ney? Yeni stadın ve tesislerin bitmesi ondan sonra gelecek olan şampiyonluk ve de Avrupa... Mantıklı mı? Evet sonuna kadar mantıklı. Çünkü Türk futbolunun içinde bulunduğu borç batağı ortada. Güçlü başkan Mehmet Sepil ve arkadaşları gelecek adına uygun ve de emin adımlarla ilerliyor. Bu noktada alınan ve de alınacak kötü veya iyi sonuçlarda Efsane Göztepe taraftarına da büyük iş düşüyor. Yılmadan, yıkılmadan takımlarını sonuna kadar her zamankinden daha fazla desteklemeli ve de sabırlı olmaları gerekiyor. Bu bağlamda devre arası Göztepe’ye ilaç olacaktır. Kemal Hoca’nın bilgi ve birikimine güveniyoruz. Göreceksiniz ki ligin ikinci yarısında çok daha farklı güzel günler göreceğiz benim buna inancım tam. Onun için tam destek, hep destek...

Akhisarspor yenilgiyi yenilgiyi hak etmedi

Bülent Buda: Kayseri’de sergilenen futbolun kalitesi 3 puanlık değildi. Bir puan alınsaydı fena olmazdı. Pas oyununda, topun yönünü değiştirmelerde oransal olarak iyi olmalarına karşın ataklara net final vuruşlarını taşıyamadılar. Öyle ki maçın bütününde “Bu da kaçmaz” diyebileceğimiz tek pozisyonu yok Akhisar’ın. Kayseri’nin ilk yarıda üç direk arasını tutturamadığı tek pozisyonu var. İkinci yarı ev sahibi yine üstün görünüyor ama öyle ahım şahım pozisyonları yoktu. 75. dakikada Assamoha’ya o gol kafasını Caner vurdurmamalıydı. İlk yarının son maçında Akhisar kendi sahasında Konya’yı yenmek zorundadır. Kadro kalitesi puan cetvelinin son sıralarını hak etmiyor.
Fatih Tanfer: Akhisar’ın oynadığı oyunla, Kayseri karşısında en az bir puan hakkıydı diye düşünüyorum. Doğru bir oyun planıyla oynadı. Orta alanda Sisokko, Serginho ile Kayserispor’un pas bağlantılarına müsade etmezken Jose oyunu iyi organize etmeye çalıştı. Soldan Güray bindirmeler yaptı. (Güray Kayserispor’a ne yapmış ki? Ayağına her gelen topta yoğun ıslıklandı.) Akhisar rakibine ön alanda baskı uyguladı. En önemlisi sahada alan paylaşımları doğruydu. 65. dakikada oyuna Regeten ve Manu’yu alarak hücum için ailece üstüne gelen Kayseri’nin ağır defansını konrataklarla yakalamayı planladı. Akhisar’da piyot santrfor eksikliğini bu maçta bir kez daha gördük. Ama futbol bu her şeyi doğru yaparsın, bir gol yersin bütün emeklerin boşa çıkar. 75. dakikada 35 metreden gelen topa kafa vuran Assamoha golü buldu. Yazık oldu. Akhisar, gol sonrası oyunun hakimiyetini ele geçirdi. Elbette hücum çıkışlarında arkasında boşluklar da bıraktı. Ancak yoğun baskısına rağmen istediği golü atamayarak rakibine 3 puanı teslim etti. Futbolun gerçeklerinden biridir. Mücadele eden takım maç kaybetmez derler ama Akhisar adına bu maçta böyle olmadı. Büyük çaba boşa gitti. Akhisar’ın yol haritası belli. Amaç bu ligde kalmak olmalıdır. Onun için öncelikle bu hafta Konyaspor karşısında gerçek gücünü göstermeli.

Koşar adım Süper Lig'e

Bülent Buda: Bir dış saha maçında bir takımın başına gelebilecek en güzel şey 25 dakikada üç farkla öne geçmektir. Ona ulaştıktan sonra ne beklenir? Farkın daha da açılması. Öyle olmadı. 3 gol yemesine karşın boşvermeyen, galibiyetsiz Karagümrük’ün genç adamları iki gol atarak Denizli’yi sıkıntıya soktu. Furkan, eski günlerini anımsatan savunma arkası koşularını yine yapıyor. 4 koşudan 3’ü adrese teslim. İlkinde Recep, ikincisinde Ziya. 15 dakikada tabelada iki gol. Oyun 3-2’ye geldikten sonra 79. dakikada Karabük’ün etkili bir atağında Furkan’ın akılcı kademesiyle önlediği olası bir gol pozisyonu da var. Önemli olan 3 puan diyelim. Haftaya ilk yarı bitiyor. İç sahada İstanbul’dan alınacak 3 puanla Denizli zirvedeki yerini pekiştirir. Kendilerine ve sevenlerine değerli bir yeni yıl armağanı sunarlar.
Fatih Tanfer: Denizlispor çok önemli 3 puan aldı. Rakibi Karabükspor’un lig sonuncusu olduğuna bakmayın. Sert bir takım, çok koşuyor ve mücadele ediyor. Ancak 25 dakikada 3-0’ı yakalamışsın, çok daha rahat huzur içinde maç izletebilirdin. Denizlispor, rakiplerininde iki haftadır kaybettiği puanlar sonucunda 5 puan farkla puan cetvelinde 2. sıraya yerleşti. 1 gol ve 1 puanın çok şey ifade ettiği Süper Lig’in avucunun içinde olduğu dönemde olan Denizlispor’un cuma akşamı İstanbulspor karşısında her zamankinden dikkatli ve çok daha güçlü futbol oynaması gerektiğine inanıyorum. Futbolun güzelliklerinden biri de kötü oynarken galip gelmektir. Bunu başardı.
Mehmet Demirtaş: Son 8 maçta baştan aşağı değişen ve hedefe odaklanan Denizlispor, aldığı puanlarla da kendini diri tutuyor. Oynadığı ve izlettirdiği futbol bulunduğu ligin çokça üzerinde. Süper Lig’e olan hasretleri ortada. Bu durumu göz önünde bulundurarak adım attılar. Bu sezon adeta kendilerini baştan yarattılar. Olabilecek bütün senaryolara hazırlıklı, diri ve istekliler. Rakip her kim ve ne ise tek bir parolaları var o da; “Galibiyet.” Karabükspor karşısında deplasmandaki 3-2’lik galibiyetleri ise zorlandıklarını değil aksine saha içinde yanlış yaptıkları şeyleri de görmelerine sebep oldu. En önemlisi rehavete kapılmanın sonuçlarını görmüş oldular. Denizlispor benim için bu Lig’in en iddialı ve en dinamik ekibi. Liderle aralarındaki farkın ligin ikinci yarısında değişeceğine inancım tam. Haydi Denizlispor. Durmadan emin ve doğru adımlarla Süper Lig koşunu tamamla.

Harikasınız gençler

Bülent Buda: 10 haftalık yenilgisizlik. Azımsanacak bir olgu değil. Yoğun baskı altında Bolu etkili ataklarını sürdürürken Sefa’nın birinci sınıf kafa vuruşuyla gelen gol zorlu bir süreci aşmanın ilk adımıydı. Boluspor’un eşitlik golü erken gelince oyun tekrar Bolu’nun kesin üstünlüğüne büründü. Özellikle ikinci yarıda yüksek oranda pas hatası, top kaybı Altınordu’da alıştığımız görüntüler değildi. Bu dönemde Boluspor’un uzak ara atak üstünlüğü ile giderek sıklaştırdığı gol arayışları nedeniyle Altınordu’nun haliyle oyun dengesini bozdu. Bu aşamada günün öne çıkan futbolcusu kalesini büyük bir istekle koruyan Erce’ydi. 65. dakikada Deniz’le, Yusuf’la gole dönüştürülemeyen ya da kaleci Gökhan’ın önlediği fırsatlar oldu. Bolu’dan çıkarılan 1 puan kazanç sayılmalıdır.
Fatih Tanfer: Altınordu bir çok eksiğine rağmen Boluspor karşısında yenilmezlik serisini 10 haftaya çıkardı. Asla yenilgiyi kabul etmeyen bir takım oldu. Bolu karşısında yine enerjisini, gücünü ve coşkusunu sahaya yansıttı. İzmir takımlarında nedense attığı gol sonrası ilk 5 dakikada gol yeme alışkanlığı olmasa maç farklı bir sonuçla bitebilirdi. Altınordu’yu seyrederken insan oynadığı futbol anlayışına, temposuna ve inancına hayran kalıyor. Böylesi zor maçtan alınan bir puan bence büyük başarıdır. Altınordu’da yüreğini sahaya yansıtan ve oyun felsefesini doğru uygulayan tüm oyuncuları kutlarım. Ancak kaleci Erce ve Murat bu maçta öne çıkan isimler oldu. Tebrikler Altınordu.
Mehmet Demirtaş: Altınordu adete kendini buldu. Ligin başında çok da istikrarlı bir çizgi yakalayamasalar da son 10 haftalık süreçte yenilmezlik serisi yakaladılar. Dinamik ve istekliler. Sistemleri, sahadaki duruşları ve oyunu isteyişleri tamamen ortada. Hüseyin Hoca’nın ve Altınordu’nun gerçeklikleri teker teker maçlarda önümüze çıkıyor. Takımın dengeleri süper. Devre arasına girmeden önlerinde bir tek Giresun maçı kaldı. Evlerinde bu engeli de rahatlıkla aşacaklarını düşünüyorum.

Kenetlen artık Altay

Bülent Buda: Her hafta farklı futbolculara yönelişler, arayışlar. Ya da çırpınışlar ile çaresizlik mi demeliyiz? O sevince boğulduğumuz balayı günlerini özlemle anıyoruz. Yedikleri gole kadar ortada geçen, pozisyon etkinliği kısıtlı bir oyundu. “Bu oyun eşitlikle biter” derken duran bir yüksek top, seyirci Emre ile savunmacılar bir kafa ve gol ile yıkım. Daha da ironik olanı golden sonra 3 net gol pozisyonunu 3 direk arasından geçiremeyen Altay’lı futbolcular. Niye gol yedikten sonra arayışlar, çırpınışlar başlıyor. Madem basabiliyorsun, pozisyon üretiyorsun gol yemeden önce bu eylemleri neden yapmıyorsunuz. Uzatmayalım. Altay her hafta giderek biraz daha eriyor. İyi ki ilk yarının sonuna geldik. Ben radikal değişimler bekliyorum.
Fatih Tanfer: Osmanlıspor karşısında kaybettiği 3 puanla kötü gidişine dur diyemedi. Sezon başında bizler dahil hiçbirimizin aklından bu noktalara gelineceği tahmin bile edilmiyordu. İlk yarı her iki takımda saha şartlarının ağırlığı ve birbirlerini kontrol etme anlayışı yüzünden üretkensizdi. Ancak Atakan’ın müsait pozisyonda Marco’ya vermeyip şut atması ve bir de Kapell’in bir pozisyonu vardı. İkinci yarıda Altay’ın oyun anlayışında değişen bir şey olmadı. İki kanadı da iyi kullanamadı. 77. dakikada Aganovic’in şutunu Muhammed’in boş kaleden çıkarması Altay adına şanssızlıktı. Altay golü kaçırdı, 88. dakikada Burhan’ın duran toptan golüne engel olamadı. Sonrası ne oldu? Uzatmalarla beraber üç net pozisyonu değerlendiremedi. Bu maçın hakkı bu değildi. Ancak sonuç ve puan cetvelindeki yerde beğenilmese de böyle. Artık Altay’lı futbolcuların durumun ciddiyetini kavrayarak, güçlerini bilerek gerekli puan ve puanları almasının şart olduğunu düşünüyorum.
Mehmet Demirtaş: Altay adına şunu net bir dille söylemeliyim ki işler hiç de iyiye gitmiyor. Kaçan puanlar ve geride kalan haftalar Altay adına tam anlamıyla bir kayıp. Kısa ve de net bir an evvel aklı selim kişilerin duruma el atması gerekiyor. Yönetim, teknik heyet, futbolcu grubu ve de güçlü taraftarın kenetlenmesi öncelikleri olmalı.

Bal Kes’te ‘Doğa’ İle gelen mutluluk

Bülent Buda: Futbolun bilinen sloganıdır; “Sahada 11 kişiysen eksik sayılmazsın.” Lakin oyun alanından da kötü sonuç çıkarsa olayı cezalılara, sakatlara bağlarız. Balıkesir şu günlerde “Ne şekilde olursa olsun alanda 11 kişiyiz ve biz bir takımız” diyebilmenin gururunu yaşıyor. Adana Demirspor sıkı bir takım. Geriye düşüyorsunuz hiç bir şekilde vazgeçmiyor, basıyor, zorluyor inatla amaca ulaşmayı sürdürüyorsunuz. Nizamettin harika bir çizgi yakaladı. Forvet arkası pozisyonunda bütün aksiyonlar içinde ve de atılan gollerin çoğunda o var. Giray Hoca ile arkadaşlarını kutluyorum. 55. dakikada Doğa ile Foxi iki hamle birlikte teknik birimin tüm kadroya inancını simgeliyor. Doğa’nın ikinci goldeki eylemleri ile attığı gol sonrası sevinci çok duygulandırıcı. Bu bağlamda tribünlerdeki 1500 izleyici Balıkesir’in büyüklüğü ile tezat oluşturuyor. Lütfen tribünleri doldurun coşkuyu, sevinci birlikte paylaşın.
Fatih Tanfer: Futbolseverlere göre Balıkesirspor inanılmaz sonuçlar alıyor. Bizim 90+3 ekibine göre bu sonuçlar hiç de sürpriz değil. Bu ligin güçlü oyuncularından kurulu bir ekip. Ortaya çıkan ekonomik sorunlar çok güçlü olduğuna inandığımız seyircisinin bu sevgisini takıma gösterememesi ve benzeri sorunlarla bu noktaya geldi. Balıkesirspor ilk 5 sıradaki Denizlispor hariç her takımı yendiler. Bu hafta Adana Demirspor karşısında da mağlup duruma düştükten sonra mücadele ve heyecan üst düzeydeydi. Rakiplerinin oyun sistemini çözdüler ve Giray Hoca’nın doğru hamleleriyle maçı çevirdiler. Bütün oyuncular güçlerini en üst seviyeye çıkardılar. Nizamettin, Okan, Oğuz büyük çıkış içindeler. Doğa da son dakikadaki golüyle kendine güvenenleri mahcup etmedi. Balıkesir’in her zamankinden fazla taraftarının ilgisine ve sevgisine ihtiyacı var.
Mehmet Demirtaş: Balıkesirspor için kırılma noktası Gençlerbirliği maçı oldu. Kimse onlardan bu galibiyeti beklemiyordu. Eski günlerin ve dolu tribünlerin özlemini çeken bir Balıkesirspor vardı. Son 6 maçın 4’ünü kazanmaları da bu kırılma ile oldu. Son olarak evinde iddialı ve formda olan Adana Demirspor’u yenmek tam anlamıyla takıma doping oldu. Sonuna kadar yürümelisin Bal Kes...

7 yaşındaki çocuk okuldaki hücrede darp edildiABD'de bir okulda çocukların cezalandırılması için hücre yapılması ve burada 7 yaşındaki bir çocuğa uygulanan şiddetin görüntüleri ülkeyi ayağa kaldırdı. Olayla ilgili soruşturma başlatılması sonrası, çocuğa şiddet uygulayan görevli intihar etti.
14 Aralık 2019 Magazin Bülteni14 Aralık 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber