Avrupa doğumlu iddialı Koreli

Hyundai’nin Avrupa’da geliştirip ürettiği üçüncü nesil i30, bu yüzden popüler rakiplerine karşı iyi silahlarla donatılmış. Sert görünümü, küçük hacimli motorları, konforu ve teknolojik donanımları, onu iddialı yapıyor

Avrupa doğumlu  iddialı Koreli

Asla kıvırmayacağım ve de saklamayacağım; bundan yıllar önce birinci nesil i30’la ilk karşılaşmamda, kendisinden çok şiddetli elektrik alamamıştım. “Voltaj düşüklüğü”nün nedeniyse, otomobilin tasarımının, bana, tasarımcıların masa başında biraz aceleci davrandıklarını çağrıştırmasıydı. Özellikle arka kısmı, kendine özgü bir otomobilden çok, o dönemdeki bazı popüler Alman otomobillerini çağrıştırıyordu. İç mekanı, konforu ve motor seçenekleri, bu önyargılarımın çoğunu kırsa da, aracın dışına çıktığımda yine aynı şeyleri düşünmeye başlıyordum...

Avrupa doğumlu  iddialı Koreli

Lakin, 3. nesil i30’la birlikte bu modele bakışımın da hayli değiştiğini söylemeliyim. Zira artık Almanya’da geliştirilen i30, fazlasıyla Avrupai bir hal almış, rakiplerine ayak uydurma konusunda ciddi yol almış. Hatta logosunu kapatsanız, özellikle arka tasarımının Avrupa markalarından birine ait olduğunu söyleyecek çok kişi çıkacağına da eminim. Bu denli de iddialı konuşuyorum yani... Çünkü Koreli markanın tasarımcı ve mühendisleri, Avrupa’da hangi tasarım unsurlarının moda haline geldiğini, insanların ne gibi detaylardan hoşlandıklarını, nelere dikkat ettiklerini çok daha iyi analiz etmişler gibi görünüyor.

Yani, sonuçta Rüsselsheim kentindeki binadan çıktıklarında, önlerinden geçen caddede rakipleriyle burun buruna geliyorlar zaten. Eh, hal böyle olunca, farklı bir “eser” ortaya çıkarsalar şaşardım... Caddeyi nereden mi biliyorum? E, gittim de ondan!..

‘Sert’imdir biraz!

Otomobilin tasarım unsurları konusunda her zamanki gibi “ahkam” kesmek niyetinde değilim. Sonuçta fotoğraf denilen şeyler, bunun için var. Ben size yazıyla ne kadar anlatmaya çalışsam da, otomobil fotoğraflarda her şeyi kendisi gösteriyor zaten!

Ancak şöyle bir üzerinden geçebilirim sanırım (dayanamadı yine!). Yeni i30’un ön görünümü, bu kez “ciddi” ve “sinirli” bir tavır kazandırmış otomobile. Zira dile gelse, “Sertimdir biraz!” derdi sanki...

Bunun yanında aracın genelinde de sert hatlar bulunduğu gözden kaçmıyor. Yan bölümde ön farlardan arka stop lambasına kadar uzanan ve iki aydınlatma unsurunu birbirine “kavuşturma” kaygısı varmış gibi görünen kalın bir çizgi yer alıyor. Bu da, kapıların alt kısmındaki çizgiyle sert hatlar anlamına geliyor ki, başarılı olmuş. “Köşeli”ymiş izlemini veren asıl bölümse, arkası tabii. Zira buradaki çizgileri tek tek anlatamayacağım. Görüyorsunuz zaten. Ancak i30’a tamamen farklı bir kimlik verdiğini söyleyip, bitireyim bu faslı... Sadece, Rüsselsheim’daki caddede en çok rastlanan Alman modellerinden referanslar da yok değil!

Konforlu vallahi...

İç mekana gelirsek... Sade ancak kaliteli görünen, yine tamamen kendine özgü unsurlar taşıyan bir iç mekan olduğunu söylemeliyim. Eşya koyma yerleri, 8 inçlik dokunmatik multimedya ekranı, zarif bir çizgi halinde duran klima kontrolleri, iri göstergeler ve yol bilgisayarı ekranı filan derken, otomobilde gereken her şey var zaten. Panoramik tavan ile alırsanız, iç mekan hayli ferah hissettiriyor. Bununla birlikte sessizliği, “tıkırtı”ları olmaması da cabası... Konfor öncelikli süspansiyonlara ise diyecek söz bulamıyorum. Gayet başarılı geldi...

Teknolojik donanımlarının bolluğu, 1.6 lt dizel ve otomatiğin yanı sıra 1.4 lt 140 PS’lik turbo benzinli seçeneği, başarılı renk seçenekleri derken, bence orta sınıfta başarıyı hak edebilecek bir seçenek olmuş... Fiyatları, benzinli motorla 76 bin TL civarından başlıyor...

Avrupa doğumlu  iddialı Koreli
Garsonla konuşur gibi!

Neyin nesi?

Hahahaha, şirin şey! Başladı yine 100 yıllık “klasik” sorusuyla iç sesim... Hyundai’nin Avrupa için ürettiği i30’un üçüncü nesli. Evet, iki nesli daha vardı zira... Üstelik Avrupa’da, çok yakınlarda üretiliyor... Tamamen yeni bir otomobil değil yani... Ama bazı unsurlarıyla, yakın geçmişte Almanları bile kıskandırdığını söyleyeyim...

Neleri var?

Mönüyü istettim geliyor!.. Tamam, seninle dalga geçiyorum artık! Bir an benle değil de, garsonla konuşuyorsun sandım çünkü! Otomobil, Avrupa pazarlarında çokça rastlanan ve istenen teknolojik donanımların çoğuna sahip. Dokunmatik iri multimedya ekranı, bu ekranda Apple CarPlay, Android Auto bağlantı özellikleri, telefon için kablosuz şarj etme özelliği filan mevcut. Bunun yanında donanım paketi seçeneklerine göre Otomatik Acil Frenleme, Akıllı Hız Sabitleyici, Araç Şerit Takip Sistemi, Arka Çapraz Trafik Uyarısı, Yokuş Kalkış Desteği, Kör Nokta Uyarısı filan gibi bir dolu güvenlik unsuru da bulunabiliyor. Başka arzun var mıydı?

Motor seçenekleri neler?

Vallahi, üç tane (ikisi benzinli) motor seçeneği mevcut. 1.4 lt 100 PS ve 1.4 lt 140 PS benzinli motorların yanında, 1.6 lt 136 PS’lik dizel var. 140 PS’lik motorun turbo beslemeli olduğunu söylemiştim zaten. Bendeniz, dizeli kullandım ve i30’a her zamanki gibi çok yakışmış buldum. Otomatik DCT vites kutusu, gerçekten yumuşak geçişli, üstelik de ortalamada 100 km’de 6 lt civarında tüketiyor. Benzinli 140 PS’lik motoru da merak etmiyor değilim tabii... Üstelik onun da 7 ileri DCT otomatik seçeneği mevcut.

İnanılmaz görüntü! Akın akın geldiler...TEKNOFEST'in düzenlendiği Atatürk Havalimanı çevresinde yoğunluk yaşanıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber