‘Büyümeye KGF ivme kattı’

93. kuruluş yıldönümünü kutlayan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, alınan tedbirlerle, ağırlıklı olarak KGF kredilerinin etkisiyle büyümenin iyi ivmelendiğini söyledi

‘Büyümeye KGF ivme kattı’

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Alınan tedbirlerle, özellikle Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletli kredilerin etkisiyle büyümenin iyi ivmelendiğini görüyoruz. Öncü göstergeler de bu toparlanmayı teyit etmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Bali, bankanın 93. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, geçen yıldan bu yana küresel ekonomik sıkıntılar açısından bakıldığında, daha da yoğunlaşan gündemlerin söz konusu olduğuna işaret etti.

Bali, “Avrupa Birliği’nde kriz sırasında ekonominin canlandırılması için toksik varlıkların satın alınması gibi yollara başvurulurken bizde KGF enstrümanının çok iyi bir zamanlamayla ve iyi bir şekilde uygulandığını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Çok kısa süre içinde 185 milyar liralık bir limitin bankalara tahsis edildiğini, bunun yine kısa süre içinde kullandırılmasında bankacılık sisteminin iyi bir sınav verdiğini belirten Bali, şunları kaydetti:

‘Hep kamuyla gitmez’

“Biz daima kamunun öncülüğünde bir büyüme modeli götüremeyiz. Şimdi bütün mesele, bu ivmelenmeyi daha kalıcı kılacak ve sadece kamunun öncülüğüne dayanmaksızın da gerçekleştirecek şekilde önlemler almak. Ben bunu şuna benzetiyorum; eskiden araba marş basmadığı zaman itilirdi, bir süre sonra motor çalışır, ondan sonra bırakırdınız. İlk önce siz iterdiniz yani, ondan sonra kendi dinamiğiyle giderdi. Kamu bu anlamda gereğini yaptı, şimdi de ekonominin kendi dinamiğiyle gitmesini sağlayacak özel kesim inisiyatiflerine ihtiyaç var.

Özel kesimin sadece tüketim harcamaları ile değil, yatırım harcamaları ile de büyümeyi desteklemesi gerekir. Burada dış konjonktür de önemli. Dış talepte, özellikle Avrupa ekonomilerindeki toparlanmalara bağlı olarak bir miktar canlanma var. Bu da destekleyici bir unsur.”

‘Aslanlar gibi direniyoruz’

Global ekonomik sıkıntılar ve bunların ülke ekonomisine etkilerine de değinen Bali şu değerlendirmede bulundu:
“Bizim kendi bölgemizde yaşanmış ve yaşanmakta olan jeopolitik gerilimler, küresel krizin faz değiştirse bile hala etkilerini sürdürüyor olması, Avrupa’daki borç krizi, Fed’in tahvil alımlarını azaltacak olması, bunun bizim de dahil olduğumuz gelişmekte olan ülkeler grubuna sermaye akışlarını etkileme potansiyeli, yurt içinde de bu arada olağandışı, epeyce siyasi ekonomik gelişmeler. Hatta hiçbir öngörüde yer almayan darbe girişimi dahil hadiselere rağmen ülke olarak hem yurt içi hem yurt dışı sıkıntılara karşı tabir yerindeyse gerçekten aslanlar gibi direniyoruz. Avrupa’ya baktığınız zaman görüyorsunuz, Yunanistan’ı saymıyorum bile, hep çift basamaklı sorunlu kredi oranları var. Onun için aslanlar gibi direniyoruz hala diyorum. Yapısal olarak hakikaten sağlam olan makroekonomik temellerimiz yeri geldiğinde karşılaştığımız sorunları çözmede de bize esneklik sağlıyor.”

‘Dijitalleşmeyi iyi kavradık’

İş Bankası’nın dijitalleşmeyle ilgili çalışmalarına da değinen Bali, tarihsel geçmişine bakıldığında bankanın teknoloji alanındaki büyük dönüşümlere öncülük ettiğini vurguladı. Teknolojik gelişimi ve dijitalleşmeyi nihai kullanıcı ile nihai sunucu arasındaki mesafenin kısalması ve etkinleşmesi şeklinde ‘aracısızlaşma’ olarak anladığının altını çizen Bali, bu konuda da öncü olabilmek için yenilikleri yerinde görüp, trendleri yakından izlediklerini belirterek “Mesela Silikon Vadisi’nde iştirakimiz SoftTech’in altında bir oluşumumuz var. Genç arkadaşlarımız, yöneticilerimiz sürekli orayı ziyaret ediyorlar. Ben de orada bir süre bulundum. Bölgedeki bütün o atmosferi, iklimi ve inovatif kültürü sonuna kadar hissedecek şekilde çalışıyoruz. Teknolojik gelişmeyi, dijitalleşmeyi iyi kavradığımızı düşünüyorum. Ve kavradığımız şeyi hayata geçirme konusunda çok iyi yoldayız. Çok ciddi bir müşteri sayısına eriştik” dedi.

‘En fazla biz kullandırdık’

İş Bankası’nın KGF kefaletli krediler konusunda önemli bir performans gösterdiğini belirten Adnan Bali, “Biz KGF kefaletli olarak 18,5 milyar TL kredi kullandırdık. Bu desteğimiz tüm KOBİ’lere ve KOBİ ölçeği dışında kalan firmalara il/ilçe bazında nakış gibi işlenerek, 2 ay gibi kısa bir sürede sağlandı. Ayrıca en fazla KGF kredisi veren banka olarak, bu kredilerin çok büyük bölümünü yeniden yapılandırma maksatlı değil, yeni kullandırım şeklinde amacına uygun olarak müşterilerimize sunduk” açıklamasında bulundu.

‘Siyasi etkiye en uzak kurum İş Bankası’dır’

İş Bankası’nın sahiplik yapısına atfen zaman zaman ortaya çıkan tartışmalar ilişkin Bali, şunları kaydetti: “Bu miras hukuku ile ilgili bir durum. Atatürk paylarını temsilen hisse yapımızda bir politik partinin varlığı söz konusu. Bu tamamen temsili, ekonomik yok. Politik partinin varlığı politik etkiye açık olduğumuz, maruz kaldığımız anlamına gelmiyor. Politik etkiye açık olmak için, illa bir politik partinin sermaye yapınızda olması da gerekmez. Sermayesi itibarıyla bakıldığında hiç böyle bir yapısı olmayan, ama politik etkiye de açık olan kurumlar, kuruluşlar olabilir. Bu kurumun genel müdürü olarak çok açık, çok net şunu söyleyebilirim; politik etkiye açık olmayan, siyasi etkiye ne olursa olsun en uzak kurum İş Bankası’dır.”

‘Kur, rekabete sıkı güç kattı’

Adnan Bali, döviz kurları, cari açık ve enflasyon beklentileriyle ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı: “Kurlar, son dönemde belli bir istikrar içerisinde gider gibi görünüyor. Ama yükseldiği yer itibarıyla bakıldığında, Türkiye için bir rekabet gücü de yaratmış durumda. Bu rekabet gücü ile öngörülebilirlik bir arada olduğu zaman ve Avrupa ekonomileri, yani en büyük ihracat gerçekleştirdiğimiz ekonomiler bu toparlanma sürecine devam ettiğinde ekonomiye dışarıdan da bir büyüme imkânının gelebileceğini öngörebiliriz. Turizmde çok ciddi bir dip yaptıktan sonra bir miktar canlanmayı görmeye başladık. Ama hâlâ cari açık açısından beklenen katkıyı gösteremiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalarCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TRT Özel'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir sondaj gemisi daha alacağız. Sadece Akdeniz'de değil, Karadeniz'de hatta uluslararası sularda da bu çalışmaları sürdüreceğiz." dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber