Sen iyi ol ki projen de iyi olsun

Adım Adım ve Açık Açık adlı iki sosyal girişimin kurucusu İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim üyesi ve sosyal girişimci Dr. Itır Erhart, “İmkansız diyenleri duymayın” diyor

Sen iyi ol ki projen de iyi olsun

Itır Erhart... İngiliz edebiyatı eğitiminin ardından felsefe doktorası, ardından medya ve iletişim bölümünde hocalık... Akademik kariyeri üç benzemez. Psikiyatrist babasının yanında geçirdiği zamanlar onu küçük yaşlarda sivil toplum kuruluşları ile tanıştırmış. Ailesinin üniversite hocası arkadaşlarından çok etkilenmiş. Küçük yaşlarda akademisyen olmayı aklına koymuş. Geriye dönüp baktığında ise üniversite dönemindeki mükemmeliyetçi Itır’a tembellik hakkı tanımak istermiş. Itır, Türkiye’de sivil toplumun güçlenmesine çok önem veren ve kurucusu olduğu girişimlerle buna katkı sağlamayı hayal ediyor. Bu alanda yaptığı çalışmalardan dolayı 2009 yılında “Fark Yaratanlar” programına konuk oldu ve 2010 yılında Ten Outstanding Young Persons jüri özel ödülünü aldı, 2014 yılında ise Ashoka Fellow seçildi. Itır ile çok samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

- Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Itır Erhart. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesiyim. Toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları, spor ve medya üzerine dersler veriyorum. Aynı zamanda sosyal girişimciyim. Adım Adım ve Açık Açık adlı iki sosyal girişimin kurucuları arasındayım.

- Sizi lider ya da kişi olarak değiştiren, olgunlaştıran, buymuş dedirten bir başarısızlık anınız var mı?

Kendimi çok kötü hissettiğim, depresyon belirtileri gösterdiğim sürekli kilo kaybettiğim, uyku sorunu yaşadığım- bir dönem oldu iki buçuk yıl önce. Çok yoğundum o sıralar… Seyahatler, projeler… Belirtileri görmezden geldim. “Şimdi buna zamanım yok” dedim ve sonunda vücudum beni durdurdu. Çok sert dibe vurdum. 3 ay hiçbir şey yapamadım. Hiçbir şeyin kendi iyi olma halimin önüne geçmemesi gerektiğini fark ettim böylece… Ben iyi değilsem iş de olamaz, projeler de, ilişkiler de…

- Yönetici olan bir kadın olmak hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Sert mizaçlı, “erkeksi” oldukları. Kadınlık ve erkeklik ile ilgili kalıp yargılar maalesef iş dünyasına da yansıyor. “Kadın yönetici ise erkek gibidir” diye bir kalıp yargı var örneğin. Oysa bahsettikleri hegemonik erkeklik ve onu yeniden üreten kadınlar… O kadar farklı ve çeşitli kadın ve erkek olma halleri var ki… Bir de hayatlarında iş dışında hiçbir zevkleri olmadığı, olamayacağı…

- Sektörünüze girecek bir girişimci ve yeni mezuna önerileriniz nelerdir?

Mutlaka kendilerinden önce o alanda neler yapıldığını araştırsınlar. Sonra o işleri yapanlarla tanışsınlar. Tek başına benzer bir girişim için kolları sıvamadan bu insanlarla güçleri birleştirme opsiyonunu değerlendirsinler.

- 2030 senesinde sektörünüz nasıl değişecek?

2030 yılında artık tüm girişimler sosyal girişim olacak. Yani, girişimlerin önceliği amacı kar maksimizasysonu değil, eşitsizlik, suların kirlenmesi, iklim değişikliği gibi bir sosyal soruna çözüm üretmek olacak.

Güneşle yaşıyor

- Bir gününüz nasıl geçiyor? Güne kaçta başlıyor, kaçta bitiriyorsunuz?

Sabah 6.30-07.00 gibi kalkıyorum. Eğer sabah çok erken dersim ya da toplantım yoksa, koşuyorum, kürek ya da yoga yapıyorum. Gün dersler, toplantılar, konuşmalarla oldukça yoğun geçiyor. Akşamları, (19.00-20.00 sonrası) mümkün olduğu kadar, çalışmamaya, sanat, kızıma ve arkadaşlarıma zaman ayırmaya çalışıyorum. Eğer bir etkinlik, konser vs yoksa 23.00 gibi yatıyorum. Güneşle yaşamaya özen gösteriyorum.

- Çocuklarınıza ne kadar vakit ayırıyorsunuz?

12 yaşında bir kızım var. Onu mümkün olduğu kadar, katıldığım etkinliklere, üniversiteye, hatta sahaya, götürmeye çalışıyorum. Hayatımın içinde olduğunu hissetmesini istiyorum. İki yıldır o da bağış koşusu yapıyor. Birlikte yemek yemeyi, sohbet ederek yürümeyi seviyoruz. Film izliyoruz. Babam bana “önemli olan birlikte kaliteli zaman geçirmek” der hep. Ben de kızımla bunu yapmaya özen gösteriyorum. Onunlaysam yalnızca onunla olmaya çalışıyorum.

- 15 dakika herkesi mutlu edecek bir mutfak tarifiniz var mı?

Evet. Pesto soslu penne. Taze fesleğen, sarmısak, çam fıstığı, rendelenmiş parmesan peyniri robota atılır, sonra zeytinyağı ve değirmen karabiber (tuz eklemeyin, parmesan zaten oldukça tuzlu) eklenir. Makarna haşlandıktan ve süzüldükten sonra pesto sos ilave edilir ve rendelenmiş parmesan ile servis edilir.

Bir afiş, değiştirdi

- Mutlu kadın, mutlu erkek, mutlu eş. İş hayatında başarılı olmak bir takım oyunu. Bu yoğunlukta eşimi ihmal ediyorum tasasında olanlara ne önerirsiniz?

Hayat arkadaşlarına da, tıpkı çocukları gibi, kaliteli zaman ayırmalarını öneririm. Birlikte geçirdikleri süre boyunca telefonu, işle ilgili endişeleri, her şeyi bir kenara bırakmalarını ve yalnızca o anda, o insanla olmalarını… Karşılıklı bunu yapabilirlerse ihmal edilme tasasını ortadan kalkabilir bence. Bu bahsettiğim “kaliteli zaman” bazı haftalar yalnıza 3-4 saat bile olabilir. Yeter ki tüm benlikleri ile orada ve yalnızca o insanla olsunlar.

- Hayatınızın dönüm noktası ne idi?

Chicago’da bir otobüs durağında Team in Training’in “Maraton koşmak zor mu zannediyorsun, kemoterapiyi dene” afişini gördüğüm an.

- Hedeflerinizi nasıl koyarsınız?

Hem kısa, hem orta vade, hem uzun vade hedefler koyarım. 10 yılda olmak istediğim yerle başlayıp bugüne doğru gelirim.

Hayali, astronot olmak

- İşte sizi çıldırtmak için ne yapalım?

Cinsiyetçi, ayrımcı, ayrıştırıcı ifadeler kullanın ve karşınızdakini dinlemeden konuşmaya devam edin.

- Şu an bu işi yapmıyor olsaydınız ne yapıyor olurdunuz?

Astronot olurdum. Hala hayalim var!

- İşte kilitlendiğinizi hissettiğinizde ne yaparsınız?

O his geçene kadar açık havada yürürüm

- Çantanızda olmazsa olmaz ne var?

Yanımdan hiç ayırmadığım kırmızı cam bilye

- Gizli kahramanız kim?

Virginia Woolf

BinYaprak nedir?

Kız kardeşim! Biz çalışma hayatında birbirimize destek olmak için BinYaprak’ta hep bir arada olan kadınlarız. Dijital işte kız kardeşlik networküyüz. İlham veren İlk Yapraklarımız, bize destek olan İlham Veren Şirketlerimiz, aklımızdaki soruları cevaplayan ve cesaret veren kadınlarımız, kadının iş hayatında yükselmesi için ben de varım diyen erkeklerimiz ile 10 bin üyelik ‘ilham ve destek platformuyuz. Hikayenin ve tecrübenin biricik olduğuna inanıyor ve seni çok merak ediyoruz!

Emine Bulut, adım adım ölüme böyle götürüldü!Kırıkkale’de Emine Bulut'un (38), eski eşi Fedai Varan (43) tarafından 10 yaşındaki kızları F.B.V.'nin gözleri önünde adım adım ölüme götürülmesi, mobese kamerasına yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber