Geri Dön

‘Türkiye’yi tanıyan yatırıma devam ediyor’

Darbe girişimi sonrası dönemi değerlendiren Nissan Türkiye Genel Müdürü Özkök, “Türkiye’yi tanıyan yatırımcı, yatırımlarına devam ediyor. Burada bir sıkıntı olmaz” derken, iç pazarın da yeniden canlandırılmasının şart olduğunu dile getirdi

‘Türkiye’yi tanıyan  yatırıma devam ediyor’

Son dönemde yaşananların ardından, Türkiye’yi tanıyan ve potansiyeline inanan yatırımcının yatırımlarını sürdürdüğünü belirten Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, bu yıl pazarın 1 milyonun altına düşmemesi için olağanüstü çaba harcadıklarını, iç dinamikleri tekrar harekete geçirecek adımların atılması gerektiğini bildirdi.

Özkök, Türkiye’de otomotiv yatırımı olan markaların ülkeye ve Türk ekonomisine güveninde 15 Temmuz’dan sonra da herhangi bir olumsuzluk görülmediğini vurgulayarak, “Aksine daha güçlü bir şekilde bize yatırım yapmak istiyorlar. Neticede burada sıkıntı yok. Ancak Türkiye’ye hiç gelmemiş, uzaktan bakan ve Türkiye’yi yatırım listesine sokabilecek yatırımcıda bir miktar bekleme olabilir” dedi. Başta Nissan olmak üzere Türkiye’yi tanıyan, dinamiğini bilen yatırımcıların çoğunlukta olduğunu hatırlatan Özkök, “Örneğin 15 Temmuz’dan bu yana Nissan Global’le sürekli iletişim halindeyiz. Her gün telekonferanslarımız oluyor ve her defasında ‘Arkanızdayız. Desteğe ihtiyacınız var mı? Ne gerekiyorsa yaparız’ diyorlar. Çünkü Türkiye çok önemli bir pazar” ifadesini kullandı.

‘Hareketlenme şart’

Ekonomiyi bir an önce hareketlendirmek için, “ekonomik müjdeler paketi”nin devreye girmesi gerektiğini belirten Özkök, tüketicide bir beklenti oluştuğunun altını çizdi. Özkök, “Otomotivde iç pazara yeniden eski trendini kazandırmamız gerekir. Ekonomik müjdeler paketinin devreye girmesi ticari araç pazarını yüzde 10-15 büyütebilir. Binek otoya da ÖTV desteği olabilir. ÖTV’de yıl sonuna kadar bile olsa yapılacak indirim veya iyileştirmelerle, ekonomiye tekrar eski trendini kazandırabiliriz” yorumunu yaptı.

‘Yeni rekor gelebilirdi’

Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, toplam pazarın ilk 6 ayda yüzde 1.5 artış gösterirken, Nissan’ın satışlarının yüzde 24 artışla 13 bin 822 adede çıktığını hatırlattı. Haziran sonu performanslarıyla ilk 15 arasında en fazla büyüme gösteren marka olduklarını belirten Özkök, “Navara ve Pulsar modellerinin de katkısıyla pazar payımız yüzde 3.2 oldu. Geçen yılı toplamda 26 bin 400 adetle kapatmışken bu yıl 30 binleri hedefliyorduk. 15 Temmuz’dan sonra son 10 gündür revizyonlar yapıyoruz. İlk 6 aydaki trendi ağustos ve eylül döneminde yakalayamayacağımızı biliyoruz. Ama ekim, kasım ve aralık geçen yılın üzerine çıkarsa, tekrar 28-30 bin bandına doğru yaklaşabiliriz” dedi.

Bu olaylar olmadan önce satışların 1 milyona ulaşmasını öngördüklerini kaydeden Özkök, herhangi bir destek olmaması halinde geçen yıla göre pazarda yüzde 7-8’lik daralma olacağını, en iyi ihtimalle yılın 900 bin bandında bitebileceğini kaydetti. Özkök, 15 Eylül’den sonra eski kampanya agresifliğine girileceğini düşündüklerini belirterek, “Geçen yıl rekor yıl olmasına rağmen bu yıl hem üretimde hem ihracatta hem de iç pazarda geçen yılın üzerinde seyrediyorduk. 15 Temmuz olayı yaşanmasaydı bir rekordan bahsedecektik. O yüzden bizim için kayıp yıl olmaması lazım” diye konuştu.

Amerikalı aileler de Transit’e bindi

‘Türkiye’yi tanıyan  yatırıma devam ediyor’


Türkiye’de geliştirilen ve Türk mühendislerin işbirliğiyle Amerikan pazarı için Kansas’ta üretilmeye başlanan Transit, sadece ticari araç kullanıcılarını değil, ilginç bir şekilde kalabalık ABD’li aileler tarafından da sevildi.

Amerika’da daha önce “minivan” olarak bilinen araçların yanı sıra station wagon kullanan kalabalık ailelerin, son dönemde giderek artan bir şekilde binek özellikle ticari araçlara geçiş yaptığı belirtiliyor. Bu ailelerin gözde tercihlerinden biri ise, Türkiye’de Ford Otosan tarafından geliştirilen, ABD pazarı için Türk mühendislerin desteğiyle Kansas City’deki fabrikada üretilen Transit oldu.

Özellikleri cezbetti

Bu ailelerden biri olan ve Ohio’da yaşayan Matt-Beth Hoyt çifti, Ford Transit’in binek özellikle versiyonunu seçtiklerini, minivan almayı ise düşünmediklerini belirtiyor.

Eski minivan tipi araçlarını satan çift, 5 çocukları olduğunu hatırlatırken, Transit’in güvenlik ve konfor donanımlarından etkilendiklerini, ayrıca yakıt tüketiminden de memnun olduklarını belirtiyor. Üstelik, araç, ABD pazarında 3.7 lt V6 benzinli motorla satılmasına rağmen...

Koleos ‘lüks’ takılıyor

‘Türkiye’yi tanıyan  yatırıma devam ediyor’


İlk nesliyle orta sınıf bir SUV görünümünde olan Renault’nun Koleos’u, yeni nesliyle lüks sınıfına terfi etti. Yeni nesil Koleos, 2016 yılının son çeyreğinde Türkiye’de satışa sunulacak.
Captur ve Kadjar’ın ardından markanın SUV sınıfındaki üçüncü seçeneği olan Koleos, bu kez yeni neslinde D-sınıfı bir araç haline geldi. Talisman ve Megane ile benzer “aile tasarım dili”ne sahip olan Koleos, 4x4 çekiş sistemi, kaslı dış hatları, 210 mm’lik zemin yüksekliği, kendi kategorisinde en iyi teknoloji ve tasarıma sahip koltukları, konforlu iç mekanıyla dikkat çekecek.

İki motorla geliyor

R-LINK 2 multimedya tablet ekranı gibi diğer lüks Renault modelleriyle paylaşılan ekipmanlarla donatılan Koleos, bu yılın son çeyreğinden itibaren Türkiye’de “Touch” ve “Icon” olmak üzere iki donanım paketi, iki de dizel motor seçeneğiyle satışa sunulacak. Bunlar 130 beygirlik 1.6 lt ve 175 beygirlik 2.0 lt motorlar olacak. Her iki motor seçeneği de, “X-Tronic” otomatik vitesle gelecek.

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, Koleos’un dahil olduğu D-SUV sınıfının, Türkiye pazarındaki en dinamik segmentlerden biri olduğunu dile getirirken, haziran rakamları itibariyle toplam binek pazarının yüzde 3.5’ini oluşturduğunu hatırlattı.

Son 3 yılda 3 katı büyüme gerçekleştiren D-SUV sınıfına yeni Koleos ile dahil olacaklarını söyleyen Aybar, aracın fiyatlarını ise 2016 son çeyrekte açıklayacaklarını sözlerine ekledi.

Bize niyet, Polonya’ya kısmet olan Crafter

‘Türkiye’yi tanıyan  yatırıma devam ediyor’


Bir dönem Türkiye’de üretilmesi bile gündeme gelen Volkswagen’in orta sınıf ticari aracı Crafter’ın yeni nesli, gün yüzüne çıktı. VW’nin, Mercedes ile işbirliğini sona erdirmesinin ardından tamamen kendisinin geliştirdiği Crafter, Polonya’daki VW tesisinde üretilecek. Bu yılın sonlarına doğru piyasaya sunulması beklenen yeni nesil Crafter, tamamen yeni ve VW’ye özel bir platforma sahip olacak. “Aile yüzü”nün de etkisiyle büyük boyutlu bir “Transporter” izlenimi uyandıran yeni nesil Crafter’da 100 HP, 120 HP, 138 HP ve çift turbolu 175 HP güç alternatiflerine sahip 2.0 lt dizel motor bulunacağı da bildiriliyor.

Levorg’un artık ‘gözleri’ de oldu

‘Türkiye’yi tanıyan  yatırıma devam ediyor’

Subaru’nun kendi geliştirdiği “stereo kamera” teknolojisinin kullanıldığı “EyeSight” sürücü destek sistemi, markanın Sport Tourer modeli Levorg’da da sunulmaya başlandı. Levorg’un 1.6 lt 170 HP’lik boxer turbo motorlu, EyeSight teknolojisiyle birlikte pek çok donanımı barındıran “GTS-S Sport Plus” versiyonu 131 bin 990 TL fiyatla satışa sunuldu.

Araçlar, yayalar ve bisiklet kullanıcıları gibi hareketli nesneleri, raylar ve şeritler gibi sabit nesneleri algılamak için stereo kamera teknolojisinin kullanıldığı “Subaru EyeSight”, etrafında olup bitenleri neredeyse insan gözü kadar mükemmel şekilde tanımlayabiliyor. İki kameradan aldığı görüntüleri şekil, hız ve uzaklığı kesinleştirmek amacıyla kullanan EyeSight, potansiyel bir tehlike algıladığında sürücüyü uyararak kazanın meydana gelmesini önlemeye yardımcı olmak için gerekirse fren sistemini de devreye sokuyor.

EyeSight’da “Adaptif Hız kontrolü”, “Şerit İçi Kontrolü” ve “Şeritten Çıkma Uyarısı”, “Önde Giden Aracın Hareket Etme Uyarısı”, “Çarpışma Öncesi Fren Sistemi” ve “Çarpışma Öncesi Gaz Kontrolü” gibi gelişmiş güvenlik unsurlarını bir arada topluyor. Levorg’da sunulmaya başlanan yeni nesil EyeSight, mevcut özelliklerinin yanı sıra “Şerit Takip Asistanı” ve “Şeritte Kalma Asistanı” gibi özelliklere de sahip.

Bu bildiğiniz Riva değil!

Şimdi yazacağımız Fiat 500’ün sonundaki “Riva”, aklınıza İstanbul’un hafta sonları tercih edilen mekanını getirmiş olabilir. Ancak bu, İtalyan yat üreticisi olan Riva’dan geliyor... Yenilenen Fiat 500’ün üstü açık özel versiyonu “Fiat 500 Riva”, bu aydan itibaren Türkiye’de de satışa sunuluyor.

İtalyan denizciliğinin dünyaca ünlü ismi “Riva”nın Fiat ile işbirliğinin ürünü olan “500 Riva”, kendine özgü tasarım detayları, donanımlarıyla dikkat çekiyor. Riva’nın simgesi “Aquariva Super” isimli yatın benzersiz özelliklerini taşıyan özel “Gece Mavisi” renkteki 500 Riva, Türkiye’de cabrio versiyonuyla satılacak. Yine bu markanın yatlarındaki gibi gösterge panelinde akça ağacı ve özel akaju ağacından kaplamalara yer verilmiş. Kabinde kullanılan “fildişi rengi” deri koltuklar, kromajlı detaylar ve tamamen dijital gösterge paneli de, yine Riva’nın bu özel modele kattığı “özel”likler arasında...

Binalar arasında 'komşuluk' köprüsüRİZE'de, 3 bloktan oluşan apartmanlar, çatı katlarına olası yangın durumunda kaçış yolu oluşturmak için kurulan demir köprülerle birbirine bağlandı. Apartmanda yaşayanlar, kestirme olduğu için yangın köprüsünü kullanarak, komşularına misafirliğe gidip, geliyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber