Gülşah Karaman-PembeNar özel

Türkiye'nin en uzun tren yolcukluklarından biri olan Doğu Ekspresi ile Kars'a gitmek, son yıllarda birçok insan tarafından büyük ilgi görüyor. Geçtiğimiz günlerde bir "NAOS" markası olan Bioderma, cildi soğuklardan koruyan yeni çıkardığı Atoderm serisi ile Kars'ta toplamda 4 gün süren "en parlak" etkinliğini gerçekleştirdi. 

İlk 2 gün, köy okulunu ziyaret edip çocuklara karne süprizi yaptık ve Çıldır Gölü üzerinde Sefa Yamak ile yapılan işbirliği doğrultusunda, Karslı kadınların soğuktan etkilenen ciltlerinin sergilendiği "Untitled Portraits" fotoğraf sergisini ziyaret ettik. Etkinliğin son 2 günün de ise dönüşümüzü Doğu Ekspresi ile gerçekleştirdik. Bu benim için "en parlak" yolculuk oldu, çünkü bir nedeni var. 

İlk gün çocuklara karneleri dağıttık 

Kars'taki yolculuğumuzun ilk durağı Aydıngün İlkokulu oldu. Çocuklarla geçirdiğimiz sıcak dolu vakit sonrası onlara karneleri ile birlikte Türkiye'nin dört bir yanından bağış yapan eczacıların hediye paketlerini dağıttık. Sınıfın kişi sayısı ortalama 11 kişiydi ve bu 11 kişinin göz bebekleri, bizi ilk gördükleri an kocaman olmuştu. Bu anı bile farketmek, beni inanılmaz duygulandırmıştı. 

Boğatepe Köyü'nde kadınlar çok misafirperver

Kars gezisinin ikinci gününde yolumuz Boğatepe Köyü'ne düştü. Bu köy Türkiye'nin en büyük köyü olarak biliniyormuş ve İsveçte'ki köyleri andırıyormuş. Özellikle Kars'ın en güzel peynirleri ve kaşarları Boğatepe köyü'nde yapılıyor ve neredeyse Dünya'nın her yerine dağıtılarak geçim kaynağı sağlanıyor. Bir diğer geçim kaynağı ise; bu köyü ziyaret eden yerli insanlar, köyde yaşayan birçok kadın tarafından kahvaltılarda ağırlanıyor. Boğatepe'de yaşayan bu kadınlardan biri de bizi muhteşem kahvaltısı ile evinde ağırlayan Nigar Koçulu'ydu.

Boğatepe Köy'ünde neredeyse bir haftada 200-300 kişi ağırlanıyormuş ve geçen yıl 14 bin misafir gelen bu köye, bu yıl 24 bin misafir gelmesi bekleniyomuş. Boğatepe Köyü'ne geldiğiniz zaman o gün hangi evde kahvaltı yapacağınızı ise köy meydanında bulunan bakkaldan öğreniyorsunuz. Her şeyin organik olduğu muhteşem kahvaltı sonrası, köyde yer alan Boğatepe Peynir Müzesi'ni ve Koçulu Peynir İmalahathanesi'ni ziyaret ettik. 

Çıldır Gölü'nde soğuktan etkilenen Karslı kadınların hikayesi

İkinci gün bir sonraki durağımız Çıldır Gölü oldu. Çıldır gölünü ziyaret etmemizin  asıl amacı ise; Sefa Yamak iş birliği ile gerçekleştirilen “Untitled Portraits” fotoğraf sergisi, Türkiye’nin en sert kışının geçtiği Kars’ta yaşayan kadınların ciltlerinin yaşam tarzından ve onları çevreleyen koşullardan nasıl  etkilendiğine dikkat çekebilmek ve ciltlerini kışın etkilerinden korumalarına destek verebilmek amacıyla oluşturulmasıydı.

Bu anlam dolu fotoğrafların her birine yeniden bakmak ve yeniden gözlemlemek istiyorsunuz, çünkü her fotoğraf Kars kadınlarının doğallığını ve aynı zamanda mücadeleci ruhlarını yansıtmış. Bu eşsiz fotoğraflar için Sefa Yamak'ı yeniden tebrik ediyorum. Bunun dışında bu serginin bir diğer güzel yanı ise; fotoğraflardan elde edilecek tüm gelir, Kars sakinlerinin ihtiyaçları için kullanılacak.

Doğu Ekspresi ile en parlak yolculuk 

İlk 2 günün ardından, dönüş yolunu Doğu Ekspresi ile gerçekleştirdik. 28 saat süren yolculukta, masalları andıran manzaralara şahit olmak, bu etkinliğin en güzel yanlarından biriydi. Doğu Ekspresini ilk defa deneyimlemek benim için oldukça keyifliydi. Bu yolculuğu yalnız başınıza da yaşayabilirsiniz fakat tavsiye vermek gerekirse; kalabalık olmanız, zamanın daha fazla eğlenceli geçmesine neden oluyor. Yalnız kalmak ve masalsı manzaraları izlemek isterseniz, kendi kompartımanınıza çekilerek de hayallere dalabilirsiniz.

 

Trenin odalarına gelirsek; yataklı vagon (2 kişilik), yataklı kuşetli (4 kişilik) ve sadece koltuk olan pulman dediğimiz bölümlerden oluşuyor. Ben 2 kişilik yataklı vagonda kaldım. Yataklı vagonlar çok küçük metre karelere sahip ve içerisinde mini buzdolabı ile lavabo (tuvalet değil) bulunuyor. Yemek kısmına gelirsek; trenin içerisinde 4'er kişilik masalar halinde bir restoran da bulunuyor. Ancak menüde yer alan yemekler pek iç açıcı görünmüyordu. Dönüş yolunda sırasıyla; Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri ve Kırıkkale'de maksimum 10 dakika'ya kadar molalar verdik. Doğu Ekspresin en güzel manzaları genellikle Erzurum ve Erzincan bölgelerinde yer alıyor.

Tüm bunlara rağmen  hayatımın "en parlak" yolculuğuna tanık oldum. Yolculuğun "en parlak" kısmı sadece Doğu Ekspresi değildi... 

"Bioderma bir NAOS markasıdır. NAOS ismi Pupa takım yıldızında bulunan bir yıldızdan gelir. NAOS yıldızının ilhamı ise "Küçük Prens"ten alınmıştır ve bu yıldız bir gün gökyüzündeki "en parlak" yıldız olacaktır." Bu cümleleri markanın bize dağıttığı broşür kısmında okuduğum da, etkinliğin anlamı benim için daha da derinleşti.

Kars'ta çocuklarla neden bir arada vakit geçirdiğimi, Boğatepe Köyü'ndeki Nigar Hanım'ın sofrasında neden yer aldığımı, Çıldır Gölü üzerinde Karslı kadınların en doğal hallerine neden şahit olduğumu ve Doğu Ekspresin neden bu kadar derin bir yolculuk olduğunu artık daha iyi biliyorum.  Çünkü, "geleceğin en parlak" çocuklarına, kadınlarına, insanlarına ve özlem duygusu yaşanan en uzun yolculuğuna şahit oldum.

"İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez." 

Bu etkinlikte yer almamı sağlayan tüm ekibe ve Bioderma ailesine çok teşekkür ederim.