Pazar

16.03.2014 - 02:30

Endişeli muhafazakarlar

Sitene Ekle
Hafif müzik hafif başka şeyler  |  Mehmet Tez mehmet.tez@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Artık endişeli modern kalmadı. Daha doğrusu “modern”lerde endişe kalmadı. Modernlerde artık kafa net. Peki muhafazakarlarda?

Yolsuzluk, rüşvet, siyaset ve para arasındaki çarpık ilişkiler, devlet imkanlarıyla kanunsuzlukları örtbas etme, yargıya baskı, medyaya baskı, tek tipleştirme, farkılıkları yok sayma, ezme, yaşam tarzına müdahale... Bunlar endişe değil. Artık “acaba” diye endişelenecek bir şey yok. Her şey ortada.
Muhafazakar kalemler “endişeli modern” klişesinin etinden sütünden yıllarca güzel faydalandılar. Gelen vurdu giden vurdu. “Ne endişesi biz özgürlük neferiyiz” dendi. Bunu dile getirenlere deli gözüyle bakıldı. Endişeli modern, Kemalist teyze,
avizeli evlerinde robdöşambrlarıyla oturup puro içerek muhafazakarları, inananları ezen patronlar, bürokratlar, politikacılar, askerler... Meyhanelerde, barlarda Türkiye’yi kurtaran, Boğaz’a karşı kadeh kaldıran “enteller”... Bu klişeler, üzgünüz bitti. O dönem aşıldı. Geçmiş olsun.

Yeni bir eğlence bulmalılar
Yeni Türkiye deniyor ya. Yeni Türkiye’de bunlar yok. Yeni Türkiye’de Gezi ruhu var.
Ezilenlerin yanında olanlar var, ezenlerin yanında olanlar var. Berkin Elvan’ı uğurlarken her dinden, kesimden “Cenazemiz var kapalıyız” yazan esnaf var, bir Allah rahmet eylesin diyemeyen, “zamanlama manidar, fişi bilerek seçimden önce çektiler” diyenler var.
16 yaşında ekmek almaya giderken kafasına gaz kapsülü atılıp öldürülen masum bir can için dinine, imanına, mezhebine, etnik kimliğine bakmadan yas tutanlar var, yas tutanlara “ölüsevici” diyenler var.
Herkes için özgürlük, onurlu yaşama hakkı isteyenler var; her şeyi, her hakkı sadece kendilerine isteyenler var.
Berkin Elvan’ın cenazesine gitmek için kendilerini sokağa atanlar var, rüşvetçilerin önüne yatanlar var.
Muhafazakar kalemlerin, kamuoyu önderlerinin işi zor. Şimdi kendilerine yeni bir eğlence bulmalılar. Şu ara Cemaat’i şeytanlaştırmak moda gerçi ama benim daha cazip bir önerim var: “Endişeli muhafazakarlar”.

Hallerinden utananlar da var
Yolsuzluk ve rüşvet her zaman vardı ama hiçbir zaman dini değerler ve muhafazakarlıkla savunulmamıştı.
Şimdi mevcut düzenin devamını dileyen, bunun için her şeyi yapan, daha da zenginleşme, güçlenme hayali kuran partizan, militan bir kitle var. Ama onlara bakıp hallerinden utananlar da var ve inanın çoğunluktalar.
Kimsenin niyetini, imanını okumaya cüret edecek değilim.
Şuna inanıyorum. Vicdan sahibi muhafazakarlar endişeli olmalı.

En demokratik ülke sıralamasında birinci belli oldu

Kuzey Kore. Kim Jong Un son seçimlerde yüzde 100 oy aldı. Böyle milli irade hiçbir yerde görülmedi.
Kim Jong Un’un milli irade rekorunu kutluyorum. Norveç’te bile yok böyle demokrasi. Durmak yok, hedef Kuzey Kore.

İTİRAF EDİYORUM

* Tame Impala’nın resmi sitesinde müziklerini anlattıkları bölümde “Müziğimiz Beatles’ın şiirinden ve Türk progresif müziğinden aynı ölçüde etkilenmiş, bilgilenmiştir” yazdığını bilmiyordum. Okurum not etmiş. Zeten pek severdim. Daha da bayıldım.
* Bülent Arınç Başbakan’ın ve hükümet üyelerinin Berkin Elvan için üzüldüklerine “inanıyorum” dedi ya; işte o zaman “inançlı” siyasetçi ne demek sonunda anlamış oldum... Ne olursa olsun her şartta durumu idare etmeye “inanmak”.

PAZAR ALBÜMÜ

“Elis” - Elis Regina

Sene 1972, yer Brezilya. Elis Regina 26 yaşında
ve dönemin en
şahane bossa nova albümlerinden birine imza atıyor. Yeni müzikleri dinlemek iyi güzel ama bazen eski
bir plak insana şunu düşündürüyor: “Her şeyin en güzeli yapılmış zamanında.” 36 yaşında hayata gözlerini yuman bu efsane şarkıcıyı dinlemenizi öneririm bu pazar. Bazı şeyler yıllar geçtikçe daha güncel.

Türkiye’de telif meselesi ne zaman çözülür?

Müzisyenler bu işin içinden ellerini çekip yerlerini profesyonel yöneticilere ve konunun uzmanı hukukçulara bıraktıkları zaman. Ama ülkemizde herhangi birinin herhangi bir nedenden yerini bıraktığı görülmemiştir. Bu telif birliklerinde koltuğunu terk etmemek için kendini odasına kilitleyen ve sandalyesine bağlayan dahi var. Müzikteki sömürü düzeni daha çok devam eder. Şirketler meslek birlikleri üzerinden haklarını savunuyoruz söylemiyle sanatçıları ve emeği sömürmeye devam eder. Her zaman şeytanlaştırılacak bir “korsan” kitle nasılsa bulunur.

Yazın dinlemek için 10 şarkı

l “La Verite” - François and the Atlas Mountains
l “Whaa” - Zuco 103
l “Under the Sun” - John De Sohn
l “Le Jeu” - Eddie Mitchell
l “Toothbrush” - Wax
l “Treasure” - Bruno Mars
l “Brother” - Matt Corby
l “Flashback” - Calvin Harris
l “Song to the Sea” -DJ Antoine
l “Tomber La Chemise” - Zebda
(Güneşli günleri özledik...)

©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.