Erdoğan yine Baykal ve medyaya çattı

25 Şubat 2009

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar mitinginde, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile medyaya yüklendi. En çok Deniz Baykal'ı eleştiren Erdoğan, “İkitelli ile iktidara gelme hesapları yapıyorsun. Bu millet bu tezgahlara gelmez sayın Baykal” dedi.
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak ‘ATA’ ile Afyonkarahisar'a geldi. Başbakan Erdoğan'ı, Afyonkarahisar Askeri Havaalanı'nda, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Vali Haluk İmga, TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Sait Açba, Afyonkarahisar milletvekilleri Ahmet Koca, Halil Aydoğan ve Zekeriya Aslan karşıladı. Erdoğan, Başbakanlık otobüsü ile Cumhuriyet Meydanı'na gelirken yolda çocuklara akıllı ajanda ve oyuncak dağıttı. Yolda genç kızlar Bozkurt işareti yaparken, Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan da onları başıyla selamladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler öncesi 18'inci mitingini Afyonkarahisar'da yaptı. Cumhuriyet Meydanı'nda yaklaşık 10 bin kişiye seslenen Erdoğan, “Seçim sandığı ufukta göründü, siyasi partilere bir haller oldu” dedi. Erdoğan, “Şov yapmaya, milletin önünde takla atmaya, parende atmaya başladılar. Peki bu millet size sormayacak mı? 22 Temmuz’dan beri parlamentodasınız, bu şehirler için, millet için ne yaptınız diye sormayacak mı? Elbette soracak. 29 Mart'ta bu taklacılara, bu şovmenlere, bu sanal siyasetçilere cevabını benim milletim en güzel şekilde verecek” diye konuştu. 

‘BIRAKIP KAÇMIŞTINIZ’ 
Erdoğan, Türkiye'nin 2000 ve 2001 yıllarında tarihinin en büyük ekonomik krizlerini yaşadığını ifade ederek, şöyle devam etti:
“İş başında kim vardı? MHP, DSP, ANAP vardı. Milletim bunlara kaç yıllığına görev verdi? 5.Ne kadar kalabildiler? 3.5 yıl kalabildiler. Dediler ki ‘Biz bu işi yapamıyoruz’ Erken seçim, çekip gittiler. Şimdi diyorlar ki ‘Bize tekrar iktidar verin’ Yahu yapamazsınız. Bu sizin işiniz değil. Bırakıp kaçtınız, eğer sizin gerçekten muktedir bir siyaset anlayışınız olsaydı devam ederdiniz, edemediniz. AKP aldı götürüyor, bu iktidarı götürüyor. Nereye? Hedefe. Ne var bu hedefte? İstikbalin aydınlık Türkiyesi var, buraya gidiyoruz. Öyle günler geldi ki memurların maaşlarını ödeyemediler. Kepenkler inmeye başladı, Başbakanlığın önünde farklı farklı eylemler yapılmaya başlandı. 18 Kasım 2002'de iktidarı devraldık. Dedik ki ‘Türkiye ekonomisi böyle gitmez, Türkiye ekonomisini sağlam bir zemine kavuşturacağız. Türkiye ekonomisi için hangi reform gerekiyorsa onu yapacağız. Ekonominin kara deliklerini kapatacağız. Türkiye'nin imkanlarını yine Türkiye için kullanacağız.’ 6.5 yıl boyunca bunun kararlı mücadelesini verdik. Ekonomik programımızdan taviz vermedik. Bütçeden, para politikalarımızdan taviz vermedik. 6.5 yılda bir yerel seçim, bir genel seçim, bir referandum ve bir cumhurbaşkanlığı seçimi yaşadık.”
Ezan okunması üzerine konuşmasına bir süre ara veren Erdoğan, dün Yozgat'ta ve Çorum'daki mitinglerden bahsetti. Afyonkarahisar mitingini balkondan izleyen Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'na da seslenen Erdoğan, “Maşallah Veysel Bey. Afyonkarahisar'ı barajlara, göletlere boğdu” dedi. 

DOĞUDA FARKLI BATIDA FARKLI KONUŞMUYORUZ 
Doğuda farklı, batıda farklı konuşmadıklarını söyleyen Erdoğan, “AKP, Türkiye'nin partisidir. AKP, bu milletin partisidir” dedi. Erdoğan şöyle devam etti:
Edirne'de farklı bir dil kullanmıyoruz. Iğdır'da farklı konuşup Afyonkarahisar'da da başka konuşmuyoruz. Özümüz doğru, sözümüz doğru. Samimi, kararlı, cesur bir şekilde milletimize hitap ediyor, milletimizin teveccühünü kazanıyor, milletimizin tercihine mazhar oluyoruz. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz medeniyetler beşiği olan ülkemizdeki farklılıklarımızı Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla, Boşnağıyla, Arnavutuyla, yöresel kültürel ve folklorik hususiyetimizi hep bir zenginlik olarak gördük. Bunları anayasal Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı temelinde hepimizin ortak zenginliği olarak gördük, böyle görmeye de devam ediyoruz. Ama biliyoruz ki biz bunları bir zenginlik unsuru olarak görürken, bunları bir zenginlik unsuru olarak değil, bir gerginlik unsuru olarak kullanmak isteyenler de var ülkemizde. Bunlar, buradan bir gerginlik, bir çatışma, bir ayrışma zemini uluşturmaya çalışıyorlar. Dikkat ederseniz bir tarafta geçmişte çarşıda, pazarda, sokakta kendi mahalli dilini, lehçesini kullanan masum vatandaşları terörize eden yasakçılar var, öbür tarafta da anayasanın ve Meclis içtüzüğünün ’Resmi dil Türkçe’dir’ hükmünü delerek şov yapmaya kalkışanlar var. Bu yasakçılarla bu şovmenler arasında, aynı gerginlik, fark etmiyor, bu tür figüranlar da var. Biz TRT 6'yı açtığımızda buna karşı çıkanlar, dün TBMM çatısı altında Anayasa'yı ve TBMM içtüzüğünü ihlal ederek bir kriz çıkarmaya çalıştılar. Bunlar, ‘TBMM çalışmalarında Türkçe'den başka bir dil kullanılamaz’ hükmünü bilmelerine rağmen şov yapmak ve çatışma çıkarmak için uğraştılar. Çatışmadan beslenen bu grup, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da TRT 6 yayınlarının izlenmemesi için baskı yapan, taraftarlarına da yasak getiren bir gruptur. Çünkü bunların derdi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. Buradan bir tartışma, bir çatışma çıkarıp siyasi rant elde etmeye çalışırlar. Bunlara benim milletimin karnı tok. Kimse artık bu ülkede kardeşi kardeşe düşüremez. Çatışma çıkaramaz. Artık bağcının gözü açıldı. Milletin gözü açıldı.” 

BAHÇELİ'YE YÜKLENDİ 
Erdoğan, hiç boşuna uğraşılmamasını, milletin kimin neyi, niçin yaptığını çok iyi bildiğini ifade etti. Erdoğan, milletin üzümü de yiyeceğini ve bağcıya da teşekkür edeceğini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bu arada, Sayın Bahçeli de fırsatı kaçırmamış. Hemen bizi suçlamaya kalkmış. Sayın Bahçeli, bak Afyonkarahisar’dan sana sesleniyorum; bak, ben bölge mitingi yapmıyorum. İl mitingi yapıyorum, il mitingi. Sayın Bahçeli, kapalı salonlardan meydanlara bölge mitingi yapmak için çıkma Baykal gibi. İl il dolaş. Bindirilmiş kıtalarla değil, o ilin sakinleriyle mitingini yap. AKP'yi bölücülerle bir tutma gayreti içerisine girme. Şimdi çıkıyor, bakıyorsunuz orada, soyadı Türk. Resmi dilimizle konuşması gerekirken şu ifadeyi de kullanıyor; ’Bizim, Türkçe'nin resmi dil olmasıyla ilgili farklı bir düşüncemiz yok’ diyor. E güzel. Ama bu Meclis'in çatısı altında, kürsülerde Türkçe'den başka resmi dil kullanılamayacağını bilmiyor musun? Biliyorsun. Niçin o zaman böyle bir yola başvuruyorsun? Siz bunları zaten çıkardığımız yasalarla billboardlarda, eğlencelerde, parti çalışmalarında rahatlıkla halk arasında kullanıyorsunuz. Adımlar attık. Anadilde kurslar açabilirsiniz dedik. Anadilinize karşı bizim koyduğumuz bir yasak var mı? ‘Kurslar açın’ dedik. Önce bir coşkuyla açtılar, sonra dediler ki ‘devlet açsın’. Devletin böyle bir görevi yok. Açın kursunuzu verin dersinizi. ‘Eğitim dili Kürtçe olsun’. Hayır arkadaş böyle bir şey de yok. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Çok çok istisnadır bazı ülkelerde. Yok. İşte buyrun Avrupa Birliği üyesi ülkelerde Türkçe azınlık olduğu halde bazı ülkelerde Türkler onlara bile Türkçe dil eğitimi verilmiyor. En önemlisi Almanya’dır. Orada benim Türk kardeşlerim azınlık hukukuna tabi oldukları halde bunu alamıyorlar.” 

SADECE KÜRTÇE ‘HAYIRLI OLSUN’ DEDİM 

Türkiye'deki Kürt kökenlilerin azınlık hukukuna tabi olmadığını belirten Erdoğan, “Onlar üülkenin asli unsurları. Tabii ki kendi aralarında kullanacaklar, megaboardlarda kullanacaklar, çeşitli eğlencelerinde, şurada, burada, eyvallah... Peki TRT 6’yı, TRT Şeş’i biz niçin kurduk? İstedik ki Türkçe bilmeyen Kürt kökenli vatandaşlarım devletiyle iletişimini daha rahat kursun. Her yönüyle. Folklorik olarak, kültürüyle, haberiyle vesairesiyle. Ne oluyor, ne bitiyor? Bunları rahatlıkla takip edebilsin, hedef saptırılmasın diye bu adımı attık. Ahmet Türk diyor ki ‘Başbakan meydanlarda Kürtçe konuşuyor’ Ben Kürtçe propaganda yapmıyorum. Kürtçe de konuşmuyorum. Sadece TRT 6'nın açılışında kullandığım ifadeyi Diyarbakır'da kullandım. O kadar. O da bir başbakanın en doğal hakkıdır. Bu bir propaganda değil, sadece ‘TRT 6 hayırlı olsun’. Bunu kullandım Kürtçe olarak. Bunu farklı yere çekme. Nerede neyin nasıl kullanılacağını çok iyi bilirim. Tabii MHP'ye de sesleniyorum. Sayın Bahçeli şunu da bilmeni istiyorum; Eğer milli değerlere sahip olmaksa, bu ülkede Tayyip Erdoğan en az senin kadar milli değerlere sahiptir. En az senin kadar. Ama Tayyip Erdoğan kafatası milliyetçisi değildir. Bunu da bilmeni istiyorum. Değildir. Ölçüp biçenlerden değildir. Bu milletin 71.5 milyon nüfusuna ayırt etmeksizin aynı mesafededir. Bugüne kadar böyle geldik, bundan sonra da böyle gideceğiz. Kaldı ki yaptığımız hizmetlerde, attığımız adımlarda bu hassasiyeti bugüne kadar böyle kullandık, bundan sonra da böyle kullanacağız. Hizmetse, iktidarınızı gördük. Biz demokrasiyi seçimlerden seçimlere hatırlayanlardan değiliz. Biz özgürlükleri, temel hak ve hürriyetleri seçimden seçime hatırlayanlardan değiliz.” 

‘KALKMIŞ BANA AKIL VERİYOR’ 
Başbakan Erdoğan, işsizlikle mücadale konusunda kendisine 7 yol öneren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a da “Kalkmış bana akıl veriyor. Sen işine bak. Daha 40 fırın ekmek yemen lazım” dedi.
Baykal'la ilgili açıklamalarına Deniz Feneri davasıyla devam eden Başbakan Erdoğan, ”Ya sen neyin avukatlığını yapıyorsun. Bu milet seni sandığa gömecek” dedi. Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ben 18 yaşından beri bu yoldayım. Çoklarını gördüm geçirdim. Ben siyasette babama bile kefil olmam. Eğer Deniz Feneri dosyasının benimle ilişkisini ispat etmezsen müfteri olursun. Sen nasıl ana muhalefet partisisin, onu da anlamıyorum. Avukat mısın, savcı mısın, müneccim misin? Seni adalete saygı duymaya davet ediyorum. Ayrıca yeri geliyor Anayasa Mahkemesi'ni tehdit ediyorsun. Bu gücü nereden buluyorsun bilmiyorum.” 

YİNE MEDYAYA ÇATTI 
Konuşmasının devamında Deniz Baykal ile birlikte medyayı da eleştiren Erdoğan, “İkitelli ile iktidara gelme hesapları yapıyorsun. Bu millet bu tezgahlara gelmez sayın Baykal. Sen nasıl Başbakan olacaksın? Televizyonlarda konuşma doğrudur, ama o basın etiğinin belli bir noktaya ulaştığı yerlerde olur. Bizim için basının sesini kestiğimiz söyleniyor. Ne kadar kestiğimiz belli. Akşam yatıp sabah kalkıp AKP'nin yöneticilerine nasıl saldırdıkları, nasıl iftira attıkları ortada” diye konuştu.

Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum:
Siz de reklam vermek ister misiniz?
Foto Galeri
En yeni fotoğraf galerileri ...