Yazarlar
17.04.2016 - 02:30

Gecenin sesleri

Sitene Ekle
Pazar Kahvesi  |  Güneri Cıvaoğlu ngunericivaoglu@gmail.com Tüm Yazıları »

ŞEFFAF Oda’nın bu haftaki konsepti “ses...” Konuklarım haberi yaşayan, haberi sunan yüz ve ses Buket Aydın ile şarkıları yaşayan, yazan, yorumlayan ses Mehmet Erdem.
İkisinin de en verimli olduğu anlar geceler... O yüzden onlara gecenin sesleri demek gerek...
Buket’in camın dışına çıkan bir enerjisi var. Haberi yaşıyor ve yaşatıyor. Seyirciyle göz temasıyla güven ortaya çıkıyor. NTV gece haberlerinin güzel yüzü ve sesi o.
Buket, lisedeyken müzik grubunun solistiymiş. Şeffaf Oda’da bizi kırmıyor ve şarkı söylüyor. 
Buket, Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Tezi “Attilâ İlhan’ın şiirinde Toplumsal Açıdan Kadın” teması üzerine... Yüksek lisansını da Marmara Üniversitesi Türk Dil Edebiyatı bölümünde yaptı.
Buket, oğlak burcunun tüm özelliklerini taşıyor. İşinde merdivenleri bu kadar tırmanmasında burcunun etkisi mutlaka olmalı.
Buket’in saçları uzun. Seyirci “saçlarını bağlamadan” da görmek istiyor. Ancak Buket, “uzun saçın açık durmasının habere uymayacağı” düşüncesinde. Bu nedenle onun saçını ekranda tokasız göremeyeceğiz.

Portaxe’ın Boğaz manzarasında Buket Aydın ve Mehmet Erdem ile keyifli, müzikli sohbet...
.....................
Mehmet Erdem’in “Gün Gece Oldu” şarkısıyla başlıyoruz programa... Etkileyici bir sesi var. Leonard Cohen gibi...
Mehmet’in müzikleri de küresel. Hangi dilde söz yazılırsa yazılsın, müziği ve sesi alkışlanır.
Mehmet müziğe küçük yaşlarda başlamış. Babası klarnet çalıyormuş.
Mehmet de ut, bağlama, buziki ve gitar çalıyor.
İlk söylediği şarkı “Olur ya...” Şeffaf Oda’da da söylüyor.
Mehmet Erdem Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu. Öğrencilik yıllarında 8 yıl “Kardeş Türküler”le çalmış.
Rol modeli Erkan Oğur, Fikret Kızılok, Barış Manço ve Sezen Aksu. Sezen Aksu’nun onun hayatına katkısı büyük. Sezen’in “Hakim Bey” şarkısı Mehmet 
için dönüm noktası diyebiliriz. Sezen’e “selam göndererek” Hakim Bey’i de söylüyor.

SIR’RIN SIRLARI
ÖZER Uçuran Çiller’den bir yeni kitap daha:
“SIR’RIN SIRLARI...”
Tam bir “başucu kitabı...”
Evreni, başka evrenleri, yaradılışı mutlak bir yaradan inancı ile yazılmış satırlardan heyecanla okuyabilirsiniz.
Bilimi, felsefeyle ve anekdotlarla harmanlayarak ortaya koyduğu bir ciddi çalışma ürünü. Bir örnek yansıtayım:
      ...................
Önce gülümseyelim mi? Fransız Papaz Fr. George Lemaitre “Büyük patlama (big bang) teorisini ortaya atan (1927) ve büyük patlamanın babası” olarak geçmiştir bilim tarihine.
Ancak... Einstein, Lemaitre için “Matematiği doğru fakat, fizik bilgisi berbat” demişti.
Hangisi haklıydı?
Lemaitre “evrenin oluşumunu, bugün de kabul gören büyük patlama” ile açıklamıştı.
Yani... ‘Fevkalede küçük, fevkalade yoğun, fevkalade sıcak bir zerre müthiş hızla patladı ve genişlemeye başladı. Bu büyük patlamanın sonucunda ateş topu gibi bir yıldız oluştu. Etrafa saçılan küçük gök cisimleri bu yıldızın etrafında yerçekimiyle dönmeye başladı ve gezegenler oluştu. Sonuçta milyarlarca yıldız ve onların çevresindeki gezegen grupları ile evrenimiz meydana geldi. Dünyamız da o evrende oluşan yıldızlardan biri. Evren hâlâ büyüyor. “Sonsuza” dek genişleyeceği de iddia ediliyor.’
Ancak... Evrende yaklaşık 100 milyar galaksi var. Bizim galaksimiz olan sadece Samanyolu’nda ise 200 milyar yıldız...
Dünyanın yaşı ise 4 milyar 600 milyon yıl.
Biz 13 milyar 700 milyon yıl önce gerçekleşen “büyük patlamaya” dönelim.
Bu patlamayı gerçekleştiren o “zerre”den saçılan “tanrısal parçacıklar”, geçtiğimiz yıllarda ünlü CERN laboratuvarlarında elde edildi.  Yoktan var edildi de denebilir.
Böylece Einstein’in “fizik bilgisi berbat” dediği George Lemaitre’in teorisi bilimsel olarak kanıtlanmış oluyor.
Özer Çiller kitabında “Tanrı parçacığının tanrısal enformasyonu içinde barındırmakta olduğunu” yazıyor.
“Tanrı parçacığının” sırrı içinde taşıdığı Tanrısal sistemin evrensel yasalarının kodlanmış halinden kaynaklanmaktadır.
.....................
Ya sonrası? Çeşitli başlıklar altında ciddi analizler, sentezler, yorumlar...
Ama -yanılmıyorsam- özü “tam inanç...” Bilimsel olarak CERN’de kanıtlanmış olan şey Tanrı’nın “yok” hükmündeki bir zerreden evreni yaratmış olması.
Dan Brown da romanında CERN referansıyla Vatikan’ın bu teorinin “yaradan” inancıyla çelişmediğini belirtir.
 

SOKAK LEZZETLERİ 2
AKDENİZ ve Latin Amerika coğrafyası lezzetlerinin ortak sırrı “kokudur.”
“Önce kokuyu sonra yemeği yeriz” diye bir söylem vardır.
Kokular “tok” insanoğlunu 
“aç” yapar. 
Ortaköy, Karaköy, Balat’ta ya da bir sahil ilçesinde dolaşırken burnumuza gelen sarmısak, soğan, baharat kokuları... 
Izgaradaki balık, pirzola, köfte, sucuk, pastırma, lahmacun, kebap kokuları 
bizi mıknatıs gibi çeker...
İşte sokak lezzetlerinin sunulduğu bu nisan ayı hepimize o geleneksel güzelliği yaşatıyor.
Bugün 12:00-22:00 arasında Maçka Sanat Parkı’na gidin ve Sokak Lezzetlerinde sörf yapın.
“Balık ekmek, kokoreç, kumpir, Arnavut ciğeri, çiğköfte, tükürük köfte, midye tava, tek atımlık lahmacun, kangal sucuk, dürüm, sarmısaklı mantı... Sonunda da sıcak işkembe çorbası.”
Hadi afiyet olsun...
 


Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.