23.02.2016 14:27 | Son Güncelleme: 24.02.2016-14:34

Gelişmiş araç sistemleri ve motor gücünde devrim!

Bir otomobilin teknik özelliklerinde motor gücü ve beygir gibi değerlerini görürüz. Buradaki güç, motorun beygir gücüdür ve Türkçesi BG olan HP(horsepower) birimiyle ifade edilir.

1 beygir: 75 kg’lık ağırlığı 1 sn’de 1 metre yukarı kaldırabilecek güç miktarı olarak tanımlanır. Bunun da yaklaşık 1 atın gücüne denk geldiği düşünülerek “beygir gücü” denilmiştir. Beygir gücü motora has değiştirilemez bir değerdir. Fakat Otomobilin dynometer ile ölçülen beygir ve tork değerleri; aktarma organı, vites kutusu ve tekerlek çapı gibi etmenlere bağlı olarak farklılık göstermektedir. Yani beygir gücü yüksek, torku ise düşük olan bir motoru sadece dişli oranı ayarlarını değiştirerek bile tam ters karaktere büründürmek mümkündür. Bu nedenle beygir gücü ve tork çıplak bir motorda gerçek değerlerini ifade ediyor olsalar da, gücün yere iletilmesine kadar araya giren faktörler göz önüne alındığında sadece motora ait karakteristik bir veri olarak düşünülemez.

MOTOR GÜCÜ VE arabaNIN AĞIRLIĞI ARASINDAKİ DENGE

Yaklaşık 9,81 Newton 1 Kg kuvvete denk gelir. 1 kg ağırlığındaki bir cismi yerden kaldırmak için 1 kg’ın biraz üzerinde bir kuvvete ihtiyaç duyarız, aynı şekilde 1200 kg ağırlığındaki bir otomobili düz bir satıhta vites boştayken hareket ettirebilmemiz için yaklaşık 40-50 kg civarında bir lineer kuvvet uygulamamız gerekir. Yani bir nesneyi, iterken, çekerken ya da kaldırırken vektörü lineer bir kuvvete ihtiyaç duyarız.

Motor gücü Ağır tonajlı araçlarda taşıdığı yük itibariyle güçlü bir motora ihtiyaç duyar genellikle ağır tonajlı araçların kullandığı motor v6 v8 motor olarak önümüze çıkar ancak güçlü bir motor ağır tonajlı araçlar için yeterli değildir. Güçlü bir motorla birlikte onlara uyum sağlayabilecek şanzımanlara ve güçlü akslara ihtiyaç vardır. Ayrıca yük taşıyan araçların hızdan ziyade yüksek çekim gücüne ihtiyaç duymaktadır. Ağır tonajlı araçlarda  Bu nedenle  motor gücü güçlü bir motorla birlikte motoru tamamlayacak şanzıman ve akslara ihtiyaç duyulmaktadır.

1-  Motor gücü'nün spor arabalara yansıması

Spor otomobil ya da spor araba, küçük hacimli, genellikle iki koltuklu ve iki kapılı olarak dizayn edilmiş çevik kullanım sağlayan ve yüksek performanslı otomobillere verilen isimdir

Spor otomobiller sade tasarımlı ya da lüks sınıf olabilirler ancak yüksek manevra kabiliyetinde ve minimum ağırlıkta olmaları gereklidir.

Spor otomobiller 2. Dünya Savaşı yıllarına doğru Avrupa’ya da yayıldı. Motor sporları Atlantik’in her iki yakasında da oldukça popüler hale gelmiştir ve spor otomobiller çabuk hızlanmaları, hassas direksiyon ve tepki ile güçlü frenlere sahip olmaları ile ayırt ediliyordu. Spor otomobil dünyası büyüyordu.

Spor otomobillerin gelişimi göz önüne alındığında hızlı gelişen teknoloji ve hız sınırlarının giderek yükselmesi spor arabalara ayrı bir pencereden bakmayı gerekli kıldı.  Hızla gelişen motor gücü sayesinde Spor arabalar ortaya çıkışından günümüze kadar büyük yol katetti.  Motor gücü sayesinde bugün spor arabalar çok daha kısa sürede hızlanabilme ve  daha hızlı çekiş kuvvetine sahip oldu.

2-  Motor gücü'nün arazi araçlarına yansıması

Off Road kelimesi, İngilizce bir kelime olup sözlük anlamı yol dışı demektir. Kullanım amacı ise yol olmayan ortamlarda, taşıtlar ile gidebilme üzerinedir. Off Road’un en belirleyici özelliklerinden biri otomobil sporları içinde dünyanın en eskisi olma unvanına sahip olmasıdır. Bunun temel nedeni ilk tekerlekli taşıt icat edildiği zamanlarda o tekerlekli taşıtın gidebileceği yol henüz icat edilmemiş olmasıdır. Dolayısı ile gidilecek bir yol bulunmadığı için taşıtlar spontane olarak Off Road yapmaktaydılar.

Motor gücü sayesinde Günümüzde, halk arasında jip diye tabir edilen ve arazide ilerleme yeteneğine sahip 4x4 araçlar yalnızca arazi ortamlarında değil yollarda da boy göstermeye başlamıştır.

Arazi araçlarını diğer araçlardan ayıran temel özellik normal bir binek araca, fazladan eklenmiş iki ya da bazılarında da bir adet ekstra diferansiyeldir. Temelde daha fazla tutunma ve ilerleyebilme ihtiyacı üzerine üretilen bu araçlar ihtiyaç duydukları yüksek tutunma gereksinimi itibari ile temelde tüm tekerleklerden çekiş yeteneğine sahiptir.

Gelişmiş araç sistemleri ve motor gücü sayesinde günümüzde jip diye adlandırdığımız araçlar daha yüksek tutunma kabiliyeti ve güçlü motor seçenekleriyle daha kullanışlı hale gelmiştir.

3-  Motor gücü'nün ağır tonajlı araçlara yansıması

1870 yılında Jon Yule tarafından yük taşıyabilen ilk kamyon yapıldı. Yule, bu kamyonla Glascow’daki atölyesinde ürettiği büyük gemi kazanlarını, iki mil uzaklıktaki doklara taşıdı. Araç, dakikada 250 devir yapabilen 2 silindirli buhar motoru ile çalışıyordu. Tam yükü olarak saatte 3/4 mil hız yapabiliyordu. Bu denli düşük hızına rağmen, Yule, altı tekerlekli buharlı kamyonunu ekonomik bir taşıma aracı olarak görüyordu. Bunda da haksız sayılmazdı. Benzinle çalışan ilk kamyon, 13 Ekim 1894'te çizimleri yapılarak ve Paris’te Panhard tesislerinde üretildi. İlk dizel kamyon ise Benz tarafından 1923 yılının Ağustos ayında, Stuttgart’ta üretildi. 5 ton ağırlığındaki araç, 50 beygir gücünde bir motorla çalışıyordu. Motor gücü sayesinde ağır tonajlı araçlar çeşitlenmeye ve gelişmeye başladı.

 Motor gücü ve Kamyonlar dinamikleştikçe daha uzağa gitmek ve daha hızlı gitmek neden mümkün olmasın gibi sorular sorulmaya başlandığında mühendisler çok pratik çözümler buldular.Devrilebilen kabinler arızaları halletme kolaylığı sağladı.Yataklı olmaları ise sürücüye istediği yerde konaklayabilme imkanı verdi. Motor gücü Artık 90'lara gelindiğinde gerek üretim tekniklerinde olan ilerleme gerekse bilgisayar teknolojisinin varlığı kamyonculuğa farklı bir bakış açısı getirdi.Silindir başına dört valf üstten egzantirik mili gibi spor arabalarda olan teknoloji kamyonlara uygulanmaya başladı. Günümüze gelindiğinde ise  motor gücü sayesinde ağır tonajlı araçlar hızla gelişmiş ve şu anki son görünümünü kazanmıştır...

 

 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy2