Tip 2 diyabetin, sıklıkla 40 yaş üstü bireylerde tanı konulan bir hastalık olduğunu ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Nesriye Demirel, “Son yıllarda çocuk ve genç yaşta Tip 2 diyabet sayısı artış gösterdi. Bu artışın en önemli faktörü bireylerin beslenme biçimindeki değişimler, hareketsizlik ve hareketsiz yaşamanın beraberinde gelen telefon, tablet ve bilgisayarlara bağımlılıktır” dedi. 

Şişmanlayan çocuklarda insülin direnci artıyor

Diyabete neden olan bir diğer faktörün hızlı kilo artışı olduğuna dikkat çeken Demirel, “Düzensiz beslenme ve hareketsizlik ile beraber şişmanlayan çocuklarda insülin direnci gelişiyor. İnsülin direnci; vücuttaki enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ana hormon olan pankreastan salgılanan insülin hormonunun görevini yapamamasıdır. Bu durumda insülin hormonu yetersizliğini yenmek için, pankreas daha fazla insülin hormonu salgılayarak bu sorunu çözmeye çalışır. Bu şekilde kan şekeri dengesi sağlanır” şeklinde bilgi verdi.  

Sürekli yeme hissi oluşuyor

İnsülin hormonunun kan düzeyinde yüksek olmasının bir dizi önemli soruna yol açtığını ifade eden Dr. Nesriye Demirel, “Bir taraftan sürekli fazla hormon salgılamak durumunda kalan pankreas beta hücreleri bir süre sonra yorulur ve eskisi kadar insülin salgılayamaz hale gelir.  Öte yandan fazla insülin beyin üzerindeki etkisi ile doyma hissini engeller. Bu da fazla yemeye ve sonuç olarak şişmanlamaya sebep olur. Bu durumda çocuklar doysa bile aç olduğundaki gibi kendilerini kötü ve yorgun hissederler. Tekrar tekrar yiyerek bu hislerini yenmeye çalışırlar. Bu süreç kısır döngü halini alır” dedi. 

“Diyabeti önlemek mümkün”

Uzm. Dr. Nesriye Demirel, ergenlik döneminde sıklıkla artan insülin direnci ile etkin şekilde mücadele etmenin sosyal bir problem olduğuna dikkat çekerek, okul öncesi, okul çağı çocuklarına ve ergenlere yeterli ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırılmasının önemli olduğuna vurgu yaptı. Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin, diyabet gelişimini yüzde 70’e varan oranlarda önleyebildiğine dikkat çekerek şu tavsiyelerde bulundu: 

•“Çocuğun gün içerisinde uzun süre televizyon izlemesi veya uzun süre bilgisayar oyunu oynaması gibi hareketsiz aktiviteler engellenmeye çalışılmalıdır. 
•Günlük hareket miktarı artırılmalı düzenli egzersiz alışkanlığı kazandırılmalıdır. 
•Çocuklara ve ailelerine günlük kalori alımı, yeterli ve dengeli beslenme gibi temel beslenme bilgileri ve sağlığa yararlı yiyeceklerle ilgili bilgiler verilmelidir. 
•Glisemik indeksi yüksek, kana hızlı geçen karbonhidratlar, insülin hormon salınımını tetikler, açlık ataklarını artırır. Bu nedenle şekerli gıdalar, meyve suları, beyaz unlu mamullerden uzak durarak daha çok tahıllar, baklagiller, taze meyve ve sebzeler süt, yoğurt önerilmelidir.
•Aşırı kalorili, yağ içeren, atıştırmalık gıdalardan uzaklaştırılmalıdır. 
•Yemek yeme biçiminin düzeltilmesinde hızlı yemek yeme alışkanlığının değiştirilmesi ve gece yatmadan önce yüksek kalorili yiyeceklerinin alınmaması önerilmelidir.”