Pazar

14.01.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 14.01.2018-10:48

Gergin şehrin gülümseyen yüzü

Bir toplum gündelik hayat içerisinde daha iyi tanınıyor. Attığınız her adımda, girdiğiniz her sokakta o ülkede yaşayan insanları daha yakından tanımanızı sağlayacak detaylar çıkıveriyor önünüze. İran gibi ülkeler bu konuda hiç de cimri değil. Bolca malzeme sunuyor sizlere

Sitene Ekle

MUSA KESLER - musa.kesler@milliyet.com.tr

İran birkaç haftadır sokak gösterileriyle gündemdeydi. Başlarda şiddetlenen ve ölümlere yol açan hareketli zamanlar yerini sükûnete bıraktı. Durumu yerinde takip etmek için cuma günü olayların başladığı Meşhed’deydim.

İnanç şehri

İran’ın en büyük ikinci kenti olan Meşhed, genelde muhafazakâr insanların yaşadığı bir şehir olarak biliniyor. Ancak 2 milyonu aşkın nüfusu içerisinde her renkten, her görüşten İranlı var. Bu renkler arasında Türkler de var. Buradaki Türkler Tebriz taraflarındaki Azerbaycan kökenliler gibi değil; çok eski zamanlardan beri burada yaşayan İran-Horasan Türkleri. Ayrıca Meşhed, İranlıların çok hürmet ettiği İmam Rıza’nın kabrinin bulunduğu türbeden dolayı da bir inanç turizminin merkezi konumunda...   

Çarşı pazar renkli

Meşhed’te sakin geçen cuma vaktinden sonra çarşı pazarı gezdim. Bir toplum gündelik hayat içerisinde daha iyi tanınıyor. Attığınız her adımda, girdiğiniz her sokakta o ülkede yaşayan insanları daha yakından tanımanızı sağlayacak detaylar çıkıveriyor önünüze. İran gibi ülkeler bu konuda hiç de cimri değil. Bolca malzeme sunuyor sizlere... İran’ın meşhur halılarını bilmeyen yoktur. Meşhed bu halıların en önemli merkezlerinden biri. Birbirinden güzel, birbirinden kıymetli nice halılar çarşılarda meraklılarını karşılıyor. Seccade boyutunda ipek bir İran halısı almak isterseniz en az 300 doları gözden çıkarmanız gerekiyor. Oda boyutu halılar için ise binlerce doları göze almalısınız. Neyseki seyretmek bedava... 

Magazin turu

Meşhed, İran’ın kuzeydoğusunda bir şehir. Kars’tan 2 bin kilometre uzakta. İstanbul’dan uzaklığı ise yaklaşık 3 bin 500 kilometre. Bu mesafeye rağmen inanılmaz derecede ortak noktalar ve kültürel bağlar var. Bunun dışında şöyle söyleyeyim, Türkiye’nin magazin dünyasında ne olup bittiğini günü gününe takip eden insanlar var. 60’lı yaşlarında emekli bir öğretmen bana Mustafa Sandal ile eşi Emina Sandal arasındaki durumu sorduğunda çok şaşırdım. “Boşanacaklar mı?” diye sordu. Ben cevap bile veremeden Serdar Ortaç’tan ve daha sonra da İbrahim Tatlıses’in en az beş ‘avrad’ aldığından bahsetmeye başladı. Şaşkınlığım geçmemişti ki bir diğer amca “izdivaç” programlarına getirdi konuyu. Favorisi Esra Erol imiş... Emekli bir diplomatın anılarında, İran’ın bazı bölgelerinde işlerin “hızlı” yürümesi için “hediye” olarak görevlilere İbrahim Tatlıses kasetlerinin verildiğini okumuştum. Ama bu kadar uzak yerde bu kadar tanıdık şeylerle karşılaşmak çok şaşırtıcı oldu. Özcan Deniz, Erdal Erzincan diğer bahsi geçen Türk sanatçılar... Sadece bir yerde değil; birkaç yerde geçti bu konular.

Galacoş muhabbeti

Iğdır’dan başlayarak Kars ve Elazığ’a uzanan oradan Erzincan ve Gümüşhane’nin doğusuna kadar uzanan bölgede bilinen ‘Keleçoş’ diye bir yemek var. ‘Galacuş’ veya ‘Galacoş’ olarak da telaffuz ediliyor. Babaannem çok yapardı. Artık pek yapılan bir yemek değil. Özü itibarıyla ısıtılmış yoğurt, ekmek ve üzerine dökülen yağdan oluşuyor. Yöreden yöreye detayları değişse de ana malzemeler bunlar... İranlı amcalarla magazin muhabbeti yaparken, 60’lı yaşlardaki iki amcanın muhabbetinde geçen ‘kelecoş’ kelimesi takıldı kulağıma... ‘Kelecoş taam (yemek), nimet?’ diyerek ne olduğunu sormaya çalıştım. ‘Eyledür’ diye cevap verince ‘Türk müsün amca?’ diye sordum. ‘Özüm Türküm’ dedi. Meşhedin yerli Türklerindenmiş. Keleçoş’un tarifini sordum. ‘İki tür olur, biri yoğurttan biri kurut ile...’ dedi.  Aynı bizim oralardaki tarifi verdi. “Milli yemeğimizdir” anlamına gelen bir şeyler de söyledi. Öyle heyecanlı, öyle iştahlı anlattı Gümüşhane’den en az 2300 kilometre uzakta, çocukluğumda babaannemin toprak çanakta ezdiği kurutlardan yaptığı Galacoş geldi gözümün önüne... Çocukluğumdan hayal meyal hatırladığım bu yemeği binlerce kilometre ötede âdeta dumanı üstünde tüter bir halde görünce bir kez daha şaşırıp kaldım...

‘Kilit dahil ben hariç’

Ortak kullandığımız birçok kelime var. Saymakla bitmez. Eğer mantıklı düşünür ve bunlardan birkaçını bir araya getirirseniz gündelik hayatta işlerinizi yürütmeniz zor olmaz. Mesela ben odamın anahtarını içerde unuttuğumu resepsiyondaki görevliye “Ağa kilit dahil, ben hariç” (Anahtar içerde, ben dışarda) diyerek anlatabilmiştim...  

İran tatları... 

Bütün doğu kültürlerinde olduğu gibi İran yemeklerinin de baş tacı et ve pirinç... Et koyun eti. Dana eti çok tutulmuyor. Kasap vitrinlerinde bile sadece koyun eti var. Dana eti tezgâh arkasında. Kuzu etinin fırınlanmış hali en makbul olanı. Horoz eti de ayrı satılıyor. Zira “horuz” istediğinizde size kocaman bir horoz budu geliyor. Tavuk istemek için “cüce” demeniz gerek. Meşhed’e yakın Torgabe ve Şandiz diye iki köy var. Buralarda içinden şırıl şırıl sular akan geniş bahçeleri olan restoranlar yer alıyor. Meşhedliler özellikle yazın buralarda ailece yemekler yemeyi çok seviyorlar.  


©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.