17 yıllık değişim

Çin sinemasının önemli yönetmenlerinden Jia Zhangke’nin yeni filmi ‘Jiang hu er nü / Kül En Saf Beyazdır’, 5 Temmuz’da Türkiye’de gösterime girdi. Yönetmen filmini Milliyet Sanat’ın temmuz sayısına anlattı

17 yıllık değişim

Çin’deki kültürel ve insani değişimi gösterme konusunda usta sinemacı Jia Zhangke, 71. Cannes Film Festivali’nde yarışan filmi ‘Jiang hu er nü / Kül En Saf Beyazdır’, izleyicisine tanıdık gelen temaları bir aşk hikayesi üzerinden işliyor. ‘Jianghu’ diye adlandırılan yer altı dünyasında geçen filmde, ana karakterler Qiao ve erkek arkadaşı Bin. ‘Jianghu’ liderlerinden birinin öldürülmesinin ardından Qiao, Bin’i zor bir durumda savunuyor ve ikili farklı yönlere savruluyor. Yıllara ve farklı coğrafyalara uzanan bu hikâyeyi, Zhangke’yle konuştuk.

- Film ‘jianghu’ dünyası içinde geçiyor. Bu dünyayı nasıl tarif edersiniz?

Çin’deki ‘jianghu’ kültürü mafya veya gangsterden daha geniş ortam. Çin kültüründeki ‘Jianghu’ya mensup insanlar alt sınıftan gelir ve toplumun dışında yaşarlar. Kendilerini koruyabilmek için bir araya gelir ve gruplaşırlar. Mafya gibi düşünebilirsiniz ama Çin’deki kavram aynı değil. Jianghu’da küçük gruplar vardır ve herkesin kendi prensip, kural, felsefe ve adetleri olur. Ayrıca toplumun içinde zorlayacakları, ana akım güç dengesini sarsacakları gruplar bulunur. Aynı zamanda evsizler, sürüklenenler de bu tanımın içine girebilir mesela. Mafya, suçlu veya gangsterden çok daha kapsayıcı bir kültür.

- Neden bu kez bir kadın kahramana, Qiao’ya odaklanmayı tercih ettiniz?

‘Jianghu’ya veya ana akım Çin kültürüne baktığınızda erkek odaklı, ataerkil bir kültürle karşılaşıyoruz. Ancak şahsen Çin’in gerçekliğine baktığımda, birçok güçlü, kararlı kadın var. Toplumun eğilimlerine rağmen birçok değeri ve sevgiyi onlar ayakta tutuyor. Bunun tersine erkekler, güç ve para odaklı bir yaşam sürüyor. Dolayısıyla bir insan olarak bir kadının bakış açısını yansıtmak daha fazla ilgimi çekti. Toplum değil, karakter özelinden konuşursam, Qiao’nun geçirdiği değişimi de göstermek istedim. Filmin başında saf bir insanken, zaman geçtikçe tuttuğunu koparan çok güçlü bir figüre dönüşüyor.

- Filmde Qiao’yu eşiniz Zhao Tao canlandırıyor. İş birliğinizden bahsedebilir misiniz?

Eşimle yaptığım iş birliği bir şeyleri anlamamda çok yardımcı oldu. Özellikle de kadınların bakış açısını. Onun bu rol için yaptığı araştırma sayesinde bir şeyleri farklı görebilmeye başladım ve erkek bakış açısından kadına geçebildim. Mesela şu örneği verebilirim: ‘Jianghu’ kültürü içinde yer alan bir kadın karakter için birçok araştırma yaptı, bilgi topladı. Qiao rolünü tartışırken bir yerde Zhao dedi ki, “Sanırım ‘jianghu’ kültürü üzerine fazlasıyla bilgi sahibiyim. Şimdi bir kadının mantığını düşünmek istiyorum.” Bunun gibi katkıları senaryoyu değiştirmeme ve yeniden kurgulamama vesile oldu. Dolayısıyla bu film için ‘jianghu’ içindeki bir kadınla ilgili demek istemem; bir kadının bakış açısını yakalamaya çalışan bir film derim. İşin özü bu…

17 yıllık değişim

- Filmde Qiao çok değişiyor. Aşkı ve ihaneti yaşıyor. Erkekler değişim açısından onun çok gerisinde kalıyor sanki. Siz de öyle mi düşünüyorsunuz?

Filmin kapsadığı zamanı bu kadar uzun, 2001-2018 arasında tutmamın nedeni, bir kadının değişimini, olgunlaşmasını hakkıyla gösterebilmekti. Filmin başında saf, hassas bir halde. Sonradan çok güçlü birisine dönüşüyor. Kendisi dönüşmekle kalmıyor; dönüştüğü güçlü kişi etrafındaki toplumu ve insanları da değiştirebiliyor. Etrafımda birçok kadın büyürken, zaman içinde zorluklar yaşıyor, engellerle karşılaşıyor. Bir de buna bu karakterin ‘jianghu’ içinde olduğu bilgisini ekleyin. Bu yapının içinde bir kadının yaşayacağı güçlükler daha da fazla olacaktır. Filmde iki mesele benim için önemliydi. Biri ‘jianghu’ içinde karakterin olgunlaşmasını, ikincisi de yaş almayı, zamanın akışını gösterebilmek.

- Basın toplantısında filmin gençlik ve gençliğe duyulan nostaljiyle ilgili olduğunu söylemişsiniz. Biraz açabilir misiniz?

Karakterlerin 17 yıla yayılan hikâyesine ve ilişkilerine baktığımızda değişim görüyoruz. Bin, Qiao’nun aşka olan inancını yıkıyor. Bin aynı zamanda kardeşlik ve sadakatle ilgili prensiplerini bir kenara bırakıyor ve Qiao’ya ihanet ediyor. Bence bu durum, toplumda da olan değişimi yansıtıyor ve toplumun metaforu olarak işliyor. Bu 17 yılda toplumsal ilerleme adına neleri kaybettik, nelerden vazgeçtik? Bence bu yüzden, bir kayıp ve yıkım hissi nedeniyle izleyiciye nostalji duygusu geçiyor. Yani, ilerleme adına kaybedilenler nedeniyle… Bu durum, sadece toplumun geneline değil, ikili ilişkilere de yansıdı. Bu 17 yılda sadakat, sorumluluk ve adalet kavramları kayboldu. İster istemez filmi izlerken karakterler ve toplum üzerinden geçmişe bakıp nelerin kaybolduğunu düşünüyoruz. Ayrıca gelecek de belirsiz. 17 yılda yaşananlar bir kırılmaydı. Dolayısıyla herkesin neleri kaybettiğimizi ve bundan sonra ne yapacağımızı düşünmesi gerekiyor.

17 yıllık değişim

‘Hayal kırıklıklarını unutturan şarkılar...’

- Village People’ın ‘Y.M.C.A.’ şarkısı filmde önemli bir yerde. Neden bu şarkıyı seçtiniz?

Film 2001’de başlıyor. Bu yıllarda gençler ne yapıyordu? İşte, onu yakalamaya çalıştım. O dönemde gençler diskoya gidip zaman geçiriyordu ve bu diskolarda çalınan çok fazla yabancı şarkı seçeneği yoktu. Bu dönemde sürekli çalan iki şarkı Pet Shop Boys’un “Go West”i ve Village People’ın “Y.M.C.A.”ydi. “Go West”i ‘Mountains May Depart’ta kullandığım için geriye “Y.M.C.A.” kaldı. Bence gençlerin bu şarkıları bu kadar sevmesinin nedeni, melodilerinin yanı sıra hayal kırıklıklarını bunlarla unutabilmesiydi.

Dehşete düşüren görüntü! Aniden önüne atladı ve...Van’ın Erciş ilçesinde seyir halindeki TIR'ın önüne aniden kendini atan şahıs ağır yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber