DÜDÜK ANKARA’DA

Anadolu’da bir küme düşme maçı yönetiyorum... Ama iki takım da ‘al gülüm ver gülüm’ oynuyor, beraberliğe yatıyor... Kaptanlara, ‘Bitiririm sizi’ dedim... Meğer daha maç sürerken, iki güzide kentin vekilleri Federasyon’a beni şikâyet etmiş bile...

DÜDÜK ANKARA’DA

DÜDÜK ANKARA’DA

Anadolu’da bir küme düşme maçı yönetiyorum... Ama iki takım da ‘al gülüm ver gülüm’ oynuyor, beraberliğe yatıyor... Kaptanlara, ‘Bitiririm sizi’ dedim... Meğer daha maç sürerken, iki güzide kentin vekilleri Federasyon’a beni şikâyet etmiş bile...

Bir FIFA hakeminin İTİRAFLARI - 3

FIFA kokartlı eski hakem İhsan Türe, büyük yankı uyandıran anılarıa, yönettiği bir maçla devam ediyor.. "Anadolu’nun güzide bir kentinde, küme düşme maçını yönetiyorum. Maç ilk 10 dakikadan sonra öyle bir ‘al gülüm ver gülüm’ havasına büründü ki, sormayın. ‘Şimdi maçı tatil etsem, kim ne yapar bana?’ diye düşünüyorum. Derken ev sahibi atak yaparken, tam 60 metreden kalecisine geri pas yapmaz mı? Uzun bir düdük çalarak maçı durdurdum. Top kalecinin elinde. İki takım kaptanını yanıma çağırdım, ikisine de bastım ihtarı. İkisi de yüzüme bakamıyor.

‘Hoca telefon var’
‘Nam için bitireceğim hepinizi’ ikazıma rağmen, netice her iki takımın istediği gibi bitti: 0 - 0.
Yalnız ben takım kaptanlarına ihtarı basınca, sahada bulunan seyirciler, toplu şekilde lehime tezahürata başladılar. Maçtan sonra ‘Hoca sana telefon var’ dediler. Telefon Ankara’dan, nöbetçi memur bana tebligatı bildiriyor, "Bay Türe yarın saat 09.30’da Federasyon’da olacaksın" diye. İzmir yerine Ankara’ya geçtim. Meğer maç radyoda anlatılırken, kaptanlara ihtarımdan sonra ortalık toz duman olmuş. Güzide iki şehrimizin pek sayın milletvekilleri Federasyon Başkanı’nı arayarak topa tutmuşlar...

Kolonya döküp hakemi yakacaktı
Bir kulüp yöneticisi, uçakta dört hafta önce penaltılarını vermediğini düşündükleri hakemi görür. Sinirden kan beynine çıkmış bir halde elindeki kolonya şişesiyle hakeme saldırıya geçer. Hakeme ağza alınmayacak hakaretler yağdırırken, diğer taraftan da elindeki kolonyayı hakemin üzerine dökmektedir. Kulüp yöneticisinin amacı, diğer elinde tuttuğu çakmakla daha iyi anlaşılır. Yönetici hakemi yakmaya çalışmaktadır. İşte sizlere hakem - yönetici ilişkisini anlatan çarpıcı bir örnek. Müsabaka esnasında veya yolculuk sırasında hakemler yüzlerce kez böyle saldırılara uğramışlardı...

Aracı, paraları cebe indirince
Haftanın kritik maçlarından birini yöneten hakem, yardımcılarıyla havaalanına gelir. Yolcu salonunda deplasman yapan takımın kulüp başkanıyla karşılaşırlar. Maçta aldığı mağlubiyetle puan sıralamasında daha da kötü duruma gelen kulübün başkanı, yüzlerce insanın arasında, olanca gücüyle bağırarak, "Ulan ahlaksız adam, hem paramızı alıyor hem mağlup ediyorsun! Senin gibi süzmeyi ilk kez görüyorum!" diyerek hakeme saldırır. Araya girenler olayı yatıştırır.

Şikeci federasyona girdi
Müsabakayı yöneten hakem, olayı MHK’ye anlatır, hırsından sürekli ağlamaktadır.
MHK soruşturma yapar. Kulüp başkanı gerçekten hakeme verilmek üzere bir aracıya para vermiştir. Ancak olaydan hakemin haberi yoktur. Başkanın verdiği parayı alan kişi, bir nevi ‘toto’ oynamıştır. Yani başkanın takımı kazansaydı, para ‘hakemin cebine gitmiş’ olacaktır... Sonrası daha ilginç. Olayın kahramanı kulüp başkanı, birkaç yıl sonra Futbol Federasyonu yönetimine girdi...

Toroğlu: Gözüm teknik direktörlükte
1’inci turda Moskova’da yönettiğim Spartak Moskova maçından sonra 2’nci turda da, Macaristan’da Ujpest - Bordeaux maçını yönetecektim. Yardımcılarım Engin Kurt’la Erman Toroğlu. Her Avrupa maçı öncesi trio, Türkiye’de birkaç alışma maçı yapıyoruz. İstanbul’da Fener - Eskişehir maçı öncesi, yardımcı hakem arkadaşlarımı eve kahve içmeye çağırdım. Kahveleri getiren eşim, Erman’a, "Artık hakem camiasındasın, mezara kadar gider bu iş" dediğinde, Erman şu cevabı vermişti: "Yok be yenge! Hakemlik benim için bir basamak. Biraz isim yapayım gözüm teknik direktörlükte, bu hocalar yıllarca amatör olarak hizmet verdiler, hakemlikte para yok..."

Kardeşim yüzünden penaltıyı vermedim
Ankara’da bir maça çıkacağım. Kardeşim de maça girmek istedi. Görevli almayınca, olanlar oldu

Ankara’da bir Şekerspor - Giresun maçını hiç unutamam. O tarihte hukukta okuyan kardeşim 19 Mayıs Stadı’na girerken, "Ağabey maçını seyretmeye geldim, beni maça sokar mısın?" dedi.
Tam hakem giriş kapısından içeriye girerken kapıdaki görevli, "Yasak arkadaş, misafir sokamazsın" demez mi? Bir anda kan beynime sıçradı. "Yahu arkadaş! maçı ben yöneteceğim, tanımadın mı?" dedim, ama para etmedi.
Baktım olacak gibi değil, kardeşime para verip, "Git bilet al ve maça gir, müsabakadan sonra da hakem çıkış kapısında beni bekle" dedim.
Duruma fena halde sinirlenmiştim.
Görevliyi tokatlayasım gelmişti. Müsabaka konsantrasyonum kayboldu. O asap bozukluğu içerisinde maça çıktım. İlk yarıda Şekerspor lehine yüzde yüz penaltılık pozisyonu es geçmiştim.
Kendimi bir türlü maça veremiyordum. Hâlâ kapıdaki müstahdemle münakaşa ediyordum.

Kötü haber acele ulakla geldi
Müsabakanın ikinci yarısında Giresunsporlu 5 numaralı oyuncu Sarı Erol, 25 metre frikikten topu Şeker ağlarına lamba gibi asmaz mı? Buyrun, ayıkla bakalım pirincin şimdi taşını.
Penaltıyı görme, neticeyi değiştir. Golden sonra ‘Ben mi maçı yönettim, maç mı beni yönetti?’ hiç hatırlamıyorum. Tabii haftasında Halim Çorbalı imzalı ‘Formsuz ve kötü yönetiminizden dolayı sizi dinlendiriyoruz’ yazısı, ‘acele ulakla’ elime geçti.

Milan hediyeye boğdu
UEFA Kupası... Milan takımı ile Real Betis oynayacak. Milano’ya gittik.. Dönüşte, bavullarımız Milanlı yöneticilerin hediyeleriyle doluydu...

Milan - Real Betis UEFA Kupası 2. tur 2. maçını yönetmek üzere Milano’ya gittik.
İlk müsabakayı Milan 1 - 0 kaybetmiş, bu nedenle de Milanlı yöneticiler etrafımızda pervane. Şehrin en güzel tarihi lokantalarında yemekler yeniyor. Hele akşam götürdükleri orman içerisindeki şatoya benzer yerde yediğimiz yemekle, içtiğimiz 100 yıllık şarap bizi rüyalarda gezdiriyor. Milanlı yöneticiler hepimizi yazın ailelerimizle birlikte birer aylık tatile çağırıyor. O tarihlerde Avrupa’nın bir numarası Avusturyalı bir hakem var. Milan İkinci Başkanı ondan bahsederek, "Her yaz ailesiyle gelip yazlığımda 30 gün kalır" diye anlatıyor.

Yendiler ama elendiler
Neyse, müsabakanın oynanacağı gün kahvaltıdan sonra bizi Milano’nun en büyük mağazasına götürdüler. İlk kez böyle büyük bir alışveriş merkezi görüyoruz.
Mağaza bizi oraya götüren Milan yöneticisininmiş. Kahvelerimizi içerken adam durmadan bizlere soruyor, "Evli misin, hanımının bedeni kaç, çocuğun kaç yaşında?" falan... Aklımıza herhangi bir şey gelmediği için soruları yanıtlıyoruz. Bizi erkek reyonuna çıkardılar ve ‘seçin alın’ dediler. Şaşırmıştık. Hepimiz nezaketen birer kravat beğendik, hepsi o kadar. Maç yemeğimizi yiyerek otel odalarımıza döndüğümüzde ne görelim dersiniz?
Her birimize ikişer bavul dolusu hakiki ipekten giysiler. Kimi kime şikâyet edeceğiz, almasak nezaketsizlik olacak. Adamlar birkaç yıllık aile giysisini özenle hazırlamışlar. Anladığım kadarıyla İtalyanlar bu işi müthiş yapıyorlar. Orada maç yöneten bir hakemin hediye almama şansı bana göre yok gibi. San Siro’da Milan, Real Betis’i 2-1 yendi; ancak gol averajıyla elendiler.

Avrupa’da Türe şoku
İhsan Türe’nin İtalyan hakem Lo Bello ile ilgili Milliyet’teki açıklamaları, Avrupa’da bomba gibi patladı..

İhsan Türe’nin 1992 - 93 sezonunda oynanan Galatasaray - U.Craiova ile ilgili Milliyet’te yayımlanan açıklamaları, Avrupa’da tam anlamıyla şok etkisi yarattı.
İtalyan ANSA, İspanyol EFE ve Fransız AFP ajanslarının duyurduğu açıklamalar, bugün de Avrupa’nın dört bir yanındaki gazeteler tarafından yayımlandı. İtalya’da Corriera ve La Gazzetta Dello Sport gazeteleri, bu maçı yöneten ve Türe’nin iddialarında yer alan İtalya hakem Rosario Lo Bello’nun açıklamalarına da yer verdi.

Bello: Kızmadım bile
Türe’nin, Galatasaraylı yöneticilerin saat hediye ettiği ve Erkan Özerman aracılığı ile kadın bulduğu iddialarını yanıtlayan Lo Bello, "Türe’yi tanıyorum ama iddialar o kadar saçma ki, beni kızdıramaz bile" dedi. Lo Bello, iddialarının tümünü reddettiği açıklamasını, "O maçı hatırlıyorum. Çok normal koşullarda oynanmıştı" diyerek tamamladı.
İddialara Rumen gazeteleri Gazeta Sporturilor ve Prosport da büyük ilgi gösterdi. Gazeteler, ilk golü atan Bita’nın, "Galatasaray ev sahibi olduğu için tabii ki biraz yardım gördü. Kaleci Lung da hakeme küfür ettiği için kırmızı kart görmüştü" sözlerine yer verdi.

FIFA ne yapacak?
İspanya’nın El Pais, La Vanguardia ve Sport gazeteleri de, "Uluslararası bir skandal olabilir. Soruşturma gündemde" ifadelerini kullandı. İsviçre gazetesi Le Matin ise "Bay Türe: Türklerin hileleri" başlıklı haberinde Milliyet’teki tüm haberi yayımlayarak, "Bu konuya FIFA ne tepki verecek?" diye sordu.

Çağlar: Türe’ye Allah’ın selamını vermiş olabilirim
FATMA HATUN ALAGÖZ BURSA DHA

FİFA Kokartlı eski Hakem İhsan Türe’nin, Bursaspor - Fenerbahçe maçına çıkarken odasına girmesi üzerine dışarı çıkarttığını iddia ettiği Bursaspor eski Kulüp Başkanı Cavit Çağlar, kendisine yöneltilen iddiaları yalanladı.
Yeşil - beyazlı takımda kulüp başkanlığı ve genel kaptanlık görevini şerefle yürüttüğünü belirten Çağlar, Türe’nin iddialarını gülünç olarak nitelendirdiği açıklamasını, şöyle tamamladı:
"Bursaspor ile hakemlerin odaları yan yana. Futbolcuların yanından çıkarken kapı açık olduğu için selam vermiş olabilirim. Allah’ın selamını vermek kadar doğal bir şey olamaz. Ayrıca odalarına girmem mümkün değil. Yanında iki yardımcı hakem ve gözlemci var. Kendimden eminim. İddiaları üzülerek okudum. İddialarda bulunanların da kendinden emin olmaları gerekir."

YARIN
• Galatasaray’ın Fener’e attığı gol ofsayttı
• Bakanın takımı
• Tavuk yerine mutfak geldi
• Hakemin elinden düdüğü alanlar









GÜNCEL















17 metre derinliğindeki obruk endişe yarattı!Eskişehir’in Sivrihisar ilçesindeki tarlada yaklaşık 7 metre çapında, 17 metre derinliğinde obruk oluştu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber