Ergenekon’da yeniden yargılama bölünecek!

Ergenekon davasında temyiz incelemesi yapacak olan 16. Ceza Dairesi davanın esastan bozulması yönünde görüş belirten Yargıtay Başsavcılığı’nın kararına uyarsa dava yeniden görülecek; askeri sanıkların dosyası ayrılacak, İlker Başbuğ’un yargılanması da Yüce Divan’da yapılacak...

Ergenekon davasında Yargıtay Başsavcılığı’nın tebliğnamesinde esastan bozma istemesi ve bunu “Ergenekon isimli bir terör örgütünün varlığının ispatlanamadığı” gerekçesine dayandırdığının belirtilmesi yakın tarihin en önemli davasıyla ilgili tartışmaları yeniden başlatacak.
Başsavcılığın, Ergenekon davasında hazırladığı tebliğnamede “Ergenekon terör örgütünün varlığına ilişkin bir emare ve delile ulaşılamadığının” savunulduğu belirtildi. Tebliğnamede bu nedenle tüm sanıklara örgüt suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının bozulmasının talep edildiği ifade edildi. Tebliğnamede ayrıca Danıştay saldırısı, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un ve askerlerin dosyalarının da Ergenekon dosyasından ayrılmasının istendiği öğrenildi. Kararların temyiz incelemesini yapacak olan 16. Ceza Dairesi de tebliğname doğrultusunda karar verirse, bozma kararı üzerine yapılacak yeniden yargılama da bölünecek. Buna göre askerlere ilişkin davalar askeri mahkemeye gönderilirken Başbuğ’un yargılaması Yüce Divan’da yapılacak. “Ergenekon terör örgütünün” varlığına ilişkin delile ulaşılamadığı görüşünün doğal bir sonucu da bir Ergenekon faaliyeti olarak hüküm kurulan Danıştay saldırısı davasının da ayrılması olacak.
Lobi belgesi ve şemalar
Sanıkların temyiz dilekçelerinde Ergenekon davasında sanıkların birbirleriyle olan irtibatlarının sosyal veya siyasal ilişki olduğu, bunun örgütsel bir bağ olarak değerlendirelemeyeceği savunuluyordu. Ergenekon örgütünün varlığına ilişkin Ergenekon lobi belgesi ve çeşitli şemalar dosyaya girmişti. Bu delilleri esas alarak kurulan mahkeme hükmünde Ergenekon örgütünün bir terör örgütü olarak örgütlendiği savunuluyordu. Ergenekon örgütünün varlığına ilişkin bu karar Yargıtay tarafından bozulursa ve daha sonra bu hüküm kesinleşirse bir daha “Ergenekon örgütüne” yönelik operasyon da yapılamayacak.

Davadaki hukuka aykırılık iddiaları

Sanıkların savunmalarında ve temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazlardan bazıları şöyleydi:
- MİT, Genelkurmay, Emniyet ve Jandarma mahkemeye resmi yazıda Ergenekon adlı bir terör örgütünün bulunmadığının bildirilmesine ve sanıklar ve tanıklardan hiçbirinin de Ergenekon’un varlığını kabul etmemesine rağmen mahkeme örgütün varlığını kabul ederek hüküm kurdu.
- Ergenekon’a ait olduğu ileri sürülen Tuncay Güney ve Ümit Oğuztan’ın Strateji adlı dergide yayınladıkları ve internet ortamında dolaşan yazılar dışında örgüte ilişkin herhangi bir belge bulunmadı.
- Telefon dinleme kararlarında usulsüzlük yapıldı.
- Bazı sanıklara ait olan cep telefonlarına polis tarafından başka telefonların yüklendiği ortaya çıktı.
- Sanıklardan ele geçirilen dijital veriler usul hükümlerine aykırı biçimde delil sayıldı. Adli emanette kırılan 51 No’lu 4 DVD açılamadı ama kararda suçlamaların delili sayıldı.
- Sanıkların beylik silahları, ruhsatlı tabancaları ‘Ergenekon cephaneliği’ sayıldı. Vedat Yenerer’in 19. Yüzyıl’dan kalma çalışmayan antika tüfeği ‘vahim silah’ olarak kayda geçti.
- Soruşturmanın başlamasına neden olan, Ümraniye’deki gecekondunun çatısından ele geçirildiği iddia edilen el bombaları delil değerlendirmesi yapılmadan, mahkemenin bilgisi dışında imha edildi.
- Dinlenen gizli tanıkların hemen tümü Şemdin Sakık gibi değişik suçlardan cezaevinde bulunan kişilerden oluşuyordu.

Hatay'da kahreden olayKilis’te foseptik çukuruna düşen buzağıyı kurtarmak için giren 3 kişi metan gazından zehirlenerek hayatını kaybetti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber