Kisebükü’ne tesis iznine isyan

MUĞLA’nın Bodrum İlçesi’nde yer alan, Helenistik ve Bizans dönemine ait şapel, kale, sur, sarnıç, han ve çeşitli kalıntılarla süslü, çam ormanlarıyla kaplı Kisebükü Koyu’nda, 35 dönümlük tapulu arazinin Nurol İnşaat tarafından Azeri BBK Turizm Yatçılık Gayrimenkul Yatırım İnşaat İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş.’ye 4.5 milyon TL’ye satılması, sonrasında da jet hızıyla inşaat izni verilmesi ortalığı karıştırdı.

Çivi dahi çakılması yasak olan, doğal ve arkeolojik SİT alanı kapsamına giren Kisebükü’nde, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin inşaat için olumsuz rapor vermesine rağmen, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca 1400 yataklı turistik tesis için 4 günde izin çıkarılması çevrecileri isyan ettirdi. İnşaat izniyle birlikte, cennetten bir köşe olan Kisebükü’nün cehenneme döneceğini savunan Bodrum Deniz Ticaret Odası üyesi Arif Yılmaz şöyle konuştu: “Oda olarak yaptığımız envanter çalışmasında, Çanakkale’den Antalya’ya kadar olan kıyı şeridinde 239 koydan 45 tanesinin tamamen yok olduğunu 96 tanesinin ise risk altında olduğunu belirterek koruma altına alınmasını istemiştik. Ancak her yıl yeni yasa ve yönetmeliklerle koylara saldırılar gittikçe arttı ve dayanılmaz hale geldi. Dört günde el çabukluğu ile inşaat izni alınması cennet koyları bekleyen tehlikenin en önemli habercisi. Bakan Günay geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, koyların korunacağını tek bir çivi dahi çaktırmayacağını söylemişti. Bakanın sözünde durmasını istiyoruz.” 

KİSEBÜKÜ TARİH VE DOĞANIN EN ZENGİN BÖLGESİ 
Muğla Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Adnan Diler de, Kisebükü Koyu’nun Helenistik ve Bizans dönemine ait eserlerin en yoğun bulunduğu yer olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bölge 1'inci Derece Arkeolojik SİT olmasına rağmen satışı yapılan arazinin bulunduğu yer 3'üncü derece arkeolojik SİT alanına çıkarıldı. İnşaat izni verildi. Yapılacak turistik tesise iskele izni verilmesi, tesisin koyu kapatmak için her türlü faaliyeti göstereceğine bir işaret. Daha önceki raporlarımızda Kisebükü’nün doğal ve arkeolojik park olarak ilan edilmesi yönünde görüşümüzü bildirmiştik. En fazla ahşaptan günübirlik tesisler yapılmasına izin verilmeliydi. Nurol Holding A.Ş. orayı satın aldığında, inşaat yapmamalarını, holding adına prestij kazandıracak doğa ve tarih yatırımına yönelik proje hazırlayarak bu ülkeye önemli bir katkıda bulunmalarını istemiştim. Ancak onlar inşaat yapamayınca satmayı tercih etmişler. Artık, bölgedeki tarihi eserlerin korunmasına yönelik ciddi kuşkularımız var. Hiçbir tarihçi böyle doğa ve tarihin zengin olduğu bölgeye inşaat izni verilmesini kabul edemez.” 

ÇEVRECİ İSYANDA 
Mavi Yol Girişimi Sözcüsü Filiz Dizdar ise, Kisebükü’ne tek bir çivi çakmanın, betona dönüştürmenin, cennetin kalbine hançer saplamakla eş değerde olduğunu vurgulayarak tepkisini şöyle dile getirdi: “Yıllarca cennet koyların imara açılmaması için mücadele ettik. Bu mücadalede acilen Kisebükü Koyu’nu kurtarma Komisyonu kurup tarihi ve doğa güzellikleri ile dolu cennetin peşkeş çekilmesini engelleme kararı aldık. Yatırıma değil doğanın tarih ve kültürün katledilmesine karşıyız. Kisebükü mavi yolculuğun yapıldığı koy gibi görünse de, birçok yatırımcının oradan beslendiğini biliyoruz ve Bodrum’un yerel ekonomisinin güçlü bir ayağı olduğunu biliyoruz. Koruma kurulunun çok hızlı çalışarak çıkardığı kararda dikkat edilecek iki önemli madde var. Kurulun kararında bir yandan ‘inşaat yapılabilir’, ardından ‘inşaat bittiğinde denetimlerde olumsuzluk görürsek işletme hakkı vermeyiz’ deniliyor. Sanıyorum hukukla ve kamuoyuya dalga geçiyorlar, şaka yapıyorlar. Tüm bunları engellemek için Bodrum’daki belediyeler ve sivil toplum örgütlerinden birer kişinin katılacağı geniş kapsamlı Kisebükü’nü Kurtarma Komisyonu kurarak, hukuki ve yasal zeminde gerekirse eylemlerle mücadelemizi sürdüreceğiz.” 

“AMAÇ ORMAN YAĞMASININ ÖNÜNÜ AÇMAK” 
Bu kararda asıl amacın orman arazilerinin tahsisini sağlamak olduğunu savunan Bodrum Yurttaş İnsiyatifi Sözcüsü Ayhan Karahan da şunları kaydetti: “Daha önce bu cennet bölgede orman arazilerinin tahsisini durdurmuş ve imara açılmasını engellemiştik. Şimdi orman arazilerinin tahsisinin hukuken zor olduğunu gören iktidar ve bürokrasi, Hazine arazilerinin satışı ve imara açılması ile yeni bir yağma adımı atıyor. Kisebükü’nde 5 parsel Hazine arazisinin satışı sözkonusu. Bakanlığın bunu da acil olarak gündeme getireceğinden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Tüm bunlar gerçekleşirse mavi yolculuk güzergahının tamamını imara açmanın yollarını arayacaklar, yeşil cennet beyaz betona dönüşecek. Bunu da yabancı işadamları ve firmalar Türk şirketlerini kullanarak gerçekleştirecekler. Türk firmalar, satın aldıkları Hazine ve orman arazilerini yabancı şirketlere devredip büyük oranda komisyon alacaklar. Ülkenin değerleri böylelikle yağmalanacak. Bu inşaat izninin iptal edilmesi, orman arazilerinin tahsinin engellenmesi için Avukat Ahmet Aksüt, Metin Kesikciler ve Aytul Dogu’dan oluşan bir hukuk komisyonu oluşturarak bu yağmayı önleme kararı aldık.”

Suriye'de Türk askeri konvoyuna hava saldırısıMilli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İdlib'de 9 Numaralı Gözlem Noktası'na intikal esnasında konvoyumuza bir hava saldırısı düzenlenmiş, 3 sivil ölmüş, 12 sivil yaralanmıştır. Mevcut anlaşmalara ve Rusya ile aramızdaki iş birliği ve diyaloga aykırı bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz" denildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber