5

5

5 ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Ve haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

5 ile ilgili tüm haberleri ve son dakika 5 haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 435 5 haberi bulunmuştur.

Turkish Cargo, istikrarlı büyümesini sürdürüyor
Turkish Cargo, istikrarlı büyümesini sürdürüyorDünyanın 124 ülkesine hizmet sağlayan global hava kargo markası Turkish Cargo, uluslararası hava kargo bilgi sağlayıcısı WACD’nin mayıs ayı verilerine göre; global hava kargo pazarının yüzde 5.1 oranında küçülme gösterdiği sektörde, yüzde 7.1 oranında tonaj artışı sağlayarak önemli bir büyüme gösterdi.Mega Hub İstanbul Havalimanı’na taşınmasının hemen ardından açıklanan rakamlarla istikrarlı büyümesini devam ettiren başarılı hava kargo markası, global hava kargo pazarındaki daralmanın yüzde 4 olduğu sektörde, pazar payını yüzde 3.9’dan yüzde 4’e yükselterek, hava kargo pazarında 7. sıradaki yerini korudu. WACD’nin mayıs ayı bölgesel verilerine göre Turkish Cargo en önemli büyümeyi Asya ve Amerika pazarında yaşadı. Bayrak taşıyıcı kargo markası, satılan tonaja göre; Amerika Kıtasında yüzde 34,4 Uzak Doğu Bölgesinde yüzde 19,3 ve Orta Doğu/Güney Asya bölgesinde yüzde 12,2 büyüme başarısı gösterdi. Marka, hava kargo hizmeti sağladığı tüm bölgelerde olumlu sonuçlar elde etti. Bayrak taşıyıcı Türk Hava Yolları’nın kargo taşıma kapasitesine ek olarak, kargo uçağı filosu ile 88 destinasyona direkt kargo uçuşu gerçekleştiren başarılı marka, 2019 yılında başarıyla gerçekleştirmiş olduğu çift terminal operasyonlarını, Atatürk ve İstanbul Havalimanlarından icra etmektedir. Uçuş ağına eklediği yeni destinasyonlar, mevcut altyapısı ve gerçekleştirdiği yatırımlarla sürdürülebilir bir büyüme sağlayan Turkish Cargo; mevcut uçuş ağında bulunan 300’den fazla destinasyonda, kapasitesini artırmaya devam ediyor.124 ülkeye hizmet sağlayan başarılı hava kargo markası; geniş hizmet yelpazesini ve operasyonel kabiliyetlerini, Türkiye’nin eşsiz coğrafi avantajlarlarıyla birleştirerek başarı çıtasını yükseltmeye devam ediyor.
11.09.2019Televizyon
THY’den Dünya Kabin Memurları Günü’nde özel paylaşım
THY’den Dünya Kabin Memurları Günü’nde özel paylaşımTürkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları (THY), Dünya Kabin Memurları Günü’ne özel kısa film yayınladı. Milyonlarca yolcunun güvenli seyahatine eşlik eden kabin memurlarının hikayelerinden ilham alınan kısa film, yine THY bünyesinde görev yapan 12 bin kabin memurundan biri olan Tolga İçmez tarafından hazırlandı. Bünyesinde 12 bin kabin memuru görev alan Türk Hava Yolları, Dünya Kabin Memurları Günü’nde anlamlı bir kısa film yayınladı. Filmde her defasında dünyanın farklı bir noktasında göreve giden kabin memurlarının hikayesine yer verildi. Kısa film yine THY’de kabin memuru olarak görev yapan Tolga İçmez tarafından hazırlandı. Film, THY ile seyahat eden milyonlarca yolcunun güvenli ve ayrıcalıklı seyahatine eşlik eden kabin memurlarının hikayelerinden ilham alıyor. Filmi çeken kabin memuru tüm uçuşlarına kamera ekipmanlarıyla gidiyor Lisans eğitimini reklamcılık bölümünde tamamlayan ve gökyüzündeki kariyeri öncesinde Türk Hava Yolları’nın reklam setlerinde görev alan Tolga İçmez, 5 yıldır icra ettiği kabin memurluğuyla eski deneyimini bir araya getirerek anlamlı bir çalışmaya imza attı. Türk Hava Yolları’yla dünyanın 124 ülkesine görev uçuşu gerçekleştiren 12 bin kabin memurundan biri olan genç yönetmen, tüm uçuşlarına kamera ekipmanlarıyla katılıyor. Sosyal paylaşım platformu Youtube’da da videolarını paylaşan Tolga İçmez, daha önce ‘Büyük göç’ konulu bir çalışmaya da imza attı. “Türk Hava Yolları ekibinin bir parçası olarak film çekiyorum” Evde, havalimanında ve uçak içerisinde gerçekleştirilen ve toplamda 5 gün süren çekimlerde Tolga İçmez’e 6 kabin memuru destek oldu. Üç dakikalık film için 6 saatlik görüntü alındı. Seslendirmeleri de kabin memurları tarafından gerçekleştirilen film izleyenlerden büyük beğeni topladı. Filme ilişkin değerlendirmede bulunan Tolga İçmez, “Bu büyük ailenin bir parçası olduğum için çok mutluyum. Daha önce Türk Hava Yolları reklamlarını çeken ekipte çalışmıştım, bugün Türk Hava Yolları ekibinin bir parçası
11.09.2019Televizyon
Kendini bir şey zanneden ünlülerimizden kastınız neydi  O ünlüler kim
Kendini bir şey zanneden ünlülerimizden kastınız neydi? O ünlüler kim?Alişan, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Buket Aydın: Kendini bir şey zanneden ünlülerimizden kastınız neydi? O ünlüler kim?Alişan: Tabii ki isim vermeyeceğim ama bunu zaten herkes biliyor. Bunu ben şuna binaen söyledim; Instagram'da bir kadın paylaşmıştım. ‘Güzelliğimden dolayı hiçbir yerde yürüyemiyorum. Beni gören herkes hasta oluyor’ diyordu. Bunu sordular bana ben de dedim ki evet o kadının yaşadığı psikolojik bir durum var ama bunu yaşayan ülkemizde çok sanatçı var. Örneğin takipçisi yok, takipçi satın alıyor. Ondan sonra da kendisini çok fazla kişinin takip ettiğine inanıyor. Böyle insanlar var. Sabah kalkıyor, ‘Günaydın, bugün buradayız. Bugün cilt bakımındayız. Bana çok soruyorsunuz rujumu’ diyor. Bunu yapan erkekler de var. Bu bizim zamanımızda şöyleydi; bir albüm çıkmadan hep böyle yalan haberler yapılırdı. İşte 500 bin siparişle albüm çıkıyor. Tabii ki yalan 50 bin siparişi bile yok. Veya albüm sattım 1 buçuk milyon. Yalan, albüm satmış 100-200 bin. Şimdi bunun sosyal medya şeyi başladı. Şu anda konser veren ve yılda 150 konser verip, bundan 10 sene önce o sanatçılar Unkapanı’na gitseydi yemin ediyorum prodüktörler tarafından tekme tokat dövülürdü. ‘Ya sen hasta mısın? Kendi sesinin güzel olduğuna inandın. Bir de albüm yapacaksın, satacaksın. Bir de bu işten para kazanacaksın. Buna inanıyorsun’ deyip, tekme tokat gönderirlerdi. Ama maalesef böyle bir durum var. Şimdi bunlar albüm yapıyor, konser veriyor. Veya bir YouTube fenomeni çıkıyor şarkı yapıyor. 150-200 milyon izlenme alıyor. Biz yıllardır bu işi yapıyoruz, 5-6 günde anca 1 milyona çıkıyor. Şu andan şöhret olmak çok kolay. Ama her şey anlık. Bence 5 sene sonra şu andaki şöhretlerin hiçbirini tanımayacağız. Benim zamanımdaki starlar şuanda yoklar.
11.09.2019Televizyon
Neden Milli Takımın kaybettiği bir maçta oyundan alınırken güldünüz
Neden Milli Takımın kaybettiği bir maçta oyundan alınırken güldünüz?CNN TÜRK'te 40 programına konuk olan Arda Turan Buket Aydı'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Neden Milli Takımın kaybettiği bir maçta oyundan alınırken güldünüz?Arda Turan:Bu soruyu sorduğun için teşekkür ederim bir defa, içimde yaradır bu. O kadar büyük bir yaradır ki. Hiç kimse acaba İzlanda’yı ilk yendiğimizde, Selçuk frikik attığında, Avrupa Şampiyonası’na gittiğimizde ne kadar ağladığımı hatırlıyorlar mı?Bir defa insanların, sevinçlerini ve üzüntülerini belirtme şekilleri farklı olabilir. Evet, orada güldüm. Hala da o maça hatırladığım da o sinirle evde bazen gülerim. Hayatımda bir 5 maç saysak bir tanesi en çok üzüldüğüm maç odur. Neden biliyor musun? Sebebi şu; Dünya Kupası'na gitme maçımız, Türk tarih için çok önemli bir defa veya iki defa. Dünya Kupası'na gideceğiz. Gitme şansımız var. Ve şöyle bir şey oluyor; Lucescu sürekli toplantı yapıyor ve şöyle bir şey diyor. ‘İzlanda sürekli uzun top atıyorlar. Onlar bizden daha fizikliler. Lütfen kafa topuna çıkmayın. Etrafında kapatın ki düşen topu alalım.’ Bu anlattıklarımı anlayabildiniz değil mi? Bizim maçta yediğimiz golle bakar mısınız? Arkadaşlarımı asla ama asla eleştirmek için söylemiyorum. Oluyor futbolda ama bu kadar üst seviye, bu kadar ülkemiz için önemli bir maçta böyle bir gol yedik. Bir sonraki gol. ‘Lütfen merkezlerine oynamayın çok kapatıyorlar. Kenardan oynayalım ki kaybedeceksek de kenardan kaybedelim.’ Merkezden kaptığımız topla geçiş yiyip gol yiyoruz ve Dünya Kupası'nı kaybediyoruz. O kadar toplantı toplantı, o kadar izah, çalıştığımız yerlerden gol yersek Arda da oraya çıkarken sinirden gülerek gelir. Çünkü neden hayatında istediği en çok istediği şey kaybediyor. Türk Milli Takımı hayatımda en çok sevdiğim şey, hala en çok sevdiğim şey. Desteklerden kendi en çok sevdiğim şey. Böyle bir şey olabilir mi? Buna günü diyenler bence art niyetlidir. Ben hala üzüntüsünü yaşıyorum. Hala oturup o İzlanda maçında acaba ş
11.09.2019Televizyon
Gaziantepte kültürel anlamda neler yapmayı planlıyorsunuz
Gaziantep'te kültürel anlamda neler yapmayı planlıyorsunuz?Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın yeniden aday gösterdiği Fatma Şahin, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Gaziantep'te kültürel anlamda neler yapmayı planlıyorsunuz?Fatma Şahin:5 antik kent var. Birisi Rumkale-Fırat. Fırat'ı kullanamıyoruz. Fırat'ın içerisinde muhteşem bir hayat var. Roma dönemi, Hitit döneminin en güçlü dönemleri orada yaşanmış. Hala Fırat'ı şehir tanımıyor, ülke tanımıyor. Şimdi oraya bir sahil düzenlemesi yaptık. Rumkale ile Levant ormanları arasına bir teleferik sistemi koyacağım. Muradım şu; herkesi Rumkale'ye getireceğim. Üste bir Seyir tepesi ile bütün Fırat'ın o güzelliklerini görsünler istiyorum. Bu ilk işim.İkincisi İtalyanlarla Karkamış'taki Antik Kenti yaptık. Hitit dönemi, geç Hitit dönemi. Bütün arkeologlar bunun açılmasını bekliyor. Yanında Karkamış'ın içerisinde Manyas'taki kuş çeşidi kadar çeşidi olan muhteşem bir ekopark var. Bunların hepsi Gaziantep'in yeni dönemdeki cazibe merkezleri. Kanyon turizminden tutun öbür tarafına gel Yesemek. Yesemek yine geç Hitit döneminde UNESCO tarafından tescillenmiş büyük bir açık hava müzesi. Böyle bir tarihi dokunun içerisine, şehrin içerisine giriyorsun. Hanlar, hamamlar, bunlara ait kültür yolları, kale. Her biri kendi içinde büyük bir çekim merkezi oluşturuyor. O yüzden "Gaziantep'e gelme zamanı, uzaklarda arama" diyoruz. Uzaklarda arama dememizin en büyük nedenlerinden bir tanesi de hayvanat bahçemiz. Avrupa'da üçüncüyüz, dünyada dördüncüyüz. Çeşitlilikte doğurganlıkta ve bir safari parkı açtık. 70 çeşit hayvan birlikte yaşıyor. Afrika'ya gitmene gerek yok, Gaziantep'e gel diyoruz. Şimdi Gaziantep'e gelen birisi benden önce yarım gün sonra ne yapacağım diyordu. En az bir hafta kalacak. Müzeler, kültür yolu, gastronomi bunların üzerinden bir de millet bahçesi ve panorama müzesi yaptık. Biz ülkelere, Avrupa'ya niye gidiyoruz? Gittiğimiz
11.09.2019Televizyon
Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu
Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu? Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu?Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın yeniden aday gösterdiği Fatma Şahin, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu? Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu? Fatma Şahin: Dünyada yeni bir tur var. Nereye gideyim, ne tadayım. Artık deniz, kum, güneşten çıkmış kültürel mirasa. Tam da Gaziantep’ten bahsediyor. 5 antik kenti var. 23 müzesi var. Bizim dönemimizde 5 müzeyi tamamladık. Ve bunu üzerine nereye gideyim. Gaziantep’e geleceksin. Roma Hitit dönemi, cumhuriyet döneminin en güzel dönemi. Bizi 25 Aralık’a götüren panoramik müze. Bunların hepsini yerinde göreceksin. Gaziantep’in lezzeti 500 yemek. UNESCO’dan tescil almış dünyanın 8. mutfağıyız. İnanın 4 milyon kişi geldi. Bunu konuştuğumuzda kimse bize inanmadı. Şimdi Gaziantep’e gelme zamanı dedik, geldik. Şimdi yeni hedefimiz Kapadokya’ya gelen Japon turisti Gaziantep’e getireceğiz. Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün merkezi Gaziantep oluyor. Merkezi kurduk. 60 trilyonluk bir arkeoloji enstitüsüne başladık. İnsanlar arkeolojiyle ilgili bakıyorlar nereye gideyim, merkez Gaziantep. Avrupa’nın bu konudaki en iyi bilim insanları Gaziantep’e gelecek. İşte bu iki nedenden dolayı Gaziantep, kültürel mirasına, hanlarına, hamamlarına sahip çıkıyor. İnşallah 8 milyon Japon turisti Gaziantep’e getirme hedefimi başarmış olacağım. Bu da şehirde büyük bir heyecan yaratıyor.
11.09.2019Televizyon
Eskişehir’i nasıl daha ucuz bir şehir haline getirmeyi düşünüyorsunuz
Eskişehir’i nasıl daha ucuz bir şehir haline getirmeyi düşünüyorsunuz?AK Parti'nin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhan Sakallı, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Eskişehir’i nasıl daha ucuz bir şehir haline getirmeyi düşünüyorsunuz? Burhan Sakallı:Bu şehirde, 3 üniversitede sadece üniversite öğrencisi olarak 70-75 bin civarında öğrencimiz var. Bunların önemli bir bölümü ebeveynlerinden gelen harçlıklarla okullarında okuyorlar. Bir kısmı burs alıyor. Önemli bir kısmı aynı anda hem okuyor, hem de çalışıyor. O halde bu şehrin herkes için ve öğrenciler ile gençler için mutlaka ucuz hale getirmesi gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının da aynı şeyleri söylediğini gördüm. Biz 1 Nisan’dan sonra hayatı ucuzlatma adına, tüm toplu taşıma ücretlerini hepimiz için herkes için ucuzlatıyoruz. Hem siviller için hem de öğrenciler için. Çeşmelerimizden akan suyu ucuzlatıyoruz. Bizim oralarda damacanasıyla bolca kullandığımız Eskişehir’in yerel bir suyu olan ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Kalabak suyunu ucuzlatıyoruz. 5 yıl içerisinde çeşmelerimizden içilebilir evsafta memba suyu akıtmayı taahhüt ediyoruz. Eskişehir'de otopark ücretlerinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Otopark ücretleri yüksek olduğu için vatandaşlarımız ve hemşerilerimiz araçlarını otoparka koymak yerine, çarşıdaki esnafından alışveriş etmek yerine AVM’lere gidiyorlar. Çünkü bildiğiniz gibi AVM'lerin otoparkları ücretsiz. Esnafın da hayatını kolaylaştırmak ve ticari hayatı iyileştirmek için bunu yapıyoruz. Vatandaşlarımız ‘asfalt parası’ derler. Harcamalara katılım payı dediğimiz o payı kaldırıyoruz. Ben daha önce belediye başkanlığım döneminde bunu yaptım.Öğrenciler için bütün kampüslerde üniversite ve lise kampüslerinde interneti ücretsiz hale getiriyoruz. Eskişehir'deki tüm kültür sanat ve spor etkinliklerini öğrencilerimiz ve gençler için ücretsiz hale getiriyoruz. Bir öğrenc
11.09.2019Televizyon
Neden “Gençlere iş bulmak belediye başkanının görevi” iddiasındasınız
Neden “Gençlere iş bulmak belediye başkanının görevi” iddiasındasınız?AK Parti'nin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhan Sakallı, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Neden “Gençlere iş bulmak belediye başkanının görevi” iddiasındasınız? Burhan Sakallı:Dünyanın bütün ülkelerinde hem birleşik devletlerde hem Uzak Doğu'da, Japonya'da hem de Avrupa'da belediye başkanları o şehrin her şeyinden sorumlular. Bu biraz da bizim işimize geliyor galiba. Ben biraz da Çetin Altan deyimi ile enseyi karartmadan durumdan vazife çıkartarak, velev ki kanunlarda, yönetmeliklerde böyle bir şey yoksa bile mademki belediye başkanı şehrin ve şehirde yaşayan herkesin kaderini kendine emanet edildiği insan ise yapması gerekenler var. Bu şehirde bir istihdam sorunu varsa, bir işsizlik sorunu varsa, gençlerin mezun olduktan sonra liselerinden ya da üniversitelerinden sonra iş bulma ile ilgili bir sorunları varsa belediye başkanı buna yönelik de bir şey yapmalı. Sizin ya da bizim alıştığımız eski klasik belediyecilikte doğru böyle bir şey yok. Yollar yapıyor, parklar yapıyor, kongre merkezleri yapıyor, orkestralar kuruyor, kültür merkezi, sosyal tesisler yapıyor. Mesela işsizlikle, istihdamla o şehre bir istihdam getirilmesi ile ilgili, şehrinin ticari anlamda ekonomik anlamda her anlamda bir üst lige çıkması konusunda kim mücadele edecek? Kim çalışacak, kim gayret gösterecek? İşte bu kişi belediye başkanı. Hani eskiden üçleme vardı; çukur, çamur, çöp derlerdi. Ama benim yeni nesil belediye başkanlığı ya da yeni nesil belediyecilik dediğimi şey; hayatın her alanında şehrine ve şehrin insanlarına sahip çıkan bir belediye başkanı olmayı öngörüyor. Onun için ben ısrarla şunu söylüyorum; Ben önümüzdeki 5 yıl ve 5 yıllarda Eskişehir'de özellikle gençler ve kadınlar olmak üzere, gençlerin, kadınların istihdamı için elimden gelen her şeyi yapacağım. Buna yönelik projeleriniz var. Yerli tramvay yapacağız. 8-10 bin genç arkadaş istihdam edece
11.09.2019Televizyon
İstanbulun trafik problemini nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz
İstanbul'un trafik problemini nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?Buket Aydın: İstanbul'un trafik problemini nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?Ekrem İmamoğlu:Gerçekten trafik birinci sıra sorun. Ama son dönemde ne yazık ki yoksulluk daha önde ve çok önde, can yakıyor. Çünkü insanların yuvasını etkiliyor. Trafik önemli bir sorun. Bütüncül bir ulaşım planı bu şehirde şart. Bu şehrin en önemli konusu metrodur. Bu konuda çok geri kalmışlardır. Koydukları hedefin yarısına bile ulaşamadılar. 2014’te 400 kilometre yapacaklarını söylediler, 170 kilometrede kalmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi çok kötü bir 15 yıl geçirmiştir. 6 yıldır, 5 yıldır, 7 yıldır devam eden metro hatları var. İnşaat halinde, durmuş vesaire. Önceliğimiz metro olacak. Bütüncül bir ulaşım düzeni oluşacak. Bugün İstanbul'da metro var diyorlar. Ben ise bir sayı vereyim şaşırırsınız. Yürüme mesafesinde metro durağına ulaşan kişi sayısı İstanbul'da 300 bin kişi. Komedi. Bir başka şeyi söyleyeyim. Özel aracıyla trafiğe çıkma oranı bundan 15 sene öncekine göre şu an tam 2 katı. Yani siz toplu taşıma güvenmiyorsunuz. Konforuna güvenmiyorsanız özel aracınızı tercih ediyorsunuz. Dünya’da tersidir biliyor musunuz? Toplu ulaşıma tercih artar. Toplu ulaşım metro düzenli hatları, füniküler sistem, deniz ulaşımı. Deniz ulaşımı oranı yüzde üçün altına düştü. Yüzde onlardaydı. Tekrar o seviyeye ulaşması, tümüyle bubütüncül sistemin partnerlerini paydaşlarını da aynı masayı oturtmak. Alt ulaşım komisyonu kurmak. Kapalı kapılar ardında kararlar vermemek. Tamamını yani minibüsü, otobüsü herkes. Bu bütünleşik ulaşım ağını kurduktan sonra İstanbul'un gündeminden ulaşım diye bir konu kalmayacak düşecek.
11.09.2019Televizyon
Diriliş Ertuğrul 139. Bölüm 2. Tanıtım
Diriliş Ertuğrul 139. Bölüm 2. TanıtımTRT 1'in reyting rekorları kıran dizisi Diriliş Ertuğrul 139. yeni bölümüyle izleyicilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 5. sezonuyla da oldukça heyecanlı geçen Diriliş Ertuğrul'un bu haftaki bölümüne Beybolat’ın yeni oyunu damga vuracak. DİRİLİŞ ERTUĞRUL 139. YENİ BÖLÜM ÖZETİAlıncak’ın karşısına çıkan Ertuğrul Bey, Sultan Keykavus’u ona teslim edeceğini söyleyerek ağabeyi Gündoğdu’nun effedilmesini ve altınların izini sürmeyi bırakmasını istemişti. Olası bir başarısızlıkta Hülagü Han’ın gazabından korkan Komutan Alıncak, bu şartları kabul etmiş gibi gözükmüştü. Ertuğrul beyin işaret ettiği yerden Sultan Keykavus’u almaya giden Moğollar’ı bir sürpriz beklemekteydi... Olayları dışarıdan izleyen Dragos, eski sultanı tanımış ve onu kaçırmak için moğol askerlerini öldürmüştü. Moğollar’a yardıma gelen Beybolat ve askerleri Dragos’un adamlarıyla uğraşırken Turgut, Bamsı ve Alpler Sultan Keykavus’u kaçırmış Beybolat’ın baş alpı Yınal’ı ve Komutan Alıncak’ın baş nökeri Subutay’ı öldürmüştü. Tüm bu olaylar sırasında Ertuğrul Bey ve alpları Söğüt’e çıkarma yapmış ve uç beyliğinin merkezini geri almıştı. Ertuğrul Bey ve Dragos cephesinde bunlar yaşanırken gönülsüzce af beratı vermek zorunda kalan ve altınların peşini bırakacağına dair Ertuğrul Beye söz veren Alıncak, Beybolat’la başbaşa vererek başka bir plan yapmıştı. Af beratının Gündoğdu’ya ulaşmaması için bu beratı babasına götüren Süleyman’a tuzak kurulmuştu. Beybolat’ın adamları tarafından mağaraya götürülen Süleyman’ın durumu endişe vericiydi… Acaba Süleyman konuşacak mı? Söğüt’ü ve uç beyliğini yitirmesinin yanında en yakın adamı Yınal’ı kaybeden Beybolat’ın yeni oyunu ne olacak? Ertuğrul ve Alıncak arasında kendilerine bir yol çizmeye çalışan Dragos ve adamları elde ettikleri sandıktan ne öğrenecek? Uç beyliğini kaybettikleri için çok üzülen Sırma ve İlbilge nasıl bir yol izleyecek? Tüm bu soruların cevabı ve
11.09.2019Televizyon
Hangi sebeplerle Şişli’nin ışığının söndüğünü iddia ediyorsunuz
Hangi sebeplerle Şişli’nin ışığının söndüğünü iddia ediyorsunuz?Buket Aydın: Hangi sebeplerle Şişli’nin ışığının söndüğünü iddia ediyorsunuz?Mustafa Sarıgül: Şişli İstanbul’un en önemli merkezlerinden bir tanesi. Amerika’ya gittiğiniz zaman görürsünüz. 5. Cadde vardır, çekim merkezidir. Paris’e gittiğinizde de Şanzelize’yi görürsünüz. Orası da çekim merkezidir. Berlin’in de çekim merkezi Kudam’dır. İstanbul’da da Şişli, Nişantaşı, Abdi İpekçi, Mim Kemal ve Atiye sokak çekim merkeziydi. Buraların çekim merkezi olması için biz ne yaptık? Bütün binaların üzerindeki reklam tabelalarını ve klima motorlarını kaldırdık. Bunun yanında 2814 tane binanın dış cephe restorasyon çalışmalarını Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurullarıyla birlikte gerçekleştirdik. Bu da kâfi değil. Nişantaşı’na sanatı, kültürü ve Avrupa Birliği Günü’nü getirdik ve Nişantaşı’nı Kasım, Ekim ve aralık ayında üç ay boyunca çeşitli aktivitelerle yeni yıla hazırladık. Faytonlar getirdik çocuklar bindi, askerler getirdik resim çektirdiler. Abdi İpekçi Caddesi’ni çok güzel bir şekilde renklendirdik. Eskişehir’den Ankara’dan, Edirne’den insanlar resim çektirmeye geldiler. Yeni yılda kar yağmıyorsa da kar yağdırdık ve Şişli’yi, Nişantaşı’nı çekim merkezi yaptık. İstanbul’a gelen bütün turistle Nişantaşı’na geldiler. Şu anda Nişantaşı’nın ışığı sönmüş vaziyette. Birçok marka, Nişantaşı’nı terk etmiş vaziyette. Biz istiyoruz ki Nişantaşı’nın ışığını tekrar yakalım. Esnaflarımız 3 ayda 8 aylık cirolarını yapıyorlardı. Çünkü 6,5 milyon yurttaşımızı 3 ayda Şişli’de ve Nişantaşı’nda ağırlama imkânına sahiptik. Şişli’nin ve Nişantaşı’nın ışığını hep birlikte yakacağız.
11.09.2019Televizyon
İzmirin turizm anlamında en büyük eksiği sizce nedir
İzmir'in turizm anlamında en büyük eksiği sizce nedir?"Milano değil, Barcelona değil, İzmir." diyerek ne demek istediniz? Yani İzmir'i Milano ya da Barcelona gibi turist sayısında popüler, daha popüler bir yere getirmeyi planlıyorsunuz anladığım kadarıyla. İzmir'in turizm anlamında en büyük eksiği sizce nedir? Altyapı. İzmir'de bugün yeni turizm yatırımlarıyla ilgili maalesef çok büyük bir sıkıntımız var. İzmir dünyanın turizmde belki en önemli yerlerinden bir tanesi. Etrafına bakarsak İzmir çünkü kendi ili ile sınırlı olan bir yer değildir. Taa ki Afrodisias'a kadar, Europolis'e kadar, Pamukkalesiyle, Selçukuyla, Efesiyle, Manisasıyla, Uşakıyla, Kütahyasıyla bu coğrafyanın merkezidir. İzmir tabi ki diğer taraftan iklim anlamında da deniz anlamında da körfez anlamında da tarım ve kongre turizmi anlamında da bir merkezdir. Bir ticaret merkezidir İzmir. Bütün bu fonksiyonları koyduğunuz zaman turizm altyapısında, şu anda turizmdeki kaliteli nitelikli yatak sayısında son derece geridir. Ben bakanlığım döneminden çok iyi hatırlıyorum. Dünya Ticaret Örgütü Bakanlar Toplantısını İzmir'de yapmak istedim. Yeterli salon ve yeterli yatak kapasitesi olmadığı için yapamadım. Yani Antalya'nın 22'de biri yatak kapasitesi olan, ilçeleri ile beraber 10 civarında 5 yıldızlı oteli olan ki bu Antalya'da 4 yüzlü rakamlara gelmiş durumda. Yani İzmir'in turizmdeki en önemli eksiği tabi ki altyapı. Yani öyle bir şehir ki kanalizasyon ile ilgili sıkıntısı olan, yolla, trafikle ilgili sıkıntısı olan, turizm yatırımcısına, dünya çapındaki turizm pazarına sunabileceğiniz turizm yatırım alanları yok. Planlanmış, alt yapısı hazırlanmış turizm yatırım alanları yok. Turizm yatırımı veya turizm sektörü İzmir'in en önemli alanlarından bir tanesi. İstihdam anlamında da en önemli alanlarından bir tanesi olacak. Onun için bizim İzmir'deki yapacağımız en önemli şey turizm altyapısını yani gerekli olan altyapıyı hazırlamak. Ortak bir akılla planladığımız yeni turizm yatırım alanlarını imar planlarına işleyerek
11.09.2019Televizyon
Yeşil alan çıkışınız Ankara mimarisinin geçmişine dönük bir eleştiri mi
Yeşil alan çıkışınız Ankara mimarisinin geçmişine dönük bir eleştiri mi?AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki, CNN TÜRK'te yayımlanan 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. “İmara yeniden düzenleme getirmemiz lazım. Yeşil alan üzerinde yükselecek binayı kimse görmeyecek. Yeşil alan çıkışınız Ankara Belediyesi2nin geçmişine dönük bir eleştiri mi?Hayır değil. Bu benim şehircilik anlayışım olarak ortaya koyduğum bir prensip. Türkiye’de birçok belediyenin bunu yaptığını görüyorsunuz. Ya biraz para kazanmak için ya da başka sebeplerle yeşil alanların üzerine binaların konmasını şehircilik açısından büyük bir vahşet olarak görüyorum.  1000 yıldır güzelliklerle yaşadığımız bu Anadolu coğrafyasında en büyük zorluklarla mücadele etmiş Selçuklu bir tarz ortaya koyup bir medeniyet inşa etmiş. İnsanlar bakıp bir Selçuklu eseri gördüklerinde evet bu Selçuklu eseri diyorlar. Daha sonra Osmanlı Dönemi’nde Osmanlı medeniyeti ortaya çıkmış ve Osmanlı eserlerini görenler de Osmanlı eseri olduğunu anlıyor. Peki, son 100 yılda ortaya koyduğumuz eserler ilgili bir şey söylemek istersek ne diyeceğiz? Böyle bir medeniyet inşası yok. Bizlere yakışıyor mu? Yakışmıyor. Bunun bir evre olduğunu düşünüyorum. Geçmişte yapılan hataların yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Son 5-10 yıl içerisinde şehirlerin eli yüzü açığa çıkmıştır ve başarılı bir belediyecilik vardır ancak medeniyet inşası yolunda maalesef bir arabesk medeniyeti ortaya çıkmıştır. Yeniden bizim şehirciliği baştan sona dizayn etmemiz gerekir, kendi medeniyet kodlarımızı ortaya koymalıyız bir de yeşil alan üzerine bina yapmak gibi bir hatayı asla yapmamamlayız.
11.09.2019Televizyon
Ahmet Rasim Küçükusta süper gıda dediği yiyecekleri açıkladı
Ahmet Rasim Küçükusta 'süper gıda' dediği yiyecekleri açıkladıCNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu 40'a konuk olan ünlü Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, çok önemli açıklamalarda bulundu. Küçükusta, ‘Bazı kanserleri teşhis etmenin insana bir faydası yok’ dedi ve nedenini açıkladı.Ünlü Profesör Doktor Ahmet Rasim Küçükusta, 'süper gıda' olarak adlandırılan yiyecekler hakkında konuştu. Küçükusta, "Bütün kaliteli, bozulmamış, işlenmemiş yiyeceklerin hepsi süper gıdadır. Tek başına hiçbir gıda süper değildir. Bu modadır, tamamen ticari, bir liralık ürünü 10 liraya satmak için çıkarılan slogandır" dedi. CNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu 40'a konuk olan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, 'süper gıda' olarak adlandırılan yiyecekler hakkında konuştu. "Bütün kaliteli, bozulmamış, işlenmemiş yiyeceklerin hepsi süper gıdadır" diyen Küçükusta, tek başına hiçbir gıdanın 'süper gıda' olmadığını, bunun moda ve bir liralık ürünü 10 liraya satmak için çıkarılan bir ticari slogan olduğunu söyledi. Bu ürünlere örnekler veren Küçükusta, "Bundan 3-5 sene önce aloe vera modası vardı. Sonra altın çilek ve goji berry diye bir şey çıktı. Şimdi bunları alan var mı? Yok, bitti. Gıdalar çok önemli. Ben gıdaları bir ülke için tıpkı silahlar gibi çok stratejik ürünler olarak görüyorum. Gıdalarımızın sağlıklı olması çok önemli. Şunun diyeti bunun diyeti, öyle yiyelim böyle yiyelim bunların hiçbir önemi yok. Bütün mesele gıdaların bozulmamış olmasında. Bunlar işlendiği ve bir takım kimyasal maddeler eklendiği zaman o yiyecek, yiyecek olmaktan çıkıyor, bizi hasta eden bir ürün haline geliyor" dedi.
11.09.2019Televizyon
Bakan Süleyman Soylu, özel hayatında nasıl biri
Bakan Süleyman Soylu, özel hayatında nasıl biri?CNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu "40" programına konuk olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, özel hayatında nasıl biri olduğunu anlattı. Bakan Süleyman Soylu'nun özel hayatına dair açıklamaları şöyle: "Çok keyifli bir adamım normalde, bunu anlatmakta zorlanıyorum. Öyle görünüyormuş dışarıdan. Ben İçişleri Bakanlığı ile böyle oldum. Böyle bir adam değildim. Aslen burada da şu var; neyi veriyorsunuz top noktayı veriyorsunuz. O top nokta benim 2 saatlik bir görüşmemdeki bir 15 saniye. Ben 15 saniye o 2 saat öyle değilim ki. Ama içimden geldiği gibi konuşmak istiyorum, onu da söylüyorum. Biz insanız. Gülüyoruz, ağlıyoruz, kızıyoruz. Bir bakanlık okulu yok. Ben de bir bakanlık okulundan çıkmış falan değilim yani. Neticede insan olarak neyi yapmam gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyorum. Her sabah saat 5, 5 buçuktan 7'ye kadar İstanbul'da kaç yıl 6 kilometre yürürdüm, koşardım, spor yapardım. Sonra da işime giderdim. Herkesten önce işimde olurdum. Kendime ait özelliklerim vardı. Mesela iş yerinde balığım, papağanım birçok şeylerim vardı. Balıkları bereket olarak görürüm. Yeşili çok severim. İçişleri Bakanlığı'nı yemyeşil bir bakanlık haline getirdim. Aslında yeşil ödülü falan almam lazım. Evin bahçesi yeşildir, onu çok severim. Ağaçlarla konuşurum, dallarını okşarım. Oradan bir enerji almaya çalışırım. Arkadaşlarım, dost sohbetlerim, bunların hepsinin kendine ait bir yanı vardır. Eski günleri konuşmayı çok severim. Ama politika falan değil. Lise, üniversite, çalışma zamanında olanlar, olmayanlar. Tabii ki bugünkü meşguliyetimiz bunlara çok müsaade etmiyor."
11.09.2019Televizyon
Süleyman Soylu ilk kez CNN TÜRKte açıkladı:  Gizli müşteri yöntemi uygulanacak
Süleyman Soylu ilk kez CNN TÜRK'te açıkladı: Gizli müşteri yöntemi uygulanacakCNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu "40" programına konuk olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 40 soruya yanıtladı. O sorulardan biri son dönemde çok gündeme gelen taksicilerle ilgiliydi. Bakan Soylu, "Vatandaşımız merak etmesin, bu sorunu düzelteceğiz" dedi ve ekledi: Gizli müşteri yöntemi uygulanmaya başlanacak. Taksicilere dair yaşanan sorunları çözmek için çok önemli adımlar attıklarını ifade eden Bakan Süleyman Soylu, şöyle konuştu: "Yaklaşık 1. 5 ay önce bizim kendi görev alanımız içerisinde bir genelge yayınladık. Bugüne kadar da 10 bin taksi denetledik. Hem ekim hem kasım ayında denetimler ortaya koyduk. Aralık, ocak, şubatta da yapacağız. Ama bizim yaptığımız yöntem yeni bir yöntem; gizli müşteri yöntemi. Aslında var olan bir yöntemdir, araştırma şirketleri bunu çok kullanırlar. Bu yöntem şudur; gizli müşteri araca biniyor, 'Beni şuraya götürür müsünüz?' diyor. 'Hayır, götüremem.' diyor veya araçta sigara içiyor, alkol içiyor, yüksek sesle müzik açıyor. Bunu disipline edeceğiz. Bunu en çok isteyen de şoförlerin ve taksicilerin bağlı oldukları esnaf odaları. Ama bunda sorumlu olan sadece biz değiliz. Belediyeler elini taşın altına koyacaklar. Eğer ellerini taşın altına sokmazlarsa bundan sonra onlara da yönelik adımlar atacağız. Bunu çok net söylüyorum. Şimdi biz yapıyoruz ama bu görev aslında belediyelerin asli görevidir. Vatandaşımız en konforlu taksiye seyahat etmek durumundadır. Bunu sağlamazsak kusurlu olan biziz ama belediyeler de aynı kusur ve kabahatin içerisindeler. Vatandaşımız merak etmesin bunu düzelteceğiz."
11.09.2019Televizyon
2-3 ay çalışıp sezonu tamamlamak Yılmaz Vuralın işine mi geliyor
2-3 ay çalışıp sezonu tamamlamak Yılmaz Vural'ın işine mi geliyor?CNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu 40 programına konuk olan Teknik Direktör Yılmaz Vural, "2-3 ay çalışıp sezonu tamamlamak işinize mi geliyor?" sorusuna yanıt verdi. Vural, "Millet o sıcakta dağda tepede koşarken Alaçatı'da ne güzel yaz tatilini yapıyorum. Öyle değil tabii. Bir de bıraktıktan sonra kimseden paramızı aldığımız da yok. Bildikleri gibi değil olay. Hoş bir şey değil. 33 yıldan beri aralıksız iş bulmuş bir teknik direktör olarak söylüyorum" dedi. Sözlerine İngiltere'deki röportajınla devam eden Yılmaz Vural, şunları söyledi: '25'inci seneydi. Alex Ferguson ile biz beraber işe başladık. Ben 1986 yılında Malatya'da, o da Manchester United'da. Adam bir takımda antrenörlük hayatını bitirdi. Ben 25 takım değiştirdim' dedim. Bu benim sorunum değil, Türkiye'nin sorunu. Ben evimde oturuyorum. Beni sezon başı çağırsanız, 3 sene anlaşsanız. Ben niye çalışmayayım? Herhangi bir nedenle ayrılmam gerekiyor. Ondan sonra çalışmıyorum, 3 ay sonra yeniden çağırıyorsunuz. Ben bunu hak etmiyorum. Zaten isyanımız o. Ama sistem böyle ben ne yapayım. Ben değiştiremiyorum. Benim elimde değil. Dolayısıyla hoş bir durum değil bu kadar istikrarsızlık. Ama Türkiye'de istikrarı olan bir şeyler çok başarılı oluyor. Yani genelinde çok istikrarsız bir yapı var. Duygularla hareket ediyoruz. Yapığımız işin ne anlama geldiğini bilmeden reaksiyon gösteriyoruz, olmaz. Mesela Ali Koç'u ondan kutluyorum. Bizim başkanımızı da (Adana Demirspor Başkanı Murat Sancak) ondan kutluyorum. Hakan Kutlu ile çalışırken bir antrenörün daha önceden görevine son verebilecek konum varken, uzattılar, uzattılar. Ve en sonunda antrenör kardeşimiz dedi ki 'Bana çok sahip çıktınız. Ben kendim teslim oldum' dedi. Veya Ali Koç Bey'in Comoli'ye, Cocu'ya sahip çıkması gibi. Bir istikrar gerekiyor yani. 3 kaybediyorsanız 5 kazanabilirsiniz. Hakikaten siz antrenör iyi tespit edip de onun ilişkilerini çok iyi takip ett
11.09.2019Televizyon
Yılmaz Vuralın Cumhurbaşkanı Erdoğandan ricası
Yılmaz Vural'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ricasıTeknik Direktör Yılmaz Vural, CNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu 40 programına katıldı. Vural, Türk futbolunun gidişatının düzeltilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan ricada bulundu. Vural, "Canım Cumhurbaşkanım sizden ricam. Bu kulüplere bir devlet bankasından 10 senelik bir borç verin. Bir faizsiz beklesin bu borç. 10 sene sonra bunların gelirlerinden yüzde 25 falan bir para kesin. Ve böylelikle bu borç ödensin" diye konuştu. Buket Aydın'ın, "Futbolun gidişatını nasıl buluyorsunuz?" sorusuna Teknik Direktör Yılmaz Vural, şöyle yanıt verdi: "Tamamen sona geldik, bitmek üzere. Bakın büyük takımların maçları hariç diğer takımların statları boş. Büyük takımlarımıza bakıyoruz, genel kurullarında falan mali durumlarını açıklıyorlar. Fenerbahçe'nin en son telaffuz ettiği rakam 800 milyon dolar. Galatasaray'ın milyar Türk lirası, Beşiktaş'ın milyar Türk lirası. Başkanlarına sitemler ediliyor. Bazen aşırı laflar ediliyor. Türk futbolunda zaten 3 takımımıza baktığınız zaman özeti orada. Diğerleri de onların bir küçük versiyonu. Kulüplere bak borçları tavanda. Bir sürü kulübün transfer yasağı var. Yani ekonomisi düzelmiş 4 tane 5 tane takım sayarsınız. Nasıl çözüm bulacağız? Bir tek çözüm kalıyor. Canım Cumhurbaşkanım sizden ricam. Bu kulüplere bir devlet bankasından 10 senelik bir borç verin. Bir faizsiz beklesin bu borç. 10 sene sonra bunların gelirlerinden yüzde 25 falan bir para kesin. Ve böylelikle bu borç ödensin. Yoksa kalkacak futbol denen aktivite Türkiye'de. Batıyorsunuz, transfer yapamıyorsunuz, paranız yok. Sanırım buna gidilmesi gerekiyor. Bu yapılabilir mi yapılmaz mı bunu bilmiyorum ama başka çözüm yok. Battı, gemi battı. Ve içinde hepimiz varız. İçinde hepimiz de Titanik'in battığı gibi batmak üzereyiz. Çünkü futbol bir spor değil. Allah aşkına şu futbolun yönetilmesini, oynamasını doğru insanlarla yapalım. Yoksa olmuyor yani. O kulüp 800 milyon dolar borç yapana kadar, niye<
11.09.2019Televizyon
Bölümlere göre sonuçlar
Yazarlara göre sonuçlar