kaçak kazı

kaçak kazı

Son dakika kaçak kazı haberleri ile ilgili Milliyet'e eklenen tüm haberler bu sayfada yer almaktadır. Geçmişte yaşanan kaçak kazı gelişmeleri, bugün yaşanan en flaş gelişmeler ve çok daha fazlası sürekli güncel olan kaçak kazı haber sayfamızda...

kaçak kazı haber başlıkları altta listelenmiştir. Son dakika haberleri de dahil olmak üzere şu ana kadar eklenen toplam 65 kacak kazi haberi bulunmuştur.

Define kazısına ait video görüntüsü ortaya çıktı
Define kazısına ait video görüntüsü ortaya çıktıBursa'nın İznik ilçesinde 6 kişinin zehirlenmesine, 1 kişinin de ölümüne sebep olan Elbeyli köyü Kızıltepe mağarasındaki define kazısında şok video görüntüsü ortaya çıktı.Cep telefonu ile kaydedilen videoda konuşan kimliği bilinmeyen kişinin anlattıkları dudak uçuklattı. Definecilerin bu görüntüleri izledikten sonra mağarada kaçak kazı yaptıkları öğrenildi. Kimin çektiği bilinmeyen görüntülerde mağaranın girişinde konuşan esrarengiz kişi, mağaranın içine girdiğini ve içeride neler olduğunu anlatıyor. Şahıs şunları söylüyor: "Her 50-100 metrede 12 adet lahit var. 11 adedi kurşun ile kaplı. Diğeri ise düz, renkten renge giriyor. Benim diyen adam bakamıyor ona. Buraları geçtikten sonra sağ tarafta 10 metre yükseklikte 20-30 metre uzunlukta bir yığılma var. Kalıp kalıp ve üzerleri zift. Orayı da geçtim, önüme iki adet fayton çıktı. At yok, sadece fayton. Orayı da geçtim, önüme bir köprü geldi. Köprünün altına indim, baktım fener sönmeye başladı. Dışarı çıktım. Beni oraya sokan adam 'Sen orada daha yüzde 5'ini görmemişsin' dedi. Yine o adamın demesine göre burada iki tünel var. Biri İznik Ayasofya Camii'ne çıkıyormuş. Diğer tünel de Gölcük sahiline çıkıyormuş. Oradan girmiş lahitler. Bunları diyen kişi de Ermeni, ismi de Mahsur." Kimliği meçhul esrarengiz kişinin anlattıklarının hayal mahsulü olduğu o gece mahsur kalan definecileri kurtaran ekipler tarafından gözler önüne serilmişti.
11.09.2019Yaşam
Arnavutköy’de tarihi eser kaçakçıları kıskıvrak yakalandı
Arnavutköy’de tarihi eser kaçakçıları kıskıvrak yakalandıArnavutköy’de kaçak kazı yapan tarihi eser kaçakçıları polis tarafından yapılan operasyonla yakalandı. Farklı ikametlerde yapılan aramalar sonucunda gözaltına alınan 7 şüphelinin 3 metre derinliğinde açtıkları çukurlara aslan figürü heykelinden, sütun başlarına kadar çok sayıda eser gömdüğü öğrenildi.Arnavutköy ilçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine bağlı ekipler farklı noktalarda kaza yapıldığı ihbarı üzerine çalışma başlattı. İlçe genelinde yapılan kaçak kazı çalışmalarını takibe alan ekipler, teknik ve fiziki tamamladıktan sonra Arnavutköy'de bulunan iki farklı adrese operasyon için düğmeye bastı. 32 YU 731 plakalı aracı kullanan (S.K)sokak üzerinde belirlenen adrese geldiği sırada ekipler harekete geçti.Elbise dolabından ‘Aslan Figürü’ heykeli çıktı Ekiplerin takip ettiği S.K’nın adres üzerindeki apartmanının giriş katta bulunan daireye girdiği sırada ekipler operasyon başlattı. Evin içinde yapılan aramalarda yatak odasında bulunan elbise dolabında aslan figürü olarak bilinen tarihi eser ele geçirildi. Şüphe üzerine polis ekipleri apartmanın diğer dairelerinde de aramalarını sürdürdü. Bina’da yakalanan ve başka bir şüpheli olan K.Y’nin belirtmesi üzerine hem evin bahçesinde hem de üst sokakta yapılan aramalar genişletildi. Evin bahçesinde yapılan kazıda ‘sütun başı’ olarak tabir edilen ve 1 metre uzunluğunda olan başka bir tarihi eser daha ele geçirildi.
11.09.2019Yaşam
Türbe sanılarak adaklar adanan mezar Yunanlı boksöre ait çıktı
Türbe sanılarak adaklar adanan mezar Yunanlı boksöre ait çıktıMarmaris’in Turgut Mahallesi'nde, yıllarca yöre sakinlerinin türbe diyerek ziyaret ettiği, adaklar adadığı ve dilekler tuttuğu mezar M.Ö. 3. yüzyılda yaşayan Yunanlı boksör Diagoras’a ait çıktı. Anıt mezarın sahibi Diagoras, mezar kitabesinde "Hiçbir korkak mezarıma zarar vermesin" uyarısında bulunurken; aynı köyden mezarda kaçak kazı yapanların ya öldüğü ya boşandığı ya da hasta olduğu iddia edildi. Marmaris’in Turgut Mahallesi'nde, mahalleye hakim tepede yer alan, 40 yıl öncesine kadar köylülerin türbe diye ziyaret ederek adaklar adadığı 2300 yıllık anıt mezarın türbe olmadığı ortaya çıkınca bu defa kaçak kazı nedeniyle içi talan edildi. Milattan önce 300 yıl önce yaşayan Yunanlı boksör Diagoras ve ailesine ait olduğu ortaya çıkan anıt mezar, mimari yapı anlamında Türkiye’de ayakta kalan tek piramit mezar olma özelliğini taşıyor. 2 bin 300 yıl önce mezarına zarar verilmemesini isteyen Diagoras, “Çünkü ben en yukarıda olarak her şeyi gözetleyeceğim ki hiçbir korkak adam gelip de mezara zarar vermesin” ifadeleri dikkat çekti. 40 yıl önce adaklar adanıyordu Marmaris’e yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki kırsal Turgut Mahallesi'nin çıkışında dağın zirvesinde yer alan piramit şeklinde mezar, 40 yıl öncesine kadar yöre halkı tarafından türbe sanılarak adaklar adanıyor, umut beklentisi ile dualar ediliyordu. Hatta 40 yıl öncesine kadar askere giden gençler, mezar içinden alınan bir avuç toprağı askerlikleri boyunca yanında taşıyor, eğer askerden sağ salim gelirlerse toprak tekrar mezara dökülüyormuş.Türkiye’de başka örneği yok Turgut Mahallesi çıkışından dağın zirvesine doğru 10 dakikalık bir tırmanmanın ardından ulaşılan 2 bin 300 yıl öncesine ait piramit mezarın Türkiye’de ayakta kalan tek piramit mezar olma özelliği taşıdığı açıklandı. Yunanlı boksör Diagoras’a ait piramit mezar mimari tarzı ile dünyanın yedi harikasından birisi olan Mausoleum’a benzerliği ile dikkat çekiyor. 6 metre yüksekliğinde, 3 metre genişliğindeki piramit mezarın girişinde
11.09.2019Haberler
1700 yıllık lahiti satmak isteyen 2 kişi yakalandı
1700 yıllık lahiti satmak isteyen 2 kişi yakalandıİzmir'in Selçuk ilçesinde kaçak kazıda buldukları Roma dönemine ait 1700 yıllık lahiti satmak isteyen 2 kişi kıskıvrak yakalandı. Edinilen bilgiye göre, İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi ekipleri, iki şahsın Efes Antik Kenti'ne yakın bir bölgedeki 1. Derece Arkeolojik SİT alanı olan Arvalya mevkisinde kaçak kazı yaparak toprak altında lahit buldukları ve tarihi eseri 1 milyon 400 bin euroya satarak yurt dışına kaçırmak istediği yönünde ihbar aldı. Bunun üzerine harekete geçen polis, İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleriyle ortak bir çalışma yürüttü. Yaklaşık 2 ay süren çalışma sonucunda SİT alanı içerisinde üzerleri traktör ve mazgal ile kamufle edilmiş iki çukur belirlendi. SİT alanındaki traktör ile mazgalı kaldıran ekipler, 3 mezar odası buldu. Olay yerinde incelemelerde bulunan KOM ekipleri, odaların birbirine taşlarla örülü şekilde bağlandığını ve kaçak kazıyı yapan şüphelilerin bu yapılara zarar verdiğini tespit etti. Söz konusu mezarlarda 1700 yıllık olduğu değerlendirilen Efes tipi lahit, insan iskeletleri, toprak gözyaşı şişesi, toprak kase, mermerden taş sandık kapağı bulunurken, kazı çalışmalarında kullanılan çok sayıda malzeme de ele geçirildi. Selçuk Müze Müdürlüğü ekipleri, kazı alanında kurtarma çalışması yaparak, lahidi bulunduğu yerden çıkarttı. Lahidin içerisinden aynı aileden olduğu değerlendirilen 3 çocuk ile 7 yetişkin insan iskeleti ve döneme ait malzemeler çıktı. Selçuk Müze Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı inceleme sonucunda ele geçirilen eserlerin 1700 yıl öncesine ait olduğu belirlendi. Kaçak kazı yapan H.Ö. ve A.S. hakkında ise soruşturma başlatıldı.
11.09.2019Yaşam
Söylentilere inanan defineciler kazı alanını talan etti
Söylentilere inanan defineciler kazı alanını talan ettiNif Dağında 800 ton altın olduğu söylentisi hayaline kapılan defineciler, İzmir'in Torbalı ilçesinde 1999 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümü tarafından yürütülen kazı çalışmalarının yapıldığı arkeolojik alanı adeta köstebek yuvasına çevirdi. İzmir’in Torbalı ilçesine bağlı Dağkızılca Köyü’ndeki Nif Dağı civarında 1999 yılından beri süren arkeolojik kazılar söylentilere inanan define avcıları tarafından sonlandırılmak üzere. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elif Tül Tulunay öncülüğünde sürdürülen kazılar bölgede altın arayan defineciler tarafından adeta baltalandı. Geçtiğimiz günlerde Dağkızılca’daki kazı evine yerleşerek çalışmalara başlayan Elif Tulunay ve ekibi kazı alanı olarak belirledikleri Karamettepe’de büyük bir şoka uğradı. Karamattepe’nin köstebek yuvasına döndüğünü gören Tulunay, hem definecilere hem de onları bu bölgeye çeken asılsız söylentileri yayan televizyon programlarına isyan etti. “Sorumsuzca ve cahilce yapılan televizyon yayınları” Bölgede 1999 yılından beri kazı çalışmaları yaptıklarını ifade eden Prof. Dr. Tulunay bu seneki kaçak kazıların daha önce hiç rastlamadıkları boyutta olduğunu belirterek, “Nifdağı’ndaki hayali altınlarla ilgili öyle cahilce ve sorumsuzca yayınlar yapıldı ki. Sabah kuşağında çok izlenen bir televizyon programının bayan sunucusu Nif Dağı’nı gösteriyor, Karabel Anıtı’nı gösteriyor ve altına da ‘Nif Dağı’nda 800 ton altın’ yazıyor. Bu gibi asılsız söylentiler nedeniyle her yerde kaçak kazı arttı. Bu kadar akılsızca bir şey olmaz. Taşın içinde altın arıyorlar, kandırılmaktan bıkmadılar. Anlayamıyorum. Dolandırıcının biri diyor ki ‘bana para ver sana altının yerini göstereyim’ Vatandaş da arabasını satıyor, evini satıyor sonra da parasını kaptırıyor. Bir kere yaptıkları suç, ikincisi o adam altının yerini gerçekten biliyorsa gider kendisi alır. Sana neden versin? Bunu anlayamıyorlar ve hepsi dolandırılmış."
11.09.2019Yaşam
Benzer Etiketler
Bölümlere göre sonuçlar
Yazarlara göre sonuçlar