Pazar

08.10.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 08.10.2017-2:30

“Hep müzikalin içinde olmak istedik”

“Broadway’den İstanbul’a Müzikaller” projesinde oyuncu Gökçe Bahadır ve şarkıcı Pamela Spence de sahnede olacak. İkili, müzikal yapmayı çok uzun zamandır istediklerini söylüyor

Sitene Ekle

Özge Tabak / ozge.tabak@milliyet.com.tr

İlk kez 2006’da sahnelenen “Broadway’den İstanbul’a Müzikaller”, yeni repertuvarıyla salı akşamı Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde tekrar seyirci karşısına çıkıyor. Haldun Dormen’in yönettiği müzikalin yıldızlarından Gökçe Bahadır ve Pamela Spence’in provalarına konuk olduk. İkili, yerli ve yabancı müzikallerin harmanlanmasının izleyiciyi doyuracağını söylüyor ve projenin devamının gelmesini istiyor.

Bahadır, yakında Star TV’de seyredeceğimiz dizisi “Ufak Tefek Cinayetler”le ilgili de tüyo verdi: “O da kadınların ağırlıklı olduğu bir iş. Dram da, entrika da, aşk da, polisiye de var içinde. Farklı bir karakterleyim yine. Bu sefer fiziksel olarak da farklı göründüğüm bir iş olacak. Yeni albümünü kasıma yetiştirmeye çalıştıklarını müjdeleyen Pamela ise bu sezon da oldukça yoğun. Tiyatro oyunu “Aşk Listesi” yeni sezonda da sürecek olan Spence, kitap yazıyor bir yandan da pilates eğitmenliği yapmaya devam ediyor.

“Broadway’den İstanbul’a Müzikaller” 11 yıl sonra sahneye dönüyor. Heyecanlı mısınız?

Gökçe Bahadır: Geçen gün Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde bir konsere gittim ve o kadar heyecanlandım ki, “10 Ekim’de ben de burada, sahnedeyim” dedim bir anda. Sahneden indiğimde çok üzüleceğim herhalde. Hiç bitsin istemeyecekmişim gibi hissediyorum, “Keşke biraz daha sürseydi” diyeceğim.

Pamela Spence: Bir kere sahneye çıkacağımız için “Prömiyeri atlattık, rahatladık” gibi bir durumumuz da yok. Kesin çok heyecanlanacağım. Ama bir sahne sanatçısı olarak önemli olan her zaman heyecanını yapıcı bir şekilde kullanmak.

Pek çok kişinin rüyası müzikalde olmak, sizin için de öyle miydi?

Gökçe B.: Evet, hep bir müzikalin içinde olmak istiyordum. “Albüm yapmayı düşünüyor musunuz?” diye soruyorlardı, “Albüm değil, müzikal yapmak istiyorum” diyordum. İçinde performans, dans, şarkı, oyunculuk hepsi var, seyirciyle bütünleşme hissi de… Hepsinin bir arada olduğu bir projede olmak eskiden beri hayalimdi. Tiyatroda, sahnede şarkı söylerkenki deneyimlerimde hissettiğim şu oldu hep: Kendimi inanılmaz iyi hissettiğim ve 7-8 saat de kalsam hiçbir şekilde yorulmadığım. Sahnede durdukça, dans ettikçe enerjim daha da yükseliyor.

Siz birçok müzikalde yer aldınız, tecrübelisiniz.

Pamela S.: Tecrübem fazla olduğu için farklı bir his değil ama çok sevdiğim bir his. Yapmaktan en çok hoşlandığım işlerden biri diyebilirim. Ben zaten çocukluğumdan beri her zaman bir müzikal oyuncusu olmak istedim. Ne yazık ki Türkiye’de fırsatlar az oluyor, olduğu zaman da ben hemen atlıyor, işin içinde olmak istiyorum zaten. Daha önce koreografımız Nur’la da, Ayça (Varlıer)’le, Irmak’la (Ünal) da birlikte çalıştık.

“Gecenin en büyük sürprizi onlar olacak ”

Ayça Varlıer, Irmak Ünal, Şehnaz Sam ve Yeliz Şar’la birlikte altı kadın sahnedesiniz “Chicago” müzikalinden “Cell Block Tango” için. O kadın enerjisi nasıl yansıdı?

Pamela S.: Ben bayılıyorum ya. “Cell Block Tango” zaten bütün kadınlık duygularını içinde barındıran bir eser. Dolayısıyla herkesin dişiliği ve iç enerjisi çok güzel çıkıyor.

Selçuk Yöntem ve Perran Kutman da onur konukları.

Gökçe B.: Gecenin en büyük sürprizi onlar bence. Perran anneyi uzun yıllardır sahnede görmedik. Şarkı söylerken ben hiç görmedim. onu herhalde. Orada Harbiye Açıkhava kopacak, coşacak diye düşünüyorum.

Gökçe BAHADIR

“İç sesim bana doğruyu söylüyor”

Enerjiniz, kariyeriniz gün geçtikçe yükseliyor...

Sanki zaman geçtikçe, hayat ilerledikçe daha güzel geliyor her şey. Öyle bir dönemimdeyim.

Çok kontrollü gözüküyorsunuz dışarıdan. Mantığınızın mı kalbinizin mi sesini takip edersiniz?

Biraz ondan, biraz diğerinden harmanlıyorum. Kalbimin söylediklerine de inanırım çünkü. İç sesim genelde bana en doğru şeyi söylüyor. Bazen tamamen kalbimin sesini dinliyorum, bazen mantığım çok ağır basıyor ama genelde denge kurmayı seven biriyim.

PAMELA

“Güçlü kadın deyince hayat gücünü sınıyor”

Nötrlenmek için neler yapıyorsunuz?

Gün içinde mutlaka birkaç saat yalnız kalmam gerekir. Oturur bir şeyler yazarım, benim için bir terapi gibidir o. Bu arada bir de kitap yazıyorum, İnkılap Kitabevi’nden çıkacak. Benim hayata bakışımı yansıtıyor. Tek başına bekar bir kadın olarak var olmak gibi konular üzerine denemeler gibi...

Dışarıdan güçlü bir kadın algınız var gerçekten.

Bağımsız ve bireysel bir kadın diyelim. Artık güçlü kadın demekten hoşlanmıyorum çünkü o zaman hayat gücünü sınayacak şeyler getiriyor önüne. 16 yaşımdan beri kendi paramı kazanıyorum, 17 yaşımdan beri tek başıma yaşıyorum. Hep kendine yeten biri oldum. Kimse bana karışamaz, böyle bir hayat görüşüm var.

“Türkiye’de müzikal kültürü yok”

 “Hisseli Harikalar Kumpanyası”, “Lüküs Hayat” gibi yerli müzikallerden de parçalar olacak. Sizden hangi şarkıları dinleyeceğiz?

Pamela S.: “Cell Block Tango” dışında solo şarkılarım var: “Chicago”dan “All That Jazz” ve “Dream Girls”ten “One Night Only”.

Gökçe B.: “Yedi Kocalı Hürmüz”den “Tanrım”ı söyleyeceğim solo olarak. Ki çok severim o şarkıyı. Edis’le de “Grease” düetimiz var. Karma olsun; sadece yabancı müzikaller değil, yerli müzikaller de olsun projenin içinde istedik. Onları da yaşatmak, hatırlatmak hatta belki yenilerini yaptırmak… İlham kaynağı olmak istiyoruz.

Türkiye’de müzikalin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pamela S.: Öyle bir kültür yok maalesef Türkiye’de. Yapılan müzikaller de genelde kısa ömürlü oluyor. Konservatuvarlarda bölüm olarak da müzikal eğitimi yurtdışındaki gibi değil, yetersiz. Yurtdışında o bir kültür; her zaman birkaç müzikal oynuyordur ve insanlar gider. Bizde hem bütçeler buna uygun değil hem de müzikalde performans sergileyebilecek insan az.

 


Etiketler:
Yılmaz Erdoğan ve BKM oyuncularının her hafta oynadıkları skeç filmin adı nedir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.