İHH Başkanı Yıldırım: “İsrailli askerlerin ellerinde ölüm listesi vardı”

04 Haziran 2010

Murat DELİKLİTAŞ - Taner YENER / İSTANBUL (DHA)

İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, “İsrail askerlerin ellerinde ölüm listesi vardı. İbrahim Bengi'yi listenin 3'üncü sırasında bulunan Raid Salah sanarak öldürdüler” dedi. Amaçlarının İsrail'in 80 mil açığından Mısır'a, oradan da Gazze'ye gitmek olduğunu ifade eden Yıldırım, “İsrail bize uluslararası sularda saldırarak çok büyük hata yaptı. Elimizde daha çok görüntü var, bunları zamanla paylaşacağız” diye konuştu.

İHH İnsani Yardım Başkanı Bülent Yıldırım, Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde, Mavi Marmara gemisinde bulunan 7 yabancı aktivistle birlikte İsrailli askerlerin gemiye saldırması ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. İnsanlığın vicdanının ölmediğini tüm dünyaya göstermek için Gazze’ye yola çıktıklarını ifade eden Bülent Yıldırım, “Aynı zulmü Müslümanlar Yahudiler'e yapsa yine insani yardım konvoyumuzu derhal yola çıkartırız” dedi.

Türk ve dünya medyasına kendilerini verdikleri destek nedeniyle teşekkür eden Bülent Yıldırım, gazetecilerin yaşanan olaylardaki metanet ve cesaretlerinin kendisini çok etkilediğini sözlerine ekledi. Bülent Yıldırım “Bu olaylar yaşanırken milletimiz bir kez daha büyük bir millet olduğunu göstermiştir. Bütün kurumlarıyla devletimize, Cumhurbaşkanımıza, tek yürek olarak karar alan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Hükümetimize ve özellikle canı gönülden sayın Başbakanımıza, bakanlarımıza, Genelkurmayımıza, iktidarından, muhalefetine tüm siyasi partilere teşekkür ederiz" diye konuştu.

Bülent Yıldırım bir çok devletin kaderine terk ettiği Gazze halkına bir nefes vermek istedikleri için yola çıktıklarını belirterek “Bizler dünyanın dört bir yanından sağcısı, solcusu, liberali, muhafazakarı, ateisti, İslamcısı Müslümanı, Hristiyanı, Yahudisi, Budisti, kısacası aklınıza kim gelirse bir araya geldik. Vicdan sahibi sivil silahsız insani yardım taşıyan insanlar olarak sivil ve barışçı bir inisiyatif oluşturduk. Ve yıllardır, adeta bir kale gibi kuşatma altına alınmış Gazze halkına insanlığın ölmediğini göstermek için yola çıktık. Sivilliğin karakterine uygun bir şekilde özgürlük filosu olarak bu yardım organizasyonunu yaparken hiçbir hükümetten emir ya da destek almadık. Gücümüzü tamamen insanlığın vicdanından ve haklılığımızın cesaretinden aldık” dedi.

Basın açıklamasında İsrailli askerler için sık sık terörist ifadesini kullanan Bülent Yıldırım şunları söyledi: “Biz uluslararası karasularda seyrediyorduk. Uluslararası sular kimsenin, hiç kimsenin babasının malı değildir. İsrailli teröristler insanlığın binlerce yılda oluşturduğu deniz hukukunu, uluslararası hukuku hiçe sayarak, bir devlet ciddiyeti ve sorumluluğuyla değil, bir haydut çetesi, bir terör örgütü vahşetiyle, daha gemiye çıkmadan önce, üzerimize yaylım ateş açtılar. 'Bize niye su şişesi attınız, niye tabak attınız, niye sopa gösterdiniz' gibi suçlamalarda bulunuyorlar. Evinizi uzaktan ateş yağmuruna tutan ve sonra ellerinde en gelişmiş silahlarla hanenize tecavüz eden haydutlara teröristlere siz ne yapardınız? Biz nefsi müdafaa yaptık. Nefsi müdafaa meşrudur. Bütün hukuk sistemlerinde ve tarihin her döneminde meşru olmuştur. Bize ateşli silahlarla saldıran teröristlere ateşli silahlarla cevap vermedik, zaten öyle bir imkanımız yoktu.” 

GİTTİK ÇÜNKÜ İNSANDIK 
Gazze'ye gitmelerinin eleştirildiğini hatırlatan Bülent Yıldırım zalimden değil, mazlumdan yana olduklarını göstermek için bir şeyler yapmak istediklerini ifade ederek “Gittik, çünkü insandık! Aynı şeyi Müslümanlar Yahudiler'e yapsa, insani yardım konvoyumuzu derhal yola çıkarırız. İki kardeşimiz Afganistan’da yetimhane açmak için gittiklerinde şehit oldular. Sırplar katliam yaptı Bosna’ya gittik. Kasırga Amerika’yı vurdu Amerika’ya yardım ettik. Afrika’nın her yerine gittik. Defalarca Irak’a gittik. Deprem oldu Yunanistan’a gittik, İtalya’ya gittik. Bir devletle anlaşamayabilirsiniz, bir ülkenin yönetimini tasvip etmeyebilirsiniz. Bunlar meşru şeylerdir. Ama top yekün bir halkı, bir şehri cezalandıramazsınız” diye konuştu.

Gemide saldırı sırasında yaşananları da anlatan Bülent Yıldırım, İsrailli askerlerin 88 yaşındaki bir papaza da saldırdıklarını ve 1,5 yaşındaki bir çocuğun anne-babasından alınarak rehin alındığını söyledi. Ellerinde, yayınlananlardan başka görüntüler de bulunduğunu, bunları zamanla yayınlayacaklarını belirten Yıldırım “Bizim Cevdet kardeşimiz 1 metreden atılan plastik mermiyle şehit oldu. Evet biz orada ele geçirdiğimiz şişelerle, sandalyelerle kendimizi savunduk. Yine olsa yine savunuruz, herkes savunur. Ama askerler yaralanıp etkisiz hale gelince biz onlar gibi bunlar etkisizdir deyip öldürmeye kalkmadık. Siz bizim arkadaşlarımızı esirken öldürdünüz. Şehitlerden bir tanesinin eli bağlıydı. Esir olduktan sonra öldürülmüştü” dedi.

KİMSEDEN İZİN ALMAK ZORUNDA DEĞİLİZ 
Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Bülent Yıldırım, bir basın mensubunun rotalarının Ulaştırma Bakanlığı'na bildirilmediği ve nereye gittiklerinin bilinmediği konusunda eleştiriler olduğunu hatırlatması üzerine, kendilerinin bir sivil toplum kuruluşu olduğunu söyleyerek “Hiç kimseden izin almak zorunda değiliz. Biz hükümetten de izin almadık. Biz güzergahımızı da son noktasına kadar saklama hakkına sahibiz. Ulaştırma Bakanlığı müdahale olduktan sonra bize çok yardımları oldu. Biz 80 milde gidiyorduk. İsrail 68 mili atış alanı ilan etti, hakkı yok” diye cevap verdi.

Amaçlarının Mısır'a gitmek olduğunu ifade eden Bülent Yıldırım “Kıyıya 80 milde paralel gidiyorduk. Aslında biz Mısır sularına gidiyorduk. Hiç oralara girmeyecektik. Mısır sularından dönüp Gazze’ye girmek için çabalayacaktık. İsrail çok büyük bir hata yaptı. Açık sularda bize zarar verdi” diye konuştu.

İsrail'deki Türk kökenli Yahudiler'e serzenişte bulunan Yıldırım “Onlarla irtibat kurmak istedim. Ne yazık ki, gördük ki bize karşı çok kindarlar. Ben buradaki Yahudi cemaatiyle de görüşeceğim. Bu kindarlığın kaldırılması lazım. Türkiye'den giden Yahudiler oranın en zenginleri. Eğer isteselerdi bu katliamı engelleyebilirlerdi. İsrail halkına sesleniyorum. Yahudiler'in gittikçe dünyada katil olarak anılmasına neden oluyorlar” dedi.

Yıldırım, İsrail’in “Hamas’a irtibatta olduklarına” yönelik iddiaları için "Biz Gazze’de bir şube açtık, kabul etseniz de, etmeseniz de Hamas seçimleri kazandı ve Gazze’de şu anda iktidarda. Peki, Batı Şeira’da şube açtık. Niye bize demiyorsunuz, Mahmud Abbas’la irtibattasınız. Peki biz yarın İsrail’de şube açmak için izinleri alacağız. İsrailliler’e de söyledim, siz bize izin vermediniz. Verseydiniz belki de bu konvoy, bu filo ile daha diyalog halinde olurdunuz. Şimdi biz İsrail’de şube açtığımız zaman, Yahudilerle veya siyonistlerle irtibatta diye mi algılanacağız. Söyleyeyim, Yahudilerle irtibatlı oluruz ama siyonistlerle irtibatlı olarak kendimizi algılattırmayız. Çünkü siz Yahudiler’e de zararlısınız, bütün insanlığa da” şeklinde konuştu.

FOTOĞRAFLARI DAĞITTI 

Gemiye saldıran İsrail askerlerin ellerinde bulunduğu ölüm listenin bulunduğunu iddia eden Yıldırım, liste fotoğraflarını basın mensuplarına gösterdi. İsrail askerlerinin ellerindeki bu listelerle "Kadife" adlı bir operasyon gerçekleştireceklerini savunan Yıldırım, listede yer alan 16 kişinin öldürüleceğini ve listede 3. sıradaki Rayid Salah’a benzediği için İbrahim Bilgen’i öldürdüklerini söyledi.

Yapılan toplantıya Newyork'dan gelen siyonizm karşıtı 3 haham de destek verdi. Üzerinde İngilizce olarak “Yahudilik İsrail devleti ve onu gaddarlığını reddediyor” yazılı bir pankart taşıyan ikisi ABD, biri Kanada vatandaşı olan hahamlar Rabbi Yosef Rosenberg, Rabbi Yısroel David Weiss ve Rabbi Yitzhok Sherwinter, İsrail saldırısını protesto etmek ve Filistin gönüllülerine destek vermek amacıyla Türkiye’ye ve İHH’ye geldiklerini söylediler.

Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum: