12.05.2011 02:30 | Son Güncelleme:
MİRAÇ ZEYNEP ÖZKARTAL

İlk kadın ‘Türk yıldızı’na veda

Türkiye’nin ilk kadın akrobasi pilotu olan Edibe Kutucuoğlu 91 yaşında hayatını kaybetti

Türkiye’nin ilk kadın akrobasi pilotu olan Edibe Kutucuoğlu, İzmir’de yaşamını yitirdi. Cenazesi; Türk Hava Kurumu İzmir Şubesi yöneticileri, havacılık gönüllüsü gençlerin katıldığı törenle Narlıdere’de toprağa verildi.
1930’lar, yeni kurulan Cumhuriyet toplumu değiştirmek için fırtına gibi esiyor. En çok da kadınlar her meslekte söz sahibi olsun isteniyor. Bu mesleklerden biri de havacılık. Önce Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen kavuşuyor gökyüzüne. Onun arkasında beş genç kız daha talip oluyor bu göreve. Pilot olmaya karar verenler arasında Erzincanlı bir ailenin kızı olan 15 yaşındaki Edibe de var. Pilotluk gayet ‘erkekçe’ bir iş zaten; bir de akrobasi pilotu olmaya niyetleniyor Edibe.
1937’de Eskişehir’de açılan kurslara 36 kız başvuruyor. Ortaokulda olan Edibe’nin yaşı tutmayınca nüfus dairesinde hemen iki yaş ekleniyor. 
Kışları Konya Öğretmen Okulu’nda, yazları da İnönü Kampı’nda eğitim görüyor. Hem ülke yeni, hem havacılık sektörü... Her şeyi kendileri yapıyorlar mecburen; planörleri kurmaya kadar... Sonradan Kutucuoğlu soyadını alacak olan Edibe, ilk uçuşunda istikamet Yunanistan semaları... Meydana inmeden akrobasi gösterileri yapıyor ve başarısı Türkiye’ye dönünce madalyayla ödüllendiriliyor. Akrobasi pilotluğu zor olduğu kadar riskli de... Nitekim kariyerinde iki büyük kaza var. İlki Fransa’da Hitler’in gözde pilotu Anny Rich ile yaptığı bir gösteride. Kuyruk dönüş dümeni iyi kilitlenmediği için kalkış yaparken planörü düşüyor,  Kutucuoğlu ölümden dönüyor. 
Bir pilotu en iyi başka bir pilot anlar. Edibe Kutucuoğlu da kendisi gibi pilot olan Talat Subaşı’yla evleniyor. Ne yazık ki Subaşı Çanakkale’ye uçuşu sırasında uçağı düşüp hayatını kaybediyor. Kutucuoğlu’nun tesellisi yine uçmak oluyor, ta ki geçirdiği ikinci kazaya kadar. 1957’de eğitim sahasında uçuş yaparken öğrencisi bir hata yapıyor, ona çarpmamak için Edibe Kutucuoğlu tarlaya çakılıyor. Sonuç; 22 kırık, üç ayda 15 ameliyat... Pilotluğa veda ediyor.
Kazadan bir yıl sonra ikinci evliliğini Kenan Kutucuoğlu ile yapıyor. Bir daha uçamayacağı kesinleşince emekliliğini istiyor Kutucuoğlu. Gelin görün ki o yıllarda kanunda havacılıkla ilgili bir mevzuat yok. “Sizi makinist olarak emekli edelim” diyorlar. Karşı dava açıyor ve sonuçta en riskli işçilik kabul edilen “minare işçisi” olarak emekli ediliyor! Görev yaptığı 20 yıl boyunca aldığı tüm madalyaları Türk Hava Kurumu’na bağışlayan Kutucuoğlu için kurum beş yıl önce bir büst yaptırıp Ankara’daki müzesine koyuyor.
Ne yazık ki herkesin ezbere bildiği bir isim değil Kutucuoğlu... Her ne kadar sigorta kayıtlarında “minare işçisi” olarak geçse de, yaşadığımız ülkenin ‘ilk’lerinden biriydi oysa ki...  Bir zamanlar herkesin tanıdığı bir ilk. Birkaç yıl önce verdiği bir söyleşide o “şöhret”ini şöyle anlatmış:
“Bir Alman gazeteci röportaj yapmıştı. Sonra o röportajın fotoğrafını bana göndermek istiyor. Zarfın üzerine fotoğrafımı yapıştırıyor, bir ok çizip Turkey yazıyor. Postacı kapıyı çaldı ve ‘Abla bu mektup sana’ dedi. ‘Adres yok nasıl buldun?’ dedim. ‘Seni kim tanımaz ki?’ diye yanıtladı.”
 

Kutucuoğlu’nu genç havacılar uğurladı

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0