İstanbul’un ucuz yemek rotaları onlardan sorulur

İki Amerikalı arkadaş, Ansel Mullins ve Yigal Schleifer’in İstanbul’daki ucuz esnaf lokantalarını ve sokak satıcılarını yazdıkları istanbuleats adlı blog İngilizce’nin ardından Türkçe yayına da geçti


İstanbul’un ucuz yemek rotaları onlardan sorulurİstanbul’un ucuz yemek rotaları onlardan sorulur

Elif Berköz Ünyay

İki Amerikalı arkadaş, Ansel Mullins ve Yigal Schleifer’in İstanbul’daki ucuz esnaf lokantalarını ve sokak satıcılarını yazdıkları istanbuleats adlı blog İngilizce’nin ardından Türkçe yayına da geçti 


Ansel Mullins ve Yigal Schleifer yedi yıldır İstanbul’da yaşayan iki Amerikalı kafadar. Şehrin “tadını” pek çok değme İstanbullu’dan daha çok çıkarıyorlar.
Küçük ve ucuz esnaf lokantalarını keşfediyor, en lezzetli yemekleri sunan
sokak satıcılarının koordinatlarını “şak”
diye veriyorlar. Yediklerini, içtiklerini istanbuleats.com adlı internet sitelerinde samimi ve esprili bir dille yazıyorlar. Geçtiğimiz yıl The Guardian gazetesi tarafından ayın en iyi seyahat blogu da seçilen istanbuleats yaklaşık bir aydır orijinal dili İngilizce’nin yanı sıra Türkçe de yayında.
Mullins emlak sektöründe, tarihi binaların restorasyonuyla uğraşıyor. Schleifer ise freelance gazeteci. Christian Science Monitor gazetesi için çalışıyor. Ayrıca dönem dönem New York Times, Washington Post, Times, Toronto Star gibi gazetelere haber yapıyor.
İkili bir süredir beğendikleri lokantaların camına “istanbuleats tarafından test edildi, onaylandı” manasında, “istanbuleats here” etiketini yapıştırarak bloglarının takipçilerine lezzet rotaları konusunda yardımcı oluyorlar.
Mullins ve Schleifer röportaj için istanbuleats etiketli Çerkez lokantası Fıccın’a randevu veriyorlar. Kocam Çerkez ama benim Çerkez mutfağı hakkında bildiklerim Çerkez tavuğundan öteye gitmiyor. Mullins ve Schleifer’in Çerkez yemekleri ve Türk mutfağı konusundaki bilgisi ise taktire şayan! Onların tavsiyesiyle mönüden seçim yapıyoruz. Sofradan kalkarkenki sonuç: Ben sitede önerdikleri yerlere gözüm kapalı giderim...

Yemek sizin için ne ifade ediyor?
Ansel Mullins: Bizim için yemek demek keşfetmek demek. İyi yemek yapan yeni bir lokanta keşfettiğimizde altın madenine düşmüş kadar seviniyoruz. İkimiz de tam bir yemek manyağıyız. Türk mutfağı hastasıyız. Bu yüzden çok iyi anlaşıyoruz.
Yigal Schleifer: İkimizin de İstanbul’a yerleşme kararı almasında yemek çok büyük etken oldu. Bu kadar çok çeşitli mutfağı barındıran bir ülkede yaşamak cazip geldi. 
Ansel M.: Chicago’da yaşayan annem Türkler kadar güzel yemek yapsaydı şu an onun dizinin dibinde olurdum (!)

istanbuleats sizin gibi “yemek manyakları”na yol göstermek için mi kuruldu?
Ansel M.: İnternette, Türkiye’ye gelen turistlerin İstanbul’da ne yiyeceklerine dair iyi ve güvenilir bir kaynak yoktu. Popüler lokantaları, pahalı restoranları anlatan siteler ve rehber kitaplara alternatif yaratmak istedik. Geleneksel yemekleri nerede yiyebilirler, kebabın, dürümün en iyisi nerede, ucuz esnaf lokantaların adresleri... Biz bu konulardaki eksik bilgileri blogumuzla kapatmaya çalıştık. Ayrıca Türkiye’nin sadece kebap cenneti gibi gösterilmesine de karşı çıkıyoruz. Blogumuzda İstanbul’da başka hangi mutfaklardan neler yenebileceğini sıralıyoruz. 

“Pizza yerine pideye talimiz”

İstanbul’da en sık yemek yediğiniz bölgeler hangisi?
Ansel M.: Beyoğlu, Fatih ve Karaköy. Beyoğlu’ndaki favori yerimiz Fıccın, Dürümzade, Zübeyir, Lades, Canım Ciğerim. Karaköy’de Mutfak Dili’ni seviyoruz, Fatih’te ise Kadınlar Pazarı’ndaki Siirt Şeref Buryan’da buryan kebabı yiyoruz.  

Türkiye’ye ilk geldiğiniz günlerde denemekte zorlandığınız bir yemek oldu mu? Tadı ve kokusu sizi rahatsız eden bir lezzet...
Yigal S.: Kelle, paça, işkembe çorbası... Hepsine alıştım. Tek bir şey var beni rahatsız eden, o da kokoreç.
Ansel M.: Ben de kokoreçin kokusundan hoşlanmıyorum. Burnumu kapatıp mideye indiriyorum.  

Amerika’da sık yiyip de Türkiye’de özlediğiniz bir yemek var mı?
Yigal S.: Pizza yerine burada pideye talimiz, hamburger yemek istedik mi Amerikan fast-food zincirlerine değil, Kızılkayalar’a ıslak hamburger yemeye gidiyoruz. Biz sizin ülkenizdeki yemeklere ayak uydurduk ama özlediğim bir şey var: Meksika yemekleri. Amerika’daki Meksika lokantası çeşitliliği çok fazla. Yine de ben avunacak bir şey buldum: Tantuni kebap bana Meksika yemeklerini hatırlatıyor.

Kahvaltı Van Kahvaltı Evi’nde, akşam yemeği Zübeyir’de
Sabah, öğle, akşam yemeği için okurlara mekan tavsiyesi vermenizi istesem nereleri seçersiniz? Bize bir best of listesi yapar mısınız?
Yigal S.: Sabah kahvaltısını Cihangir Van Kahvaltı Evi’nde yapsınlar. Öğle yemeği için bir zahmet karşıya geçsinler, Çiya’da keme kebabı yesinler. Akşam Kuzguncuk’ta İsmet Baba’ya gitsinler. Gece acıktıklarında ise istikamet Taksim, mönü ıslak hamburger.
Ansel M.: Güne Beşiktaş’taki bal-kaymakçı Pando’da başlasınlar. Öğle yemeği için Galata Kulesi’nin oradaki Füreyya balıkçısında karamelize soğanlı balık dürümü tavsiye ederim. Çok da hesaplı. 6 TL. Akşam yemeğinde Zübeyir Ocakbaşı’nı tek geçerim. Tarağı denesinler, bana teşekkür edecekler. İstanbul’u tanıttığı programında Anthony Bourdain’in de tercih ettiği Dürümzade’de geceye nokta koysunlar.

Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum: