Cumartesi

11.11.2017 - 02:30

İyi mikroplar ve diyabet ilişkisi

Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız: “Yeni çalışmalar bağırsaklarımızdaki iyi mikropların miktarının ve çeşitliliğinin az olmasının obez veya diyabet olmamız üzerinde etkisi olduğunu ortaya koydu”

Sitene Ekle
İyilik & Sağlık  |  Metin Uyar metin.uyar@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »
Önümüzdeki hafta salı günü,14 Kasım Dünya Diyabet Günü. Dünyada 415 milyon diyabetli yaşıyor. Bu rakamın 2040 yılında 642 milyona yükselmesi bekleniyor. Yani diyabet dünyada hızla yayılıyor. Ülkemizde ise durum daha vahim; diyabet dünya ortalamalarının iki katı bir hızda artıyor. Avrupa’da diyabetin en sık görüldüğü ülkeyiz. Bu bilgileri Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız’dan öğreniyoruz. Yıldız, diyabet hakkında en güncel bilgilerin paylaşıldığı EndoBridge’den, projenin kurucu başkanı olarak son yenilikleri paylaştı.

Endobridge nedir?

Endobridge hormon hastalıkları alanında farklı ülkelerden gelen bilim insanlarının tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı ve sorunlara birlikte çözümler geliştirdiği bir kapasite geliştirme projesidir. Türkiye’nin doğu ve batı arasındaki köprü konumundan da yararlanarak, Endobridge’de az sayıda uzman çift yönlü bilgi alışverişinde bulunuyor.

Bakterilerle ilgili şaşırtıcı sonuçlar

Bu sene Endobridge’de konuşulan yenilikler nelerdi?

Bağırsaklarımızdaki bakterilerle ilgili son çalışmaların şaşırtıcı sonuçlarını konuştuk. Yeni çalışmalarla bağırsaklarımızdaki iyi mikropların miktarının ve çeşitliliğinin enerjimizi nasıl kullandığımızı etkilediği ortaya koyuldu. Bağırsağınızdaki kötü bir bakterinin salgıladığı bir madde ya da bir parçası dolaşımınıza geçerek dokularınızda insülin direncinin daha çok oluşmasına yol açabiliyor. Bu durum da şeker hastalığı ve obezite riskinizi artırıyor.

Kişinin bağırsağındaki bakteriler obez veya diyabet olmasını mı etkiliyor yani? 

Evet, Bacteriodes ve Firmicutes grubu bakterilerin birbirine olan oranının değişmesi bizim diyabet veya obeziteye olan eğilimimizi, besinlerdeki vitaminlerden özellikle de K ve B vitaminlerinden hangi oranda yararlandığımızı, bağışıklık sistemimizin ne kadar güçlü olup olamayacağını etkiliyor. Bağırsaklarımızdaki mikroplar sadece diyabeti değil diyabette kullandığımız ilaçların ne kadar etkili olacağını ve yan etkilerini de etkiliyor. 

Bağırsaklarımızı bakteri çeşitliliği ve miktarı bakımından ideale yakın şekilde tutmak için neler yapabiliriz?

Bağırsaklarımızdaki mikroplar doğumdan itibaren şekillenmeye başlıyor ve üç yaşımıza kadar belirgin şeklini alıyor. Üç yaşına kadar dikkat edilecek birkaç faktör o çocukları obezite veya diyabete karşı koruyabiliyor. Normal doğumla doğan, anne sütüyle beslenen ve antibiyotiği olabildiğince az kullanan çocukların bağırsaklarındaki iyi mikroplar daha fazla oluyor. 3 yaşından sonra da iş bitmiyor. İşlenmiş gıdalardan uzak durup lifli gıdalar yani sebze ve meyve tüketmek bağırsak floramız için gerekiyor.

“Kadınların diyabet riski daha yüksek”

Bu yıl Uluslararası Diyabet Federasyonu “Kadın ve Diyabet” temasını belirledi. Türkiye’de erkeklere göre kadınlarda diyabet yüzde 8, prediyabet yüzde 26 daha fazla görülüyor. Yani kadınlar diyabet açısından daha fazla risk altında. Her 10 diyabetli kadının 4’ü de doğurganlık çağında. Bu nedenle diyabet riskini iyi yönetmek gerekiyor.

Doğurganlık çağında diyabet gelişimi için en önemli risk faktörleri gebelik şekeri ve polikistik over sendromudur (PKOS). PKOS’lu kadınlarda diyabet riski 4 kat artıyor. Gebelik döneminde diyabet olan annelerin yarısında da doğumdan sonraki 5-10 yıl içinde tip 2 diyabet gelişiyor. Bu iki hastalığı doğru yöneterek bile kadınlarda diyabet gelişimini büyük oranda engelleyebiliriz.

25 yaşın altında, vücut kitle indeksi 25’in altında olan ve ailesinde diyabet öyküsü bulunmayan, dolayısıyla diyabet riski düşük olan gebeler dışında herkese mutlaka şeker toleransı testi yaptırmak lazım.

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.