26.08.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 26.08.2018-1:30 A-A+
reha.arar@milliyet.com.tr
TÜM YAZILARI

KEÇİDEN GELEN SAĞLIK



Günümüzde keçinin sütü, yoğurdu, peyniri ve diğer ürünleri, son derece revaçta... Hatırlıyorum, çocukluğumda çok kısıtlı olsa da belli başlı bu tip ürünler Galatasaray’daki efsanevi mezecilerin bazılarında ve balık pazarında satılırdı. O zaman daha çok ekalliyet tarafından tercih ediliyorlardı. Bugün ise, sağlıklı ve uzun yaşamak isteyen, tıp literatürü okuyanlar ve bilhassa yeni genç annelerin tercih ettiği ürünler haline geldiler. Bu konuda ülkemizde maalesef çok fazla seçenek yok. Ancak Funda Baltalı’nın çiftliğinde, kendisiyle buluşup sohbet ettiğinizde, hayat hikayesine ve azmine hayran kalmamak elde değil. Genç bir iş insanı, sporcu ve de anne... Robert Koleji ve İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra, bankacılığa başlamış. 
Ardından bir fırsat bularak Harvard’a gidip, iş yönetimi okumuş, döndüğünde enteresan bir şekilde deri sanayisine girip, bir imalathane kurmuş. Dünya devleri olan markalara çanta üretmiş, tam zirvedeyken bu işi satmış ve yeni bir hayata başlamış. Babadan kalma Seferihisar’daki arazisini 130 dönüme çıkarmış, çalışanlarına lojmanlar yapmış ve son derece modern, çok az işçiyle çok iş yapan bir fabrika haline getirmiş.

Yaptığı en doğru iş...

Baltalı, son derece keyifli anlatımı sırasında bir noktaya geldi ki, hakikaten hayran kaldım. Fabrikayı kurduğu zaman Fransa’nın ‘büş’ tabir edilen ve çok popüler olan keçi peyniri rulolarını imal etmek için günlerce formülünü ve yapılış şeklini araştırmış. Sonunda Fransa’nın peynir bölgesi olan Normandiya’daki emekli peynir yapım ustaları cemiyetini bulmuş. Burada yaşları 70-80 arasında değişen altı tane ustayı Türkiye’ye getirtmiş. Başlarına da Notr Dame de Sion’u yeni bitiren kızını koymuş. Tattığımda gördüm ki, Fransa’dakilerden (inanın milliyetçiliğim bir tarafa) daha da leziz.
Bu arada ailesinin ve kendisinin o araziye diktiği zeytin ağacı sayısı da 2 bin 400’ü bulmuş. Peynir ve zeytin, hatta ileride kahvaltı kraliçesi göreceğiz diyebiliriz. Tabii olaylar bu kadar hızlı gelişince, süt yetmez olmuş, bu sefer bölgede uydu çiftlikler kurulmuş. Böylece kaşar, tulum, lor, kefir, süzme yoğurt ve tereyağı imalatı başlamış. İnsana yatırım yapmak için sistemler kurulmuş. Ülkemiz iklim şartlarına uygun bir keçi ırkı yaratabilmek için, üniversitelerle iş birliği yapmışlar ve muvaffak da olmuşlar. 
Funda Özer Baltalı’yla konuşurken, sık sık kullandığı bir cümle de beni çok etkiledi. “Ne yaparsam hep amatör ruhu hissediyorum.” Tam bunları anlatırken, hâlâ ilk peynirini yaptığı günkü kadar heyecanlıydı.

Satış noktalarındaki kâr marjı...

En büyük derdi bu tip mamullerin dahaçok halka inmesi, imkanları daha dar toplumların da bunları tüketebilmesi... Baltalı, satış noktalarındaki kâr marjlarına kısıtlama getirilmesinin gerekliliğini savunuyor. 
Türk insanı müteşebbistir, çalışmayısever ve başarıyı yakaladığında rakiplerine meydan okur, işte size böyle bir öykü daha... 

Etiketler
Bilgi YarışmasıTürkiye'de kuzeyden esen rüzgâra ne denir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.