Pazar

24.03.2013 - 02:30 | Son Güncelleme: 24.03.2013-2:30

LinkedIn’deki işini LinkedIn’e borçlu!

Türkiye’yi geçtiğimiz yılın en hızlı büyüyen ülkesi ilan eden iş dünyasının sosyal medyadaki en elit iletişim platformu LinkedIn, nisanda üst düzey yöneticileriyle birlikte İstanbul’u sallamaya hazırlanıyor. LinkedIn Türkiye’nin genç yöneticisi Ali Rıza Babaoğlan ile bu sihirli iletişim ağının derinliklerine indik

Sitene Ekle

ŞEBNEM BURCUOĞLU sebnem.burcuoglu@milliyet.com.tr

Sosyal medyanın en elit “iş ve işçi bulma kurumu” olan LinkedIn’in dünya genelinde tam 200 milyon üyesi var. Gıyabında “eğlenilecek değil, evlenilecek kadın” diye konuşabiliriz. Bu arada, rakipleri Xing ve Monster’ın Türkiye’deki ofislerini sessiz sedasız kapattıklarını not düşeyim. LinkedIn’in frambuazlı pastasının neredeyse 2 milyonluk dilimi oluşturan Türkiye ise geçtiğimiz yıl en hızlı büyüyen üye ilan edildi. Akabinde, LinkedIn’in Türkiye ve Türkçe konuşan ülkelerinin başına 27 yaşındaki Ali Rıza Babaoğlan, Türklerden oluşan beş kişilik ekibiyle gümbür gümbür geldi. Bu ekibin yaş ortalaması 25. Ekonomi bakanımız Zafer Çağlayan, bundan iki gün önce Türkiye’de bir “Dijital Ekonomi Konseyi” kurulacağını açıkladı ve dijital dünyada kontrolün gençlere geçtiğinin altını çizdi.

“Özgeçmişinizi gözden geçirmeye başlayın!”

Her 15 dakikada 2 bin 700 üyenin katıldığı bu “dijital eleman avcısı”, Babaoğlan’ı LinkedIn’deki özgeçmişinden buldu. “Peki nasıl seçildi?” diye merak edenlere, iş geçmişinde TÜBİTAK, Microsoft
ve SAP gibi firmalar bulunan Babaoğlan’ın geleceğini bir Muhtar Kent olarak devam ettireceğini tahmin ettiğimi söylemek istiyorum. Ayrıca siyasette de söz sahibi olmak istiyor. “LinkedIn beni de bulur mu acaba?” diye içi pır pır edenler özgeçmişlerini düzenlemeye başlasınlar çünkü LinkedIn, üst düzey kadrosuyla nisan sonunda İstanbul’da olacak!

Hepimizi bir heyecan sardı! Nisan sonundaki konferansın detayları neler?

Kullanıcılarımızla kurumsal müşterilerimizi buluşturacağımız “In Day” isimli etkinliği düzenlemek üzere Türkiye’ye geliyoruz. Özel bir üniversite ile iş birliği içinde gerçekleşecek bu etkinlikte üst düzey yöneticilerimiz konuşmacı olacak. Bir üniversiteyle iş birliği yapmayı biz ekip olarak istedik çünkü Türkiye’deki genç potansiyel hiçbir ülkede yok.

 Ne oldu da LinkedIn dünyada birden bu kadar hızlı yükseldi?

LinkedIn, aslında Facebook’tan da önce, 2003’te kuruldu ama çok daha niş bir iş profiline hitap ediyor. Geçen yılki gelir büyümesi, rakiplerine göre çok fazla. Burada düzenlediğiniz özgeçmişinizi nadasa bırakmıyorsunuz. Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru uygulamaya soktuğumuz “endorsement” yani onaylama sistemimiz, sizin özelliklerinizle ilgili sayfanıza eklediğiniz anahtar kelimelerin, bağlantıda olduğunuz kişiler tarafından onaylanmasını sağlıyor. Bir nevi, özgeçmişiniz başkaları tarafından doğrulanıyor. Bir de LinkedIn’den iş dünyasındaki en son trendleri öğrenebiliyorsunuz. Örneğin, bulut teknolojileri alanını geçtiğimiz yıla göre seçenler ne kadar bir artış gösterdi, bunu yüzde olarak elde edebiliyorsunuz. Türkiye’nin en büyük firmalarıyla
ve “personel avcıları”yla çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde cep telefonu uygulamalarına ciddi yatırımlar yapacağız. LinkedIn’in en önemli özelliği, pazar dinamiklerine göre hareket eden bir firma olması.

“Bilgi teknolojilerine yatırım yapanlara Dublin’de özel vergi uygulaması var”

Çok uluslu dev firmaların merkez ofisleri neden Dublin’de?

Microsoft, Google, Amazon, eBay, PayPal, Yahoo!, Facebook, Twitter, Pfizer ve LinkedIn merkez ofislerini Dublin’e taşıdı. Burada bilgi teknolojilerine yatırım yapan firmalara özel bir vergi uygulaması sunuluyor. Ayrıca Dublin’de müthiş bir “expat uygulaması” var. Yani bizim gibi kendi ülkesinden başka bir ülkede yaşayan nitelikli insanları maddi ve manevi anlamda teşvik eden kanunları mevcut.

 Türklerle İrlandalılar yeterince kaynaştı mı?

Türklere ciddi bir sempati besliyorlar. Geçtiğimiz perşembe, İrlanda’nın Avrupa Birliği dönem başkanlığını yürütmesi nedeniyle, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın katkılarıyla aynı forma renklerine sahip olan Drogheda United ve Trabzonspor arasında bir dostluk maçı organize edildi. Ben de sayın bakanımızın kafilesindeydim. Kötü hava koşulları nedeniyle ne yazık ki maç oynanamadı ama iki ülkenin ilişkisi açısından bu önemli bir adımdı. Yine siyasi ilişkilerimizi geliştirmek açısından 7, 8 ve 9 Nisan tarihlerinde İrlanda’nın üst düzey devlet adamları, Türkiye’yi ziyarete gelecek. Ekonomik açıdan, İrlanda’nın dev çimento firması CRH’nin Denizli’de çok büyük bir fabrikası var. İrlanda havayolu Aer Lingus, yaz döneminde İzmir’e direkt uçuş seferleri düzenliyor.

 

LinkedIn, profilinizi her daim canlı ve güncel tutmanın yanı sıra sizi iş dünyasındaki  trendlerden de haberdar ediyor.

“Ofisimizde spor salonumuz, bilardo ve masa tenisi var”

 LinkedIn’de nasıl bir ofis ortamınız var?

İşe başladığınız gün size ilk gelen e-posta şöyledir: “You are In” (İçeridesin). Gerçekten de LinkedIn’in kendine has dünyasına adım atmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Dünyada bir tek LinkedIn ofislerinde yapılan bir uygulama var: “Friday Hot Desk”. Cuma sabahı ofise geliyorsunuz ve CEO’nunki de dahil olmak üzere gün boyunca istediğiniz birinin masasında çalışabiliyorsunuz. Bizlerin memnuniyetini sağlamak LinkedIn için birinci sırada geliyor. Şirket içi toplantılarımızda bile yaptığımız işten önce keyfimizin yerinde olup olmadığını soruyorlar. Ofisler de bu bakış açısına göre tasarlanmış. Bilardo, masa tenisi gibi oyun alanları ve spor merkezimiz bulunuyor. Her katta çalışanların ücretsiz yararlanabileceği yiyecek ve içecek dolapları var. Geçtiğimiz ay bizleri motive etmek için iPad Mini hediye etti. Çalışma saatlerimizi kendimiz belirliyoruz, işinizi zamanında teslim ettiğiniz sürece ofise bile gelmeseniz olur. Müşteri İlişkileri, Satış ve İnsan Kaynakları departmanlarında kadın hakimiyeti var diyebilirim. Bu benim açımdan oldukça hoş tabii.

 LinkedIn’in kurucusu Reid Hoffman halinizi hatırınızı soruyor mu?

LinkedIn içinde her yıl yapılan bir yarışma var: “Yaratıcı Fikir Yarışması”.  Bir sorun ortaya atılır ve bununla ilgili en iyi çözüm yolunu bulan kişi ya da ekip, Hoffman ile bir akşam yemeği kazanır ilk ödül olarak. İkinci ödül ise kazananın
üç aylığına Amerika ofisine gönderilmesidir. Bu yılki soru şuydu: “LinkedIn bundan sonra hangi alana yatırım yapmalı?” Birinci gelen öneri, şirketin kendi bünyesinde verdiği yemeklerin beğenilip beğenilmediğinin çalışanlar tarafından oylanabileceği bir mobil sistem oluşturulmasıydı.

Linkedln’in Dublin’deki ofisinde çalışan memnuniyeti ön planda.

Babaoğlan’dan İdeal profilin ince ayarları

* Aylık periyotlarla Türk kullanıcılarımızla internet üzerinden toplantılar yapıyoruz. En sonuncusuna 100 kişi katıldı. Bunları takip edebilirsiniz.
* Özgeçmişiniz aktif ve tutarlı olmalı. Önemli gruplara dahil olun ve sektörünüzdeki önemli isimleri ağınıza katın. Benim profilimi örnek alın!
* Yeteneklerinizi doğru tanımlayan anahtar kelimeleri girin
* Referans mektuplarınıza özen gösterin
* Bugün, iş dünyasının gittiği noktayı başarılı bir şekilde analiz etmenin sırrı tek boyutlu bir insan olmamaktan geçiyor. Ben bilgisayar mühendisiyim ama psikoloji, felsefe ve siyasetle ilgileniyorum. Siz de farklı ilgi alanları edinin.

 


Etiketler: Yarışma
©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.