16.05.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 16.05.2018-1:30 A-A+
ozay.sendir@milliyet.com.tr
TÜM YAZILARI

Mahyalar gitti reklam panoları geldi



1603 yılında, 14 yaşında tahta çıkan ve 28 yaşında hayatını kaybeden Sultan I. Ahmed döneminde başlayan bir gelenektir mahya...

Eskiden çok zormuş mahyaları hazırlamak.

Düşünsenize, yağ kandiliyle yakılan mahyaların fitilleri, dere kenarlarından toplanan sazların kurutulup, kıl gibi ince elyafa ayrılması ve o elyafın da pamuklara sarılmasıyla hazırlanırmış.

Cumhuriyet döneminde ampuller kullanılmaya başlanmış mahyalar için...

Gelin görün ki, içinde yaşadığımız çağın getirdikleri, ampul kullanılan mahyaların yapımı için gereken fiş ve farklı boylardaki duyları bulmayı da zorlaştırmış.

Sonuç mu? Bugün bir sürü camiye reklam panolarına benzeyen dijital mahyalar asılıyor.

Doğrusunu isterseniz, eski mahyaları bilen biri olarak hiç sevemedim bu yeni tarzdakileri...

Hoş, Ramazan ayına dair öyle değerleri kaybettik ki...

Mesela diş kirası nedir bilir misiniz?

Konaklarda oturanların mahalleliyi ya da çat kapı gelenleri iftar sofrasına buyur ettikleri, konuklar evden ayrılırken de, ev sahibinin sevaba girmesine yardımcı oldukları için kese içerisinde verilen altın ya da gümüş paralara denilirmiş diş kirası.

Bugün konak ya da villa, bırakın çat kapı gitmeyi, misafir olsanız bile, güvenlik onay vermeden siteden içeri adım atamıyorsunuz.

Neyse ki, sıcak pide ve güllaç hâlâ hayatımızda.

Zaman ileri giderken insana dair şeyler geri gitse de, zahmetsiz mahyalar şehri doldursa da, hoşgeldin ya şehri Ramazan...

Ata sporu nedir?

Benim çocukluğumda ata sporu denince, bir güreş, bir de cirit gelirdi akla.

Oysa dünyanın tüm silah belgesellerinde Türklerin okçulukta yarattığı farktan ve bir hayvanın tendon bağlarından yaptığı yayı anlatır.

Etnospor Festivali, geçtiğimiz pazar sona erdi ama üzerinde daha konuşmamız lazım. Mesela Japonların atlı okçuları gelmişti festivale, bugün İstanbul’da sokağa çıkıp, “Kemankeş nedir?” diye sorsanız çoğu kişi bilmez.

Hindistan, Rusya ve İran gibi ülkelerde yaygın aslında etsnospor dalları.

Mangala, çoğu kişi için oyun olabilir ama o da bir etnospor.

Geçtiğimiz hafta zaman bulup da Yenikapı Meydanı’na giden yaklaşık yarım milyon insan heyecanlı saatler geçirdi, yeni şeyler öğrendi.

Arap dünyasının geleneksel sporlarından biri olan şahin yarışını seyredenler de oldu, Japonya’dan gelen Yabusame ya da daha bildik bizim kültürümüze ait kökbörü mücadelesini de...

Eğer bu yıl gitme fırsatınız olmadıysa da seneye kaçırmayın derim...

Hadise, Serhat’a yazdı mı?

“Hadise yıllar önce tanıştığımızda küt saçlı ve çirkindi. Beğenmemiştim. Sonradan açıldı. Arap atı gibi” demişti Serhat Akın.

Sonra Hadise ağır bir cevap verdi, Serhat tekrar açıklama yaptı, tam konu kapandı derken, bu fotoğrafı paylaştı bir de “Haksız mıyım?” diye sordu.

Evet, haksızsın.

Bir kadını geçmişte çirkin, şimdi güzel bulduğunu anlatmak için Arap atı benzetmesi yapılmaz. “Beğenmemiştim” sözü de aslında açıklamaya ve açılmaya muhtaç bir söz.

Hadise, yıllar önce Serhat’la birlikte olmak istemiş de, sanki o istememiş gibi bir anlam da çıkabilir o sözden, tamamen niyete bağlı yani. Eğer durum böyle değilse, röportaja gelen birini, insan sorduğu sorularla ve zekasıyla değerlendirir, bedenine bakarak değil.

Diyelim bedenine baktın ve öyle değerlendirdin, yıllar sonra, evli barklı bir adam olarak bunu söylemenin ne manası var?

Hadise’ye ayıp, kendi eşine, çocuğuna ayıp. “Haksız mıyım?” diye paylaştığın fotoğrafa gelince; Fenerbahçe’de oynadığın yıllarda seni çok alkışlamış biri olarak yazdım tüm bunları. Artık kendine de haksızlık etmeye başladın,
o yüzden kapat bu bahsi Serhat.

Bu fotoğrafa iyi bakın lütfen

Bu fotoğraf, ocak 2008’de, Gazze’nin Erez sınır kapısı önünde çekildi. İsrail’in düzenlediği bir operasyonun hemen ardından girmiştik Gazze’ye.

Televizyonlardan, gazetelerden ve internet sitelerinde gördüğünüz tüm dramlara şahit oldum gündüz...

Sonra gece oldu ve hiç bilmediğiniz bir başka dram başladı.

Gazze’ye giden yabancı gazeteciler, hep aynı otelde konaklar, zira ne İsrail hava kuvvetleri, ne de deniz kuvvetleri vurmaz o oteli. Sonra o otelin restoran kısmına geçersiniz, kimilerinin lagos dediği ama doğrusu lahoz olan balıklardan da bulabilirsiniz, bakkallarda satılmayan Amerikan malı asitli içeceklerden de...

Camdan dışarıya bakarsınız, bir havai fişek gösterisine benzer ışıklar görürsünüz denizin üzerinde.

Görüntüsünü havai fişeğe benzettiğiniz şey, Filistinli balıkçıların, belirledikleri sınırın dışına çıkmaması için İsrail savaş gemilerinden atılan izli mermilerin ışıklarıdır.

Paranın, hayatta kalıp kalmamak arasındaki çizgiyi en belirgin hale getirdiği yerdir Gazze, insan utanır insanlığından.

Tıpkı, pazartesi gün boyu izlediğimiz  katliam gibi...

Kadın düşmanı kadınlar...

“Sizinle eğlendi, benimle evleniyor” diye yazılmış düğün arabasının arkasına.

Komik bulanlar olabilir ama bir kadın başka hemcinsine neden böyle bir mesaj vermeyi ister ki?

Bir zamanlar maço adamlar ayırırlardı kadınları, ‘eğlencelik kadın’ ve ‘evlenilecek kadın’ diye, şimdi bir kadın yapıyor bunu.

Parmağına tek taşı ya da alyansı takan kadınların, evlilik teklifi aldıklarını gösteren resimler paylaşmalarını da şık bulmam asla. Ama bu yazı, hırsın da, nispetin de zirve yapmış hali bana göre...

 

 

 

 

Bilgi YarışmasıÖlüm meleği olarak da adlandırılan melek hangisidir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.