Gündem
28.05.2013 - 02:30 | Son Güncelleme: 28.05.2013-2:30

Mektuplarımı Ecevit çifti götürüyordu

Ahmet İsvan,63 yıllık eşini anlattı; ‘Hayatın yarısı Reha’dır, ondan başka hayat yoktur. Şimdi onun eksikliği ve boşluğu var. Şimdi anlıyorum ki onunla geçirdiğim her an mutlulukmuş. Şimdi hissettiğim boşluk ve mutsuzluktan bunu dahaiyi anlıyorum’

Sitene Ekle

MUSA KESLER / Yalova

Ahmet İsvan, İstanbul’un eski belediye başkanlarından. Bülent Ecevit’in siyasi popülaritesinin zirvesinde olduğu 1973-1977 arasında İstanbul Belediyesi’ni yönetti. 12 Eylül darbesinden sonra açılan DİSK davasında yargılandı. Tarihe ‘Kanlı 1 Mayıs‘ olarak geçen ve 34 kişinin öldüğü 1 Mayıs 1977 olaylarıyla ilgili olarak suçlandı. 27 ay tutuklu yargılandıktan sonra beraat etti.
Siyasete bir süre ara verdikten sonra SHP Parti Meclisi üyesi olarak tekrar döndü. 1995’te siyaseti tamamen bıraktı. Yalova’da 1950’de kurduğu ve Türkiye’ye sulu ziraat alanında birçok ilki kazandırdığı çiftliğine çekildi. 63 yıllık eşi Reha İsvan’ı geçtiğimiz hafta kaybetti. 90 yaşındaki İsvan; 63 yıllık dava arkadaşı, dert ortağı, sevgilisi, 3 çocuğunun annesi Reha İsvan’ı anlattı.

- Nasıl tanıştınız?
- Ben Robert Kolej’deydim. O kız kolejindeydi. O zamanlar kolejliler çay partileri yapardı. Herkes gruplar halinde gelir, sosyalleşme kaynaşma olurdu. Onlardan birinde Reha çağırdı. Arkadaşlarıyla çok etkili bir anlaşma yapmışlar. Zaten anlaştığı bilinen birkaç çift vardı. Onlar dışında kalanları tek tek ayarlamışlar. Ben Reha’nın payına düşmüşüm. Çok mütevazı bir aileydiler. Ama çok şık ve gayet güzel bir elbise hazırlamışlar onun için. Orada oturduk, çay içtik. Sonra da mezun oluncaya kadar görüşmeye devam ettik. Ben kolejden sonra Amerika’ya tahsile gittim. Ailesi evlenmemize karşı çıkmıyordu ama nişanlanmadan mektuplaşmamızı da yasaklamıştı. Amerika’dan dönmeden de nişanlanmamıza izin vermiyorlardı.

- Robert Kolej’den mezun oldunuz, Amerika’dasınız ama sevgilinize yazamıyor musunuz?
- Aynen öyleydi. Bugün için tuhaf sayılabilir ama o zamanın örf ve adetleri böyle idi. Ama Reha ailesini aldatmayı kabul etti, gizlice mektuplaşmaya başladık. Reha’nın bana mektup göndermesinde bir engel yoktu. Doğrudan benim adresime gönderebiliyordu. Ama ben onun adresine gönderemiyordum. Ben mektuplarımı Bülent’in (Ecevit) adresine, üzerine bir işaret koyarak gönderirdim, Bülent o işaretli mektubu alınca Rahşan’a verir, Rahşan da Reha’ya verirdi.

Kapı açık kalacak

- Onlar evli miydi o dönem?
- Nikahlanmışlar ama henüz evlenmemişlerdi. Bülent, Rahşanların evine ara sıra gidebiliyordu ama oturdukları odanın kapısı açık kalmak şartıyla.

- Mektuplaşmanız ne kadar devam etti?
- Ben yüksek tahsilimi bitirip gelinceye kadar böyle devam etti. Onunla evlenmeye karar vermiştim. Ama bir türlü cesaretimi toplayıp evlenme teklif edemiyordum. Durumu Bülent’e anlattım. Beni cesaretlendirdi, telkinleriyle kararırımı kesinleştirdim.

- Evlenme teklifiniz nasıldı?
-  Defalarca düşünmüştüm. Bugün yarın diye epey zaman geçti. Sonra Bülent ve Rahşan’ın da cesaretlendirmesiyle evlenme teklif ettim. Şaşırmış gibi yaptı. Ama ben şaşırmadığını anlamıştım. Zaten sonradan bana bu teklifi uzun zamandır beklediğini itiraf etmişti.

15 Mayıs 1950

- Demokratların iktidara geldiği gün mü evlendiniz?
- 15 Mayıs 1950’de evlendik. İlk oyumuzu da Demokrat Parti’ye vermiştik. “Yeter söz milletindir!” sözünden çok etkilenmiştik. Ama bir süre sonra öyle olmadığını gördük, DP ile yollarımız ayrıldı.

- Reha Hanım’ın sosyal meselelere ilgisi ne zaman başladı?
- Evlendikten sonra Yalova’nın Taşköprü köyüne yerleştik. O zamanlar burada durum perişandı. Yoksulluk ve cehalet insanları çok zor durumda bırakmıştı. İnsanlar doktora şikayetlerini bile anlatamayacak durumlardaydı. Özellikle çocukların durumu çok vahimdi. Reha bu konularla çok ilgilendi. Adeta onların tercümanı oldu. Defalarca çocukları ve anneleri alıp İstanbul’a hastanelere götürdü. Onların elinden tuttu. Bunu bir vazife olarak benimsemişti. İnsanları aydınlatmak, cehalet ve fakirlikle savaşmayı bir ödev gibi görüyordu.

- Sonrasında belediye başkanlığınız ve hapis yıllarınız var...
- 12 Eylül’den sonraki dönemde DİSK davasından yargılandım. 27 ay tutuklu kaldım. Reha da Barış Derneği davasından 38 ay tutuklu yargılandı. Önce ben cezaevine girdim. Reha her hafta ziyaretime gelirdi. Süleyman Çelebi, Rıdvan Budak gibi isimler cezaevi arkadaşlarımdı. Bize destek verir, hiç umutsuzluğa kapılmazdı. Sonra o da Barış Derneği davasından cezaevine girdi. O Metris’te ben Davutpaşa’da kalıyordum.

‘Görüşmeyi reddettik’

- Cezaevindeyken nasıl haberleştiniz?
- Cezaevinin imkanları ölçüsünde mektuplaşırdık. Reha da ben de askeri yönetimin zaaflarından istifade etmeye hiç tenezzül etmedik. Çünkü “Asıl devlet biziz, bunlar eşkıya” diye düşünürdük. Cezaevi yönetimi ve yargılandığımız mahkemeler başlarda bize karşı çok sert bir tutum içindeydiler. Ancak uluslararası basın bizim durumumuza ilgi göstermeye başlayınca, hem cezaevinin hem de mahkemenin tavrı yumuşadı. “Başımıza bela aldık bunları” diye düşünmeye başladılar herhalde. Bir dönem Reha ve ben aynı anda Metris’teydik. Yönetim bana “Dilekçe verirsen seni eşinle görüştürürüz” dedi. Ben kabul etmedim. “Böyle bir şeye ihtiyacım yok” dedim. Aynı teklifi Reha’ya da yapmışlar, o da reddetmiş.

- 63 yıl hem dava arkadaşı hem gönül yoldaşı oldunuz hiç ayrılmadınız, bunun sırrı nedir?
- Sırrı nedir bilmiyorum. Ama “Hayatın yarısı Reha’dır, ondan başka hayat yoktur” diye düşünüyorsunuz. Öyle düşünerek yaşıyorsunuz. Çok iyi anlaşırdık. Kavga ettiğimiz de olurdu. Ama hep önemsiz konularda kavga ederdik. Mühim konularda fikirlerimiz ortaktı.  

- Şimdi neler hissediyorsunuz?
- Şimdi onun eksikliği ve boşluğu var. Dramatik şeyler söylemekten korkuyorum ama şimdi anlıyorum ki onunla geçirdiğim her an mutlulukmuş. Şimdi hissettiğim boşluk ve mutsuzluktan bunu daha iyi anlıyorum. 


Etiketler:
Bilgi YarışmasıAra yönler 4 tanedir. Aşağıda yanlış yazılan ara yön hangisidir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
    ©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.