Pazar

07.04.2013 - 02:30 | Son Güncelleme: 07.04.2013-2:30

Öğrencilerini amuda kaldırıp ders anlattırıyor

Koç Üniversitesi’nin “farklı” öğretim görevlisi Semih Yalman sakallarını 10 ay boyunca kesmedi ve bu süreci bir deney gibi gözlemleyerek kitap yazdı. Öğrencilerine amuda kaldırarak ders anlattıran Yalman “Köşeye sıkışınca kurguyu daha hızlı ve etkili yapabiliyorlar” diyor

Sitene Ekle

Ulaş Gürşat / ulas.gursat@milliyet.com.tr

Semih Yalman, Türkiye’nin en önemli firmalarında yönetim kurulu üyesiyken kendi deyişiyle “bir sabah uyanıp üniversitede olmaya karar veren” farklı bir öğretim üyesi. Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ndeki derslerini masasında bağdaş kurarak vermekle kalmayıp zaman zaman öğrencilerini amuda kaldırıp hikayeler anlattıran Yalman’ın geçtiğimiz günlerde “Sakal” adında bir kitabı çıktı. Yalman kitabında 10 ay boyunca uzattığı sakallarına gelen tepkileri yazdı. Kitapta Yalman gerçek isimleri kullanmak yerine şahısları “Şahıs 1”, “Şahıs 2” olarak adlandırdı. Kendisini de “Ben”, “İç Ben” ve “Süper Ben” diye ayırdı. Şimdi sakalsız ve seçsız olan Yalman, “Kurban Bayramı sabahı mezbahadayken sakallarımı kesmem gerektiğini düşündüm. Ben de sakallarımı kurban etmiş oldum” diyor.

 Büyük firmalarda önemli bir işadamıyken öğretim görevlisi oldunuz. Neden?

Bana şunu soruyorlar: “İş hayatını neden bıraktın?” Aslında hayatın farklı bir yerinden çağrı geliyor. O çağrıyı duyup o çağrının geldiği yerde hizmet etmek önemli. Yani bir koltuğa senelerce tutunmamak, bir koltuk için yaşamamak. Bir unvan, titr veya markalarla sonsuza kadar var olmamak.

İş hayatını bıraktığınızda ne yapıyordunuz?

2008 yılında ayrıldım. Tam bıraktığım zaman büyük bir firmada icra kurulu üyesiydim. Aynı zamanda markalarının paydaş yönetiminden sorumlu kişiydim. Ama ben ayrılmadım. Aslında bu aşka benziyor. “Ayrıldı, bitti” dersiniz ama o sizin hep kalbinizde vardır. Demek ki benim hizmetime burada ihtiyaç varmış.

 Farklı ders anlatma teknikleriniz var. Nasıl tepkiler geliyor?

Ben vakalar üzerinden ders anlatıyorum, monolog yapmıyorum.
Bir film gösteriyorum mesela üzerine öğrencilerin tartışmalarını istiyorum. Dikkat her 7 dakikada bir kendisini yeniler. O dikkati hak edebilmek için ritmi bozmak gerekiyor. Bunun için farklı şeyler yapıyorum. Mesela bir öğrenciye hikaye anlattırıyorum, oturduğu yerden hikayeyi uzunca anlatıyor. “Bu sefer amuda kalkıp anlat” diyorum. O sürede çok kısa ve etkili bir şekilde hikayesini anlatıyor. Demek ki köşeye sıkışınca kurgu çok hızlı yapılıyor.

“Sakalı kestim, yeni tepkiler gelmeye başladı”

 “Sakal” kitabını yazmak nereden aklınıza geldi?

Kitap gibi bir amacım yoktu. Sakalım uzamaya başladı ve çok tepki geldi. Tepkileri ilginç buldum ve notlar almaya başladım. Bu belli bir yerden sonra algı deneyi oldu. Sonuç olarak olay şuna geldi: “İçeriğinizden daha ziyade şekliniz önemli.” Bu bir sığlık göstergesi mi? Evet, bence öyle. Fotoğraf sanatçısı arkadaşım Fethi İzan’a da “Bu deneyi resmetmek ister misin?” dedim. Sakalla beraber farklı objeleri yan yana getirdik. Farklı kıyafetlerde farklı anlamlar ortaya çıktı ve bunu hayata kazandırmak istedim. Kıyafetler sakalla birleşince fotoğraflarda “Filozofsun” dedirten sakal “Sen tutucusun” da dedirtti. Bu tepkileri bir deney gibi gözlemledim ve kitap yazdım. Deneyde denek bendim, gözlemleyen de.

 Sakal deneyimini sonlandırmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?

10 ay geçmişti. Bir Kurban Bayramı’nda sabah saatlerinde mezbahaya gittim. Tamamen dürtüsel olarak. Kurban kesmek için değil, olayı seyretmek için. Etrafta bir kesim olayı var. Dedim ki “Bu sakalı kesmenin zamanı geldi”. Sakalımı kurban ettim.

 Sakalınızı kestikten sonra yeni tepkiler geldi mi?

Evet. Kıl, tüy bitti ama yeni tepkiler gelmeye başladı. Sakalım varken şarapçı, tutucu diyorlardı. Sakalımı kestikten sonra “Fransız profesörlere dönmüşsün” diyenler çıktı.

Semih Yalman’ın “Sakal” adlı kitabı Destek Yayınevi’nden piyasaya çıktı.

Fotoğraf sanatçısı Fethi İzan’ın fotoğraflarında, Yalman’ın sakalı farklı objelerle birleşince, farklı anlamlar ortaya çıktı.

“Gözleriniz sizin kim olduğunuzu gösteriyor deyince ben bittim”

 Sakal uzatma döneminizde size gelen en tuhaf tepki neydi?

Pasaportta  sakalsız ve saçsız bir fotoğrafım var.
Çok fazla seyahat ediyorum ve pasaporttaki fotoğrafa benzemediğim için sorunlar yaşadım. Londra Havaalanı’ndaydım. Pasaport kontrolündeki kadının karşısına ellerimle sakalımı kapayarak çıktım. Kadın bana “Beyefendi suratınızı kapatmanıza gerek yok, gözleriniz kim olduğunuzu gösteriyor” dedi.
O saniyede bittim.

 İş hayatınıza bir yandan danışmanlık yaparak devam ediyorsunuz...

Evet, iş hayatımı sürdürüyorum çünkü çocukların okul taksitleri var.

 Sakal bırakmak iş hayatınızı sekteye uğrattı mı?

Bir şirkete danışmanlık yapma imkanım oldu. Şirket kendi politikaları doğrultusunda sakalımı kesmemi istedi. Tabii bana bunu doğrudan söylemiyorlar, yakın çevrem sayesinde haberdar oldum. Ben de “Hayır” dedim ve kesmedim.

 


Etiketler:
©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.