Çekici üzerinde gelen klasikler, yeniden yollara çıkıyor

Eskişehir’de yaşayan Oğuz Şener, çekici üzerinde kendisine getirilen antika otomobilleri tekrardan yollara çıkartıyor.

Çekici üzerinde gelen klasikler, yeniden yollara çıkıyor

Çocukluğundan itibaren antika otomobillere ilgi duyan Oğuz Şener, kendisine hurda durumda getirilen otomobillerle hobi olarak uğraşıyor. Sadece parça temini sırasında zorlanan Şener, otomobillerin ilk günkü hallerine dönmesi için yoğun çaba sarf ediyor. Kaportadan döşemelerine kadar antika arabaların çalışmayan tüm aksamlarını tamir eden Şener, hobisini severek yaptığını anlattı. Bir çok klasik otomobili yollara yeniden çıkarmayı başaran Oğuz Şener, şimdilerde elindeki 3 arabayı da garajdan çalışıyor durumda çıkartmak için çalışıyor.

Klasik arabalara olan ilgisinden bahseden Şener, sadece zaman ve para ile otomobillerin yapılmadığını belirtti. İşin içerisinde sevginin de olmasının gerekliliğini vurgulayan Şener, "Hem ful restorasyon, hem de özel günlerde değerlendirmek üzere bu arabaları hayata çevirmeye çalışıyoruz. Şu an elimizde 3 tane uğraştığımız araba var. 1970 model F-250 kamyonetimiz, 1951 model Ciltroen B11 ve 1969 model İmpala var. B11 geldiğinde durumu fena değildi ama diğerleri çekici üzerinde çalışmaz vaziyette geldiler. Şu an elektrik, elektronik ve mekanik aksamı, boya, kaporta, döşeme dahil tamamı halledilip, tekrar hayata döndüler. Klasik arabalarla ilk tanıştığımda ilkokula gidiyordum. Babamdan bana kalan bir hastalığım diyebilirim. Bunu da yavaş yavaş profesyonelliğe taşımaya çalışıyorum. Zaten tabiri caizse arabalar buraya bir çuval dolusu cıvata olarak geliyorlar. Genelde zaten arabalarını yapmamızı isteyen arkadaşlarımız zaman soruyorlar. Ama bunda zaman öngörebilmek çok zor. Çünkü malzeme bulmak, temin etmek, tamamen el işçiliğine ve fedakarlık gerektiriyor. Bu arabaları tekrar hayata döndürebilmek için çok sevmek gerekiyor. Sadece zaman ve para ile olabilecek bir iş değil. Bu klasik arabalara can vermek ve bu hastalığa sahip olmak da gerekiyor. Bunun dışında pek uğraşılacak bir iş değil. Tabii bu 3 arabanın dışında bir çok araba ile uğraştık. Hayata döndürdüğümüz bir çok araba oldu. Bir çok klasik arabayı yollara döndürerek, genelde şehir dışına gönderdik" dedi.

"Yeni arabalar sürücüsüne hizmet ederler, eski arabalar da kendilerine hizmet ederler"

Bir çok klasik otomobilin garajlarda ve yol kenarlarında kaderine terk edildiğini ifade eden Şener, bu duruma üzüldüğünü aktardı. Klasik otomobillerin özverili kullanım beklediğini dile getiren Şener, "Çocukluğumda ilk bindiğim araba 69 model bir Chevrolet’ti. Daha sonra, belki o eski günlere ve çocukluğuma dönerim diye yıllar sonra bulduğum arabayı alıp, onu hayata döndürmek için uğraşıyoruz. En son projemiz de bu. Klasik araba çok nazlı olur. Çocuğumuz gibi bakmamız gerekiyor. Çünkü en ufak bir sesini, hararetini, çekişini yani arabayı dinleyerek sürmeniz gerekiyor. Marşına basıp yürüyüp gitmekle olmaz çünkü çok yaşlı arabalar. Ne kadar restore edilmiş olsa da, kullanmak için biraz daha özveri istiyorlar. Ufacık bir sesinden, gıcırtısından, hararetteki oynamaları sürekli takip etmek gerekiyor. Yeni arabalar sürücüsüne hizmet ederler, eski arabalar da kendilerine hizmet ederler. Bu arabaların bakımı zor olduğu için çoğu kişi evinin garajına ve açık alanlara bırakıyorlar ama tekrar hayata döndürülmüş hallerini gördüklerinde de çok içten ‘Ah’ çekiyorlar. Bu arabalar yaşayan bir tarih ve bunların zayi olması değil, tekrar hayata döndürülmeleri gerekir" şeklinde konuştu.

Çocukken hiç oyuncağı olmadı,dolmuşunu oyuncakla donattıOsmaniye’de çocukken hiç oyuncağı olmayan halk otobüsü şoförü 28 yaşında ki Fatih Çokan, çocuklar için otobüsü oyuncaklarla doldurdu. Çokan, otobüsündeki oyuncaklarla hem oynuyor hem de otobüse binen çocuklara hediye ediyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber