KASİDE-İ BAHÂRRİYE-KASİDEİ RÂ’İYYE Der-sıfat-ı bahâr ve Midhat-i Alî Paşa-ya kâmkâr Rûh-bahş oldı Mesîhâ-sıfat enfâs-ı bahâr Matla bölümü Açdılar dîdelerin hâb-ı ademden ezhâr Taze cân buldı cihân erdi nebâtâta hayât Ellerinde harekât eyleseler serv ü cenâr Döşedi yine cemen nat-ı zümrüddün-fâmın Şîm-i hâm olmış iken ferş-i harîm-i gulzâr Yine ferrâş-ı sabâ sahn-ı ribât-ı çemene Geldi bir kâfile kondurdı yüki cümle bahâr Leşker-i ebr çemen mülkine akın saldı Turma yağınada meger niteki bagi Tatar Farkına bir nice per takınur altun telli Hayl-i ezhâra meger zanbak olupdur serdâr Dikdi leşgergeh-i ezhâra sanavber tugın Haymeler kurdı yine sahn-ı çemende eşcâr Nesib veya teşbib bölümü Döşedi mihr-i felek yolları dîbâlar ile Etdi teşrif çemen mülkini sultân-ı bahâr Subhdem velvele-i nevbet-i şâhi mi degül Savt-ı murgân-ı hoş-elhân u sadâ-yı kûhsâr Çemen etfalinün uyhuların uçurdı yine Subhdem gulgule-i fâhte gülbânk-i hezâr Dâye-i ebr yine goncelerün şebnemden Başına akça dizer nite ki eafâl-ı sıgâr Mevsim-i rezm degüldür dem-i bezm erdi deyu Sûsenün hançerini tutdı serâpâ jengâr Semenün sîne-i sîmînin açup bâd-ı seher Çözdi gülşende gülün tügmelerin nâhun-ı hâr Pîrehen berg-i semen gûy-ı girîbân şebnem Gülsitân oldı bugün bir sanem-i lâle-i zâr Zib ü fer virmek içün rûy-ı arûs-ı çemene Yâsemen şâne sâbâ mâşita âb ayinedâr Dürr ü yâkût ile bir nahl-i murassâ sandum Ergavân üzre dökülmüş katarât-ı emtâr Şişe-i çarhda gör bunca murassâ nahli Nice ârâste kılmış anı sun’-ı Cebbâr Berg-i ezhârı hevâ şöyle çıkardı feleğe Pür kevâkib görünür günbed-i çerh-ı devvâr Dem-i İsâ dirilur bûy-ı buhûr-ı Meryem Açdı zanbak yed-i beyzâyı kef-i Mûsâ-vâr Zanbakun goncasıdur bâğa gümüş bâzûbend Za’ferân ile yazılmış ana hatt-ı tûmâr Cam-ı zerrîni tolu bâde-i gülreng almış Gül-i ra’nâ seherî kılmak içün def-i humâr Dehen-i gonca-i ter dürlü letâ’if söyler Gülüp açılsa aceb mi gül-i rengîn-ruhsâr Güher-i fursatı aldırma sakın devr-i felek Sîm ü zerle gözini boyamasun nergis-vâr Câm-ı mey katreleri sübha-ı mercân olsun Gelünüz zerk u riyâdan edelüm istiğfâr Lâle sahrâyı bugün kân-ı Bedaşân etdi Jâle gülzâra nisâr eyledi dürr-i şehvâr Girizgah bölümü Dâmenin dürr ü cevâhirle pür etdi gül-i ter Ki ede hâk-i der-i hazret-i Paşaya nisâr Sahib-i tîg ü kalem mâlik-i câm u hâtem Âsaf-ı Cem-azamet dâver-i Cemşîd-vekâr Âsmân-pâye hümâ-sâye Ali Paşa kim Eremez tâk-ı celâline kemend-i efkâr Şâh-ı gül neşv ü nemâ bulsa nem-i lutfından Ola her gonca-i ter bülbül-i şirîn-güftâr Âb u gil müşgi ü gülâb ola çemen sathında Bûy-ı hulkıyla güzâr etse nesîm-i eshâr Tab’ı vakkâdın enger âteş-i rahşân görse Kızara ahker-i sûzân nitekim dâne-i nâr Güneşi keff-i zer efşânına benzer der idüm Almasa mâha atâ eyledüngin âhır-ı kâr Şöyledür keff-i güher-pâşı yemin etmek olur Ki atâsından erer bahre gınâ kâne yesâr Medhiyye (maksat veya maksût) bölümü Manzar-ı kasr-ı sa’âdetden anun re-yi gibi Rûy göstermedi bir şâhid-i hurrem-dîdâr Bâğ-i cihânda nihâl-i kereminden derilür Lutf-ı bî-minneti meyvelerinden her bâr Manzar-ı himmetinün kungure-i rif’atine Eremez sarsar-ı tufân-ı fenâ birle gubâr Eşiği hâki imiş yüz sürecek hayf deyu Taşaantaşa urur başını şimdi enhâr Serverâ cânı mı var devletün eyyâmunda Sünbülün turrasına el uzada şâh-ı çenâr Eylemez kimse bugün kimse elinden nâle Bezm-i işretde meger mutrib elinden evtâr Şer’a uymaz nidelüm nâle vü zâr eyler ise Gerçi kânûna uyar zemzeme-i mûsîkâr Geşt ederken çemen-i medh ü senârı hâtır Layih oldı dile nâgâh bu şi’r-i hemvâr Tegazzül bölümü Gül gibi gülşene kılmaz nola arz-ı dîdâr Hayli döküldi saçıldı yolına fasl-ı bahâr Reşk-i dendânun ile hançere düşdi lâle Berg-i sûsende gören etdi sanur anı karâr Geçemez çenber-i gîsûy-ı girih-gîründen Gerçi ki za’f ile bir kıla kalupdur dil-i zâr Turralar mülket-i Çin nâfe-i müşgîn ol hâl Gözün âhû-yı Huten gamzeleründür Tatar Dil-i mecrûha şifâ-bahş ruh u la’lündür Gülbeşekkerle bulur kuvvet-ı tab’ı bîmâr Değme bir gevheri kirpüğüne salındıramaz Göreli la’l-i revân-bahşunı çeşm-i hûnbâr Bu bölüm "taç beyit" Koma Bâkî kulunı cur’a sıfat ayakda Dest-gîr ol ana ey dâver-i alî-mikdâr Bâğ-ı medhünde olur cümleye gâlip tenhâ Bahs içün gelse eğer bülbül-i hôş-nağme hezâr Fahriyye bölümü Puhtedür gayrılar eş’arı meger puhte piyâz Hâm anberdür eger hâm ise de bu eş’âr Hâm var ise eger micmere-i nazmunda Dâmen-i lutfun anı setr ede ey fahr-ı kibâr Bahr-ı eş’âra yeter urdı sutûr emvâcın Demidür k’ide du’â dürlerini zîb-i kenâr Kasidenin duası Lâlelerle bezene nitekim deşt ü sahrâ Nitekim güller ile zeyn olan dest ü destâr Nitekim lâlelerle şebnem ola üftâde Güllere âşık-ı şeydâ geçine bülbül-i zâr Makta bölümü Gül gibi hurrem u handân ola rûy-ı bahtun Sâgar-ı ayşun ola lale-sifat cevherdâr |
![]() |
![]() |