Adınız, soyadınız?

Adınız, soyadınız?

Adınız, soyadınız?



Ne zaman elime "Çocuk Hakları" kitapçığını alsam, imza günlerinde çocukların kendi adlarını ve soyadlarını söylerken çektikleri sıkıntılar gelir aklıma. Bu yüzden hep derim ki, "Çocuk Hakları"na, çocukların, "kendi adlarını kendileri takma" hakkı da eklensin. Belki o zaman, çocuklar adlarını söylerken ezilip büzülmez, utanç duyuyorlarmış gibi bir tavır içine girmez ve göğüslerini gere gere adlarını haykırırlar.
***
Adlar günümüzde kaynağını dinden, dilimizden alsa da, zaman içinde bir moda gibi ortaya çıkıp, her yüz kişiden ellisine takılan adlar da hiç azımsanmayacak kadar çoktur. Örneğin, bir yıl bütün kızların adı Burcu olurken, başka bir yıl Melisler'in, Selinler'in, Tunçlar'ın, Buraklar'ın Başaklar'ın yılları oluyor. Çocukları için yeni adlar türeten, dilimize yeni sözcükler kazandıran ebeveynler de aramızda o kadar çok ki...
***
Eskiden olduğu gibi günümüzde de kaynağını dini-büyüklerden alan adlar yine çoğunlukta. Örneğin Ebubekir, Osman, Muhammet, İsa, Hasan, Hüseyin, Ali, Abdullah, Ayşe, Fatma, Esma, Meryem, Havva gibi... Ama zaman içinde bu adların bazıları ülkelere göre değişim göstermiştir. Özellikle de bu kaygı Türk insanı, çocuğuna hem Muhammet adını takmak, hem de "Efendimiz" dediği büyüğüne karşı saygısını göstermek amacıyla başına Hz. başlığını ekleyemeyeceği için "Muhammet" sözcüğünü Türk dilinin söyleyiş biçimine uydurarak "Mehmed", "Mehmet", "Memet" biçimine dönüştürmüş ve bu anlamda çocuklarına "Muhammet" adını koymuştur. Hatta askerlerimize, sevimli bir küçümseme edatı -cik'i ekleyerek "Mehmetcik" sözcüğünü türetmiştir. Yani peygamberin askerleri gibi.
Ama bunun yanı sıra Arapçadan-Farsçadan aldığı bazı adları da, anlamını bilmeden kullandığı için kızlarına Kezban adını takmış, yıllar sonra bu adın anlamının "yalancı" demek olduğunu öğrenmiştir.
***
Modası geçen "-tin" ekli adlar da var. Örneğin, Fahrettin, Nizamettin, Sabahattin, Rüknettin, Tacettin, Şahabettin, Cemalettin, Celalettin gibi.

Bir fıkra
Okurlarımdan biri anlatmıştı. Sanki fıkra gibi. Dedelerinin adı Şerafettin'miş. Bu yüzden çocuğun adı Şerafettin konmuş. İkinci çocuk da yine erkek doğunca, bu kez dede, "Ölen büyük abimin adıydı," diyerek çocuğun adını Nizamettin koydurmuş. Belki inanmayacaksınız ama üçüncü çocuk da erkek doğunca bu kez büyükannenin babasının adı olduğu için Rüknettin konmuş. Adam üzgün eve girdiğinde karısı, üçüncü çocuğunun adını da kendisinin koyamadığını öğrenince ikinci "tin" olan kocasına, "Fahrettin çocuklarımı Mahvettin!" demiş.
***
Çocuklara ad nasıl takılır? Doğmadan takılır. Doğduktan sonra takılır. Dil uzmanı anne-babalar sözcük türettikten sonra takılır. Aile büyüklerinin baskısı altında takılır. Dindar büyüklerin önermesiyle takılır. Modaya uyularak takılır. Sözlükten bakılıp takılır. Aile soyunu sürdürmek için zoraki takılır. "Benim annemin adı, benim babamın adı, benim dedemin adı, benim dayımın adı, paşa dedemizin adı..." gibi.
Siz çocuğunuzunu adını nasıl taktınız? Sizin adınız nasıl takıldı?.. Adınızdan ve soyadınızdan memnun musunuz?..
***
Ad takılırken çocuklara sorulmaz. Bu adı taşıyıp taşımayacağı düşünülmez. İşte öylesine takılır. Sonra da söylene söylene alışkanlık haline gelir, yadsınmaz. Ama her yerde başınızı derde sokar. Mektuplarda yanlış yazılır. Diplomalarda yanlış kişi mezun olur. Yanlış kişi askere gider. Hatta aradan yıllar geçer, nüfus kâğıdınızı yenilerken bir de bakarsınız babanızın adı değişir. Bir de bu saçmalıklara evlendikleri zaman kocalarının soyadlarını alarak değişim geçiren kadınların ad ve soyadlarını eklersek, ortaya öylesine komiklikler çıkar ki inanamazsınız.
Şimdi izin verirseniz, imza günlerimde not aldığım bazı okurlarımın size ad ve soyadlarını yazacağım. Onlardan özür dileyerek... İster inanın ister inanmayın.
***
İki dedenin çatışması sonucunda konulmuş böyle bir ad duydunuz mu? İbrahim İsmail Hakkı Kâzım Ali Yakuboğlu. Bu bir çocuk adı. Ama çocuk kitabını İbrahim Yakuboğlu diye imzalattı. Kız çocukları olanlar, belki ileride evlenince soyadı değişecek diye ısrarla soyadlarını sürdürüyorlar. İleride değişecek olan bazı okurlarımın soyadları: Ayşe Yapalak (Yapalak, kedi başlı baykuş anlamına geliyor.) Feride Bıyıklı, Hayrunisa Koç, Halide Tekerlek, Fatma Beygirci, Mustafa Yamuk, Ali Düztaban, Şevket Emci Atakılıçal, Mustafa Kırboğa, Sabiha Bekâr, Emir Kuyruk, Kenan Etgütuğul gibi.
"Yiğit adıyla anılır" sözünü anımsayarak çocuklarımıza ad koyarken çok iyi düşünmeliyiz.
Önümüzdeki hafta okurlarımdan gelen ilginç ad ve soyadları yayımlayacağım.





























Bu dondurmanın bir topu 100 Liraİstanbul Kadıköy'de koyun sütü ve Anzer balı ile yaptığı özel dondurmaya İran safranı ekleyen esnaf dondurmanın topunu 100 liraya, bir kilosunu ise 2 bin 500 liraya satıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber